ömere dair etiketine sahip en yeni yayınlar gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
ömere dair etiketine sahip en yeni yayınlar gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

15 Mart 2010

Bugün çok garibiz...


Sabah ömer tüm asetonu yere döktü,yani cilalı tahta zemine.
Ben bir şok anından sonra ancak duruma müdahale edebildim.Akabinde de ayfer güzelce yerleri sildi ama nafile yerdeki cila attı .Bordo zemin yaralı bereli bir hal aldı.Ben küçük bir an kontrolümü kaybettim.Hafiften evrim geçirdim.Ama kısa sürede sakin formuma dönmeyi başardım.
Zemin mahvoldu ama , şimdi cilalatmam mümkün olmadığından bir müddet böyle kalacak.
Allahtan yatak odasında...

Öğlen, ömeri uyuttum ,normalde omzuma alır almaz sızan ömer,bir pamuk prenses bir de kırmızı başlıklı kız hikayesine rağmen ancak 45 dakika da uyuyabildi.

Göbişte muyat omzumda 15 kiloluk küçük danam ömer ve ayakta turlayan ben,şimdi belim ağrısından duramıyorum haliyle.

Normalde 2 yada 3 saat uyuyan ömer, üstüne uyku halindeyken çiş yaptığı için rahatsız olduğundan 1,5 saate uyandı.
Tabii uykusunu alamadığından uzun uzun ağladı.
Ama ne ağlama kendini yerden yere atarak...
Ne desem ne yapsam susmadı.Öptüm ,sarıldım,tv yi açtım,oyun oynamaya çalıştım ana nafile.
Baktım susmuyor,bıraktım kendi haline.
Ağladı da ağladı.
Ama kabus gibiydi.
Hiiç susmayan bir ömer ,dayanılabilecek gibi değildi.
Ben alışkın değilim ömerin ağlamasına ,bebekken bile ağlamazdı .

Tanrım dedim bir tanesi bile çok zor, 2. ile ben ne yapıcam diye düşündüm hep...

Nihayet pastaneye gidip ekler alalım,biraz yürüyüş yapalım beraber diyince sustu.

Sonra da bayrammış gibi geldi elimi öptü.Bacağıma sarıldı.
Birde kendi kendine ben bir şey sormadan "anne bi daha asitonu dökmicem"dedi.10 dak. önce ağlayan ,kendini yerden yere vuran ömer, bu ömer değildi sanki :)))

Garibiz bugün garip...

22 Şubat 2010

Maden işçisi ömer

Evimizin küçük madencisi :)
Çok yakıştı muzip oğluma ,baret lambası.
Babamızla, ömer bu lambayı madenlerde değil ama geceleri ömer uyumadan önce kitap okurken kullanıyorlar :)))

Ananemiz ve ömerin hamurdan yaptıkları timsah ve yeşil kanatlı gövel ördek .
Duvardaki ve masadaki çizimlerde ömerin serbest kara kalem çalışmaları :)

20 Şubat 2010

Çiroz ömer...


Ömeri bugün 2,5 yaşında olması gereken hepatit A aşısı için doktorumuza götürdük,daha doğrusu götürdüm ,babamız bize sonradan katıldı.
Ömer, ben ve henüz göbişimdeki 12 cm lik minik kuzum düştük yollara.Bu kadar kalabalık olunca yanımıza fazla yedek kıyafet almadım.Zaten kendimi zor taşırken ömerin yanında birde kocaman çantayı taşımayı göze alamadım.

Muayene olduk ,ömerin seyrek de olsa kusmalarının nedenin reflü olduğunu öğrendik.3 ay boyunca kullanmamız gereken ilaçları ve bacağımızdaki zaman zaman gelişen egzema için biodermanın nemlendiricinin ii olduğunu öğrendik.
Alerji testi yaptırmamızı ve göz muayenemizin yenilenmesi gerektiğini -senede 1 yapılmalıymış-söyledi doktorumuz.
Boyumuz 97 cm kilomuz 15,300 ,yani uzun ama çiroz halimiz devam etmekte.
Aslında internetteki boy ve kilo indeksine göre kilo da iyi ama boy uzun olunca böyle çiroz olunuyor.
Neyse...
Aşımızı olduk ve dışarı çıktık .

Bu arada ömer çiş kaçırınca ,olay komediye döndü :) Hemde ne komedi ,yedek kıyafet olarak sadece üst aldığım için kaldık ortada ,babamızda gecikti.Öyle gülerek babamızı bekledik ,ömer o haldeyken hiç bir şey yapamayacağımız için hem göz doktoru muayenesi hemde alerji testi sonraya kaldı.Babamız gelince bir nebze rahatladık.Ömeri ceketime sardık ve arabaya geçtik ve bir rahat nefes aldık nihayet.

Ama tabii bir çiş bizi gezme söz konusu olduğunda durduramazdı çünkü anne gezmek istiyordu,ikeaya gitmek için yola çıkıldı ,ümraniyede ömere eşofman ve iç çamaşır satın alındı.
Ve ikeaya doğru yola devam edildi...

Maceralı ama komik bir gündü bugünümüz....

19 Şubat 2010

Çocuktan aldı annem haberi


Anane telefonla arar ve ömerle konuşmak ister ,
Anane-Napıyorsunuz ömer ?
Ömer-Babam telefisyon izliyoo,annem bilgisayayıyla oynuyo,bende kendim oynuyom...
Anane-Oyun hamuru oynamıyorlar mı seninle ?
Ömer-Hayır ...

Annem ömerle konuştuktan sonra tebriklerini bize iletti tabi...
Galiba bu aralar ömerle genelde aktivite yapan ananemiz.
Bahanemiz çok aslında ben gebeyim ,babamızda çok çalışıyor ve geç geliyor ama bunlar bahane.
Bu konuşmadan beri daha dikkatliyiz.

11 Şubat 2010

Bir sakız yeter


En büyük keyfimiz oyuncak sepetini dağıtmak ,oyuncak dolabını yere boşaltmak.Tabii yorgun anneyi düşünen yok haliyle.Anne toplar ömer dağıtır ,anne toplar ömer dağıtır.
Keyfi yerindeyse ömerde toplar bazen ama sadece bazen.
Annenin canına tak eder ve çocuk eğitiminde ödül ve cezayı pek kullanmak istemesede ömere der ki,
-Ömer oyuncaklarını toplarsan sana sakız vericem.
Ömer koşar oyuncaklarını sepete toplamaya başlar.Ama o kadar çok dağılmıştır ki oyuncakları bir süre sonra motivasyonunu kaybeder ve
-Anne sakızı göstey bari öyle toplim ,der.

Anne kendini motive etmeye çalışan oğluna çok güler ve sakızı gösterir.
Sakızı gören bilmiş ömer gözleri ışıldayarak tümünü toplar.
Ve sakızı alır...

01 Şubat 2010

Akvaryum kısmı güzeldi ama sonrası pek değil ...


Anne kararını verdi.Sabah erkenden çıkılacak ve turkuazoo ya gidilecekti.Pazar günü kim saat 10 3 0 gibi giderdi ki bizden başka.
Babaya konu açıldı ,konu ok lendi.
Pazar sabah her zaman ki gibi erkenden kalkıldı.Güzel mükellef bir kahvaltı yapıldı.Ve yollara düşüldü.Pazar sabah olduğundan trafik gayet açıktı ve kısa sürede forum istanbula varıldı.
Daha otoparka girerken ,bomboş olması gereken otoparkın neredeyse 3de 1nin dolu olduğu görüldü.
Ama yinede ihtimal verilmedi turkuazoo dan kaynaklandığına.Kahvaltıya gelmişlerdir denildi.
Akvaryuma gelindi ki !!!!
Yine dehşet bir kalabalık.Ama allahtan halk ekmek kuyruğu gibi bir kuyruk yok bu sefer :)
Bu sefer kararlı anne ,baba ve ömer, akvaryuma girildi.
Kalabalıkta olsa akvaryumun ,köpekbalıklarının ,vatosların ,mevcut tüm deniz canlıların keyfi çıkarıldı.
Demekki tek uyanık anne ben değilmişim bu da anlaşıldı :)

Çıkışta bursanın meşhur köftecisi çiçek köftenin forumdaki şubesine gittik.
Orada ömer küçük bir kaza geçirdi :( , sandalyeden sırt üstü düştü.Daha öncede bir çok kez düştü ama bu sert bir düşüştü.

Hemen kafası şişti yavrumun ,çok ağladı .
Hem ağladı ,hemde etrafa baktı mahçup oğlum.Kimseyi rahatsız etmemek için ,için için ağladı,kocaman bir adam gibi.

Tabii tüm keyfimiz ,alışveriş havamız kayboldu.
Allhtan bizim ki olmasada ömerin keyfi yerindeydi.Öğlen uykumuz da kısa oldu.Biliyorsunuz bu gibi düşüşlerde uzun uykular ,pek de hayra alamet değildir.Gece uyandırmalarımızda sadece ismini çağırmamız uyanması için yeterli oldu.Bu belirtiler bizi rahatlattı.
Bu düşmeyi çok şükür sorunsuz atlattık.

28 Ocak 2010

Ortopedik ayakkabı ?


Ömere ilk ayakkabısını almadan doktorumuz Esra hanıma sorduk,ne almalıyız ? diye .
O da bize belli başlı markaları tavsiye etti.Ve ekledi kesinlikle ortopedik ayakkabı almayın.
Adidas ,nike ,kifidis,chicco yada belli başlı büyük yabancı firmaların çocuk ve bebek ayakkabıları asla ortopedik değildir.Bu bir tek bizim ülkemizde var.Ortopedik ayakkabı olmazsa olmaz diye lanse ediliyor.Yok böyle bir şey dedi.Ortopedik ayakkabı ayak yapısında sorun olanlar içindir.

Etrafımdaki çocuklu annelere bakıyorum-ki bunların çoğu öğretmen - ,herkes çocuğuna illa ortopedik ayakkabı arıyor.Hatta ev ayakkabısında bile ortopedik ev ayakkabısı arıyor.

Ev ayakkabısı da ayrı bir soru zaten.Doktorumuz ev ayakkabısınıda tavsiye etmiyor.Onun yerine altı plastik kaplamalı çoraplardan alın,olmadı evde ayakkabı giydirin dedi...

Bende geçen seneki gibi altı deri olan çoraplardan aldım,ömere onlardan giydiriyorum yine :)

27 Ocak 2010

Değişik bir oğlan benimkisi...


Normalde çocuklar kara bayılmaz mı ?Yani ben öyle biliyorum.
Ömer bayılmıyor hatta hiiiç hoşlanmıyor.
Dün akşam bakkala gitmek bahanesiyle dışarı çıkardım.Bir önceki günden balkonda kara alışma çalışmaları da yapmıştık,hazırdı bence .
Karda bir resmini çekmek için elini bıraktım ve yukarıda ki fotoğraf çıktı...
Tabii ömerin elini bırakmamla tutmam bir oldu .
Normalde çocuklar bayılmaz mı kara,kar topuna ,kardan adama.Hatta içeri sokmazsın da bahaneyle alırsın eve.
Diyorum ya değişik bir oğluş benimkisi :)

Bende tatile girdim ya artık ,her gün bir post :)

25 Ocak 2010

Evdeyiz ,yaşasın sömestir :)

Yoğun koşuşturmalı geçen bir kaç haftadan sonra nihayet tatiliz :)
Ömer her sabah sorduğu "anne bugün bana kim bakıcak ?"sorusunun cevabı,ananen yerine ben olduğu için çok mutlu.
Hatta mutluluktan gelip bacağıma sarıldı :)


Evdeyiz ,dışarıda da çok güzel bir kar var , hadi dedim ömer kara çıkalım biraz kardan adam yapalım.Ama karla olan ilk temasımız kumla olan ilk temasımıza benzedi.Dışarı çıktığımızda kara basmamak için-hiç huyu olmadığı halde-avaz avaz bağırdı .
"Basmak istemiyom anlasana anne "şeklinde annesine eblek muamelesi yaptı.
Neyse balkona çıkmaya ikna ettim.Böylece ilk karına basmış oldu :)

Aslında ömer haklı evimizin önünde kar yer yer 30 cm e varıyor.Oğlumun gözü korktu.
........

Sömestir geldi ,bende haliyle her sömestirde yaptğım gibi etamine sardım ve bir şömentabla işlemeye başladım.
Üşenmez ve yaparsam bir haftaya biter.Bir kenarını bitirdim bile :)

İşte bu da şömentablamın orjinali.

18 Ocak 2010

Caillou aşkı...


Ömer bir süredir şans eseri rastladığımız yumurcak tvdeki caillou yu seyrediyor.
Bende bizim aile yapımıza uyduğundan ,izlemesine izin veriyorum.Ama ömerdeki caillou aşkı birden öyle büyüdü ki , çizgi film bittiğinde oğluşum ağlamaya başlıyor.
Uzun bir süre de ağlıyor.
"neden bitti anne ,neden " şeklinde...
Şaşkınım !!!!

14 Ocak 2010

Pek bir sızlanıyor gördüm kendimi ...


İkinci gebelik hiç birinci gibi değilmiş.Nerede ilk gebeliğin kraliçeliği.
Evde sürekli aktivite isteyen bi ömer olunca,sancıymış,yorgunlukmuş,bulantıymış,ağızdaki bir türlü geçemeyen keyifsizlik yaratan metalik tatmış bize vız geliyor :(
Hepsini gözardı ediyoruz ve başlıyoruz,otobüsçülük oynamaya,resim yapmaya ,kağıt kesip biçmeye....
Eğer annemdeysek yada babamız evdeyse ben ya bir yerde uzanıyor oluyorum yada oturduğum yerde öylece kalıyorum.
Henüz 2 aylık gebeyim ama şimdiden 1 kilo aldım.Kendimi bu konuda tebrik ediyorum ömerde ilk 3 ayda gram kilo almamıştım.Gerçi sonraki 6 ayda 20 küsür kiloyla açığımı kapatmıştım ya neyse :))
Bakalım bu sefer kaç kilo kapatıcam 9 ayı ...

Ömerde ise bir yardım etme durumlarıdır gidiyor,

Bir bakıyorsun bilgisayarımı açmış tuşlara rastgele basıyor,
E-Ömer napıyorsun oğlum?
Ö-Sana yaydım ediyom anne.Sen yoyulma diye ben aciyom
E-:)

Sessizlik oluyor, hemen ömeri aramaya başliyorum ,bu kadar sessizlikte vardır bir vukuat diye.
Elinde fondötenim etrafa sıkıyor.

E-Ömer o ne annecim ne yapıyorsun?
Ö-Anne ben sana getiycektim bunu,yaydım edicektim sana
E-Bu kendiliğinden mi döküldü oğlum.
Ö-????

09 Ocak 2010

Ömerden sevgi sözcükleri...


Ö. Öküz anne seni çok seviyoyum.

E. Aaaa ömer anneye öküz denir mi aşkolsun.

Ö. Anne ;baba öküz, ömer öküz, anane öküz,dede öküz

E. :))))



Oğluşum şimdiden mevzuyu kurtarmayı öğrendi :)...Bu arada biz ailecek öküz olduk tabii :)

07 Ocak 2010

Habersiz bir mucize...




Otobüste....
iç ses....
Yok canım strestendir.Mümkün değil.
Ömerin hastalığı,benim hastalığım,okul toplantı,sınav derken bu aralar çok stres yaptım ondandır.Öteki türlüsü mümkün değil.
Neyse giderken eczaneden test alayım.Gene boşuna para vericem ama içim rahat etsin.

Eve gelinir ve zil çalınır.
Kapıyı ömer açar.
Ö-Anne hani kadeşim?
E-Ne kardeşi oğlum ,senin kardeşin yok ki.
Ömer ısrarlı,anane şokta,
Ö-Anne kadeşim nerdee.
E-Ömercim senin kardeşin yok ...
Ö-Anne adı muyat olsun mu ?
E-?????

Hemen daha üst baş çıkmadan lavaboya koşulur , test yapılır ve BİNGO...

Kanatsız meleğim bizden önce hissetti.

Ömerin bir kardeşi oluyor....
...........

Bu duruma adaptasyonum çok uzun zaman aldı.Hiç hazır değildik ,belki bir yada iki yıl sonra düşünüyorduk ama sanırım en uygun zaman bu zamanmış ki tüm önlemlere rağmen sessizce geldi :)))))

20 Aralık 2009

28 aylık ÖMER...


Galiba oğlumun bu son zamanlarda ki en büyük değişimi ,gözle görülür bir biçimde olgunlaşması.
O kadar uslandı ki , koltukların tepesinden inmeyen yaramaz küçük adam , evin sessizleştiği anlarda "eyvah gene bir şey yaptı "diye ordan oraya koşturduğum günler çok uzak bir hayal olarak kaldı.
:)))
En büyük keyfimiz artık yap-boz oynamak,resim yapmak,arabalarımızı garaja çekmek.Ahşap puzzle yapmak,müzik dinlemek ve tabii baby tv de oliver ı seyretmek....

Kendi yemeğimizi kendimiz yiyoruz.Hatta bazı kıyafetlerimizi kendimiz çıkarıyoruz.
Ayakkabılarımızı kendimiz giyemesekte,rahatlıkla çıkarabiliyoruz.
Ve de o kadar rahat sevgimizi ifade ediyoruz ki,anne sürekli içleniyor.
-Anne seni cog seviyoyum.
-Anne gel seni azcık sevim.
-Anne seni ne kadar seviyoyum biliyomusun. :))))
......
Ömerden inciler...

Ömer ,osman dayı ve dayının kız arkadaşı didem salonda sohbet halindeyken,anne içeri girer.
Sohbete dahil olur .Ve hayatının hatasını yapar :)

ÖMER:Anne çıkaymısın ,biz sohbet ediyoyus!!!!

Anne özür diler ve çıkar :)))

Kendimi tebrik ederek 26 aylık ömer başlığını 28 aylık olarak değiştiriyorum,bunun açıklması gayet basit , o kadar türev, integralden sonra kafa, 24+4 e basmıyor tabii ki :)))

13 Aralık 2009

Asya efe,günün anlayan annesi bendeniz :P ,sınav sendromu


Yarın veli toplantsıı var evde de okunmamış tomar tomar yazılı kağıdı,ben nerdeyim tabii ki bilgisayar başında .
Esti şimdi yazmam lazım :)
Sabaha vakit çok, okurum hepsini nasılsa.
Bu hafta neler yaptık neler ,asya ile efeyi ziyarete gittik.Ömerle efeden fırsat kaldıkça asyayla sohbet ettik .Onlarla oyunlar oynadık, güldük, eğlendik.
Ufak tefek kıskançlıklar yaşadık.
"Sen benim annemsin " şeklinde :)
Efenin ömerin üstüne atlatmasıyla,ömerin de efeyi ısırmasıyla sonuçlanan bir küçük kaza atlattık ama geçmişte olanları düşününce bu ne ki :)

Facebooktan beni bulan ,"Anne olunca anladım" programından hilal hanımın çekim teklifini kabul edip, çekimlere gittim.
3-5 dakikalık bir vtr çekimi yaptım.Hatta tv ye çıktım bile ama ben izleyemedim.
Böylede komik bir durum oldu.
Çünkü o saatte dersim vardı.
Daha da komiği, tv ye çıktığımı söyleyen de erkek kardeşimin kız arkadaşının annesi :)
Yanii herkesin bir işi olmuş ve kimse seyredememiş :)Bir didemin annesi :)

Neyse taksime gttiğimde vtrnin örneğini alırım ,oturur ailecek seyrederiz artık.

Kanal 1 de bir de dost kazandım PEREN.

Perenle çekimden önce beklediğimizden sohbet etme imkanımız oldu.Ona ömerle güncemizden de bahsetmiştim.Bir baktım ki ,o da bir blog kurmuş.Yeni bir günceye vesile olmak ne güzel ve de yeni bir dost kazanmak :)

Bir de sınav durumum var ,öğretmenin ne sınav durumu diyeceksiniz ama biz de sınava giriyoruz.Anadolu lisesi öğretmen sınavı var 27 aralıkta .
Sorularda öyle böyle değil üniversite matematiği.Eee bende mezun olalı olmuş 11 yıl tabiii hiç bir şey hatırlamıyorum.Şimdi harıl harıl ders çalışmaktayım.
Bu kadar gezmeye ne dersi bu derseniz gezme aralarında çalışıyorum canım :))

Not:Kanal 1 e " günün anlayan annesi " olmak isteyen anneler bana yorum bırakırsanız size bu işe bakan hilal hanımın irtibat numarasını verebilirim.Küçük bir tv anınız olsun.
Reklamlar gibi oldu :))))

Zeynebinberili ben bloğuna hiç giremiyorum neden anlayamadım.Açılmıyor....
Uzun zamandır bu böyle arkadaşım.Okuyorum güzel güzel başlıkları ama gerisi yok...

06 Aralık 2009

Ömerin müzik duyunca genel tepkisi :)

video.
İşte ömerin en doğal hali, sürekli bir yerlere yetişecek gibi hareket halinde ve müzik duyunca kıpır kıpır :)

Not: Bir an duruyor ya dans ederken 2 kız "ay seni yerim ben " diyince bizimki utandı ,utangacız biraz:)
O borazan kıvamındaki ses de benim tabii ki :)

02 Aralık 2009

Ömerin işi var rahatsız etmeyin lütfen :P


Babasının iş yerine gittik ömerle.
Ömer daha içeri girdi başladı karıştırmaya ,o bilgisayar benim bu mutfak senin.Derken babasının takım eşyalarını buldu.Ve ömer de birden durdu.Artık ne ses var ne de koşuşturup heryeri dağıtan bir ömer.
Foto da görüldüğü üzere tornavida pense vs. güzelce dizdi ve başladı tamire :)
En büyük aşkımız uzun bir zamandır takım eşyaları :)))
....
Bir şey söylediğimizde de bize kızıyor.
-Benim çok işim var,rahatsız etme ,diyor ömerçip.

30 Kasım 2009

Bir akvaryum macerası.


Bayramın 2. günü uzun zamandır ertelediğimiz bir şey yapalım dedik- nasılsa artık ailecek bağışığız - ve akvaryuma gittik.Çengelköyden bayrampaşaya bayram trafiğinde nasıl zordu anlatamam eşim gidene kadar trafiğe bir hayli okudu :) ama asıl zorluğu forumda park yeri ararken yaşayacakmışız .Bilmiyormuşuz :)
Bizim gibi ışığı gören foruma gelmiş :)Uzun uğraşlardan sonra parkettik.
Girdik içeri şöyle bir gezdik ama nedense hep aynı yerleri geziyoruz :)
Küçük bir bando takımı var onlar nerde bizde orda.
Ömer nasıl bayıldı anlatamam.
Onlar forumda bir yandan çalıyor bir yandan geziyor bizde civardayız hep :)

Hadi dedik artık akvaryuma gidelim,sora sora bulduk ki o da ne!
Akvaryumun önünde halk ekmek kuyruğu gibi ucu bucağı görünmeyen bir kuyruk var.
Tabii hemen vazgeçtik başka sefere dedik ve yemek yemek için ikeaya girdik.Orasıda forumdan farklı değildi zar zor kendimize yemek aldık.
Sonra atladık arabaya yola çıktık.Ama kendi topraklarımıza ulaşmak o kadar da kolay olmadı.2 köprüde tıkalı.Hadi dedik bir de kahve dünyası molası verelim fındıklıda.Orada biraz mola verdik ama ömerin peşinde koşmaktan ne kahvemin ne de çikolatamın keyfine varabildim.
Sabırsızlıkla ömerin 3 yaşını bekliyorum:))

O zaman duruluyormuş erkek çocuklar.

İşte böyle trafikte geçen ama nihayete ermeyen bir akvaryum macerası ...

Bir ara ömerin yüzünü palyaçolar boyadı.Ömeri boğarmış gibi tuttuğuma bakmayın aslında amaç kafasını 1 dakika kımıldatmadan tutabilmek ki gözüne fırça girmesin :)

Ömerin babasının yanına gittiğimizde ilk söyledği söz."Baba kızlar beni boyadı " :)))

10 Kasım 2009

Ömerin takım ruhu :)

Baba ile birlikteyken

Ömer- boğdo
Baba-mavviii
Ömer-boğdo
Baba-mavviii....en büyük
Ömer-tıyabzonspor

Osman dayıyla

Osman dayı-sarı
Ömer-kımızı
Osman dayı -sarı
Ömer- kımızı
Osman dayı-en büyük
Ömer-cimboğğm ,der ve üstünde dayımızın aldığı forma varsa formayı da öper....
....

Babanın takım ruhunu -ısrarla- aşılama yolu....

Baba-Ömer cimbom ne olsun.
Ömer-köpekleğ yesin...

tekrarlaya tekrarlaya oğluşum hepsini ezber yaptı :))

Oğlumun takım ruhu da görüldüğü üzre çok güçlü :))))

Hasta hasta...


Ben hastayım malum cumartesiden beri,ömere geçmesin diye maskeli gez, yaklaşma ,öpme koklama ,elleme...
Ömer yaklaşırsa ,ömeri uyar,ömerin her türlü öpme, kucaklama ısrarlarını için sızlaya sızlaya reddet ama kocaya bulaşmaz diye,doğuştan bağışık diye tedbir alma ve tabii bu sefer kocaya bulaştır.
Tahmin edemedim, 5.5 yıllık evliliğimizde kocam bir kere hasta oldu ,o da sadece 1 gün sürmüştü.Bu da 2. işte.
Eeee şimdi ne olcak,koca maske takmaz,ömeri öpmekten de kendini kısıtlamaz,o kadar esirge şimdi koca vasıtasıyla hastalık ömere bulaşsın ...

Bir şekilde sevgiliye maske taktırmayı başarmak lazım ama nasıl :)

.....Ömerden hastalık esnasında inciler....

Ömer -seni çog seviyorum anne,iyi olcan mı?
Anne-:))

Ömer-Anne seni öpücem mi?
Anne- Ama hastayım ömer ,sana da bulaşır öpersen beni
Ömer-kolünden kolünden öpcem.

Kolundan öpücem demek istiyor.

Ömer -Anne ayıyı sev,öp onu .
Anne -:((

Oğlum öyle diyince içim çok acıdı.Onu öpemeyince ,böyle bir şey düşünmüş sanırım .Gribin en zor yanı,bu :(