Sabah ömer tüm asetonu yere döktü,yani cilalı tahta zemine.
Ben bir şok anından sonra ancak duruma müdahale edebildim.Akabinde de ayfer güzelce yerleri sildi ama nafile yerdeki cila attı .Bordo zemin yaralı bereli bir hal aldı.Ben küçük bir an kontrolümü kaybettim.Hafiften evrim geçirdim.Ama kısa sürede sakin formuma dönmeyi başardım.
Zemin mahvoldu ama , şimdi cilalatmam mümkün olmadığından bir müddet böyle kalacak.
Allahtan yatak odasında...
Öğlen, ömeri uyuttum ,normalde omzuma alır almaz sızan ömer,bir pamuk prenses bir de kırmızı başlıklı kız hikayesine rağmen ancak 45 dakika da uyuyabildi.
Göbişte muyat omzumda 15 kiloluk küçük danam ömer ve ayakta turlayan ben,şimdi belim ağrısından duramıyorum haliyle.
Normalde 2 yada 3 saat uyuyan ömer, üstüne uyku halindeyken çiş yaptığı için rahatsız olduğundan 1,5 saate uyandı.
Tabii uykusunu alamadığından uzun uzun ağladı.
Ama ne ağlama kendini yerden yere atarak...
Ne desem ne yapsam susmadı.Öptüm ,sarıldım,tv yi açtım,oyun oynamaya çalıştım ana nafile.
Baktım susmuyor,bıraktım kendi haline.
Ağladı da ağladı.
Ama kabus gibiydi.
Hiiç susmayan bir ömer ,dayanılabilecek gibi değildi.
Ben alışkın değilim ömerin ağlamasına ,bebekken bile ağlamazdı .
Tanrım dedim bir tanesi bile çok zor, 2. ile ben ne yapıcam diye düşündüm hep...
Nihayet pastaneye gidip ekler alalım,biraz yürüyüş yapalım beraber diyince sustu.
Sonra da bayrammış gibi geldi elimi öptü.Bacağıma sarıldı.
Birde kendi kendine ben bir şey sormadan "anne bi daha asitonu dökmicem"dedi.10 dak. önce ağlayan ,kendini yerden yere vuran ömer, bu ömer değildi sanki :)))
Garibiz bugün garip...









