3 Kasım 2009

ömerden son masallar :)

Yeni foto atamadım bilgisayara eskilerden bir ömer koydum.Artık idare edin :)
----

ömer ....Küstüm ben sana :( Doğguuu eve gidicem ben .
Dede......Ne oldu,neden.
ömer....Ben düşcem dedim düştüm.

----

ömer....anne çok güsel yapmışsın.Eline sağlık.
Annenin de ağzı kulaklarında tabii :)

---
şimdi ben bunları yazarken ,

ömer...Anne, baba bana yemek vermiyoo,gelsene...,
Anne...neden vermiyor peki
ömer...bilmiyom:(((
Anne...hımm,
ömer...gelsene anne hadiii...bıyak onu dedim.

Bilgisayardan bahsediyor :)

2 Kasım 2009

2 yaş 2 ay 2 hafta 2 gün :)

Ömer'im, bugün tam 2 yaş 2 ay 2 hafta 2 günlük :)

31 Ekim 2009

Mimli kadın :)


Güldem beni mimlemiş ,fazla vakit kaybetmeden görevimi yerine getireyim ki ,huyumdur kaldı mı kalır :)

1) Bloğuna neden bu ismi verdin?

Aslında bu bloğu ilk a.tığımda adı PAMUK PRENS idi.Nedeni ise 17 ağustosta kucağıma konan pamuk gibi bir oğlandı.
Ama zaman ilerledikçe baktım oğluş büyüyor ,pamuk prens fazla bebeksi kaldı,benim pamuk prensim oldu küçük prens :)

2)Bloğu yazarken attığım star tiribim ,

Sadece sessizlik ,valla başka bir şey istemiyorum.
"Gel anne oyun oynayalım " yada "bıyaksana anne " sesi olmadan özgürce klavyeye dokunmak ve istediğimi paylaşmak :)

3)En son satın aldığın garip şey,

Bana bir beden küçük bir pantolon.Garip bir durum gibi gelmese de aslında garip ,çünkü o bedene inmem imkansız :)Ama garipliği erken farkedip iade ettim :)

4)Şeker gibi olduğun anlar,

Deniz kenarında kumsalda güneşlenirken yada tatile giderken :) diğer zamanlarda şeker gibi olmuyorum pek :)

5)Arkadaşım sormayın dediğiniz şey ,

Pek böyle bir cümlem olmaz.Zaten beni o derece bunaltan olmadı hiç.

6)Aynaya bakınca gördüğün,

Esin :)

7)Kendini okutan blog ,

Doğal olduğu gibi ,reyting gütmeyen :)

8)Bu blog sahibesini nerde görürsün ,

Okulunda,alışverişte,her zaman alacak bir şey bulduğu ikea da , birde oğluşunun dilinden düşürmediği kagfugda -carrefuar- :)

Mimledim mimledim ben de Sihirli mutfaktan betül ,yeni bir rüya,zeynebinberili ,nilsulu hayatı mimledim.....

12 Ekim 2009

öMeR


Börek üstü ağzı bulamaç halinde , yemyeşil çayırlarda ,arkada anne fonunda,çirkin ama komik ,karışık saçlı ,johny traşlı şeker mi şeker bir ömer yiğit....

6 Ekim 2009

Esin anne!!!


Çanakkalede bir yerlerdeyiz,koca kişisi ile yol konusunda konuşuyoruz.Sitem halindeyim...Arkadan duruma küçük bir yorum geldi.

Ömer...Esini de ara sıra dinle baba.
Ben...!!!!!
Ben....İbrahim ömer ne dedi?
İbo....Esinide ara sıra dinle baba ,dedi :)
Ömer....Evet

Oğluşum benim askerlik arkadaşımda :)
Ama arada bana "esin anne " diyen bir çocuk için normal tabii:)

Çanakkale gezimiz


Aslında çok başkaydı planlarımız,hazır dört günlük bir tatilimiz-tatilim pazartesi okulda boş günüm salı yani bugünde istanbulun kurtuluşu tatil,hafta sonuyla ettimi 4 uzun gün- varken bir antalya yapalım dedik.Ama babamın pazartesi anjiyo randevusu yüzünden vazgeçtik.Babam anjiyo olurken-daha öncede olmuştu,oldukça yorucu bir tetkik- antalyalarda denize girmek istemedim,istemedik.
Ama tatile niyetlenmişiz ya,biraz hayal kırıkılığı oldu ama yapacak birşey yok ,bizde dedik sadece hafta sonu birşeyler yapalım.Ve çanakkaleye gitmeye karar verdik.Zaten eşim ne zamandır gitmek istiyordu ,ben daha önceden gittiğimden sırf sevgili için ,gönlü olsun ,oğluşunda milli bilincinin şimdiden tohumları atılsın diye gittik.
Akşamdan hazırladığım aparatifler ve böreklerle yolculuğa başladık .
Daha yolculuğa başlarken köprünün üstünde ömer,sabah kahvaltısında yediklerinin tümünü çıkarınca ,dedik galiba zor bir yolculuk olacak.Ama çok şükür ki öyle olmadı :)
Çocuğun eline resim yapsın diye defter verilir ve çocuk bu şekilde 15 dakika başı önünde araba koltuğunda ,araba yoldayken resim yaparsa başka bir sonuç olmazdı tabiiki :)

Eşimin yol bilgisayarına kısa yol yazmasından dolayı istanbuldan çanakkaleye neredeyse otoban hariç hep köy yolllarından gittik.
Elimizde nerede olduğumuzu kestirmeye çalıştığımız harita,fonda 100 metre sonra ilk sola dönün talimatlarıyla, evreşeden bile geçtik :)Hatta yaklaşık 45 dakika yolculuk yaptığımız çakıltaşlı bir yolda ,sadece traktör,keçi ve göz alabildiğince hasat yapılmış tarla gördüğümüzü bizden başka araba olmadığını söylersem hiç abartı olmaz.Ama hepimiz pek bir eğlendik.



EŞim arada çakıltaşları arabanın içine yaptı desede,ömer bol bol hastası olduğu traktör görmekten,bizde hayatımızda gördüğümüz en güzel serinliğin altında piknik yapmaktan son derece keyifliydik.
Gps cihazının hakkını hiçbir zaman yiyemem,noktasına kadar bizi gitmek istediğimiz yere götürdüğü gibi böyle güzel şeylerde bize katıyor:)
Cumartesi öğlen gibi 3,5 saatlik bir yolculuktan sonra geliboluya vardık.İlk gün kara savaşlarının yapıldığı yerleri ve o civardaki şehitlikleri gezdik.

Ben 4 yıl evvel gittiğim çanakkale ile şimdi çanakkale çok farklıydı.
Şehitliklere ve abidenin yakınına anıtlar yapılmış.Mevcut tabyalar 85 yıl sonrada olsa da yeni yeni ortaya çıkarılıyordu ,uzun zamandır açık olanlar da tadilata girmişti.
4 yıl evvel anıt halinde olmayan şehitlikler anıt haline getirilmişti.
Rehberin anlattığına göre şehitlerimizin de sadece yüzde 5 inin mezarını yapılabilmiş Ve çoğu isimsiz.
Çanakkale harbiden geriye kalan sadece salim mutlu müzesinde olanlar ve tanıtım müzesindekiler :( Nedeni ise gayet basit.
Rehberin söylediğine göre 50-60 lı yıllarda yöre halkı,buldukları demir içeren herşeyi -tüm savaş kalıntılarını -hurdacılara satmışlar:(
Cahillik ve o dönemde yönetimde olanların olaya müdahale etmeyişi ,bu sonucu hazırlamış.Hatta rehber birçok daha eskice olan anıt yada şehitliğimizin,yabancılar burada kendi askerlerine anıt yapınca ,yapıldığını söyledi .Duyunca insanın yüzünde acı bir gülümseme oluyor.
Bizim tarih bilincimiz çok geç oluşmuş,ama bu arada da geriye sadece bir avuç birşey kalmış.Acı bir gerçek...


Pazar günü deniz savaşlarının olduğu yerleri gezdik.Abideye giderken muhteşem bir kumsala rastladık,heme açtık çıkınımızı ve deniz manzaralı sandal üstü pikniğimizi yaptık.
Ömer denize girelim diye çok ısrar etti.Aslında hazırlığımızda tamamdı ama ömer hala gribin etkisini üstünden atamamışken ,bir de rüzgarlı bir hava olunca denize girmedik.Ama giren çoktu,onuda belirteyim.



Truva atı ,çanakkale merkez ,şehitlikler,abide,müzeler,alçıtepe daha bir sürü yer gezdik.Otele sadece uyumak için gece 12 gittik.Kahvaltının akabinde hemen çıktık.Ve ancak gezmeyi yetiştirebildik:)Dönüş yolunda tekirdağ köftemizi yiyip,akşam çayımızı mimarsinanda oturan halamızda içtikten sonra gece bir vakit evimize vardik :))

Not:Babamı merak edenler için anjiyo sonucu ii,ameliyatlık bir durum yok.Çok şükür...

Vee fotoların altında eylül gözüküyor,tarih takvimi 1 ay geriden gidiyormuş :)

27 Eylül 2009

Ali dede o sana büyük,büyük :)

Ali dede- Ömer annenin terliklerini ben giyeyim mi? Benim terliğim yok.
Ömer-Ali dede teylik sana büyük ,büyük.Sana olmas.Giyme sakın ,o annemin...
Ali dede-Ama benim terliğim yok ben giyeyim.
Ömer-Olmaaaass.O annemin.

Oğluşumun bahanesine bakarmısınız ,büyükmüş :)
Bu küçük adam çok komik yaaa.
Böyle zamanlarda aklımda hep bir arkadaşımın sözü ,bunlar folik asit çocukları :)
....................

Zeynep beni çoook uzun zaman önce sobelemişti.

Yaratıcı blog ödülüne beni layık bulmuştu.Teşekkürü öncelikle borç bilirim :) Konu hakkımdaki yedi ilginç gerçek.

Daha önce benzeri bir konu ile sobelenmiştim.
Ve uzun uzun yazmıştım.O yüzden tekrar yazmıyorum.Benim ilginç hallerim işte burada

Benimde 7 kişiyi sobelemem lazım geliyor,ama gördüğüm kadarıyla tüm blog dostlarım sobelendi zaten.

26 Eylül 2009

Erken karar vermişim galiba...

Ömer sabah kalktı ve

-Anneeeeeeeeeeee memeeee

Şeklinde tüm sabah ağladı.Bizi perişan etti.
Öğlen uykusuna da yatıramadım bugün.İlla memeyle uyuyacak.

Tabi akşam davetli olduğumuz tunanın-ömerin arkadaşı- doğumgününe giderkende arabada uyuyakaldı.
Doğumgünü boyuncada tunanın yatağında uyudu.
Doğum gününü artık yarın biz anlatırız,gittik geldik küçük adamın haberi yok :)

Eve gelmek için ömeri araba koltuğuna sabitledik, eve gelince üstünü değiştirdik hiç banamısın demedi ve uyumaya devam etti.
Artık sabah 4 mi yoksa 5 de mi kalkar bilemem.

Bize bu gece uyku yok :(

25 Eylül 2009

Oğlum büyüdü mü acaba?

Ömeri yaklaşık 1 hafta evvel sütten kestim.
Uzun zamandan beri bunu planlıyordum zaten.Bir sabah tamam dedim artık ömerle bu konuyu konuşayım .
Ömer artık bunu izah ettiğimde anlayacak kadar büyüdüğüne göre kolay bir vedalaşma olacak diye düşündüm.Çok da zor olmadı çok şükür.

Ömere son bir kere sütünü verdikten sonra,
-Hadi oğlum,dedim .
-Artık meme ile vedalaşma zamanı geldi.
Güzel bir seramoni hazırladık,öptü,hoşçakal dedi.
Ben artık büyüdüm dedi,hem bana hem kendine.

O gün ananemize ,dedemize söyledik.Onlarda ömeri büyüdüğü ve memeyi bıraktığı için tebrik etti.
-Ben büyüyüm,diye ömer mutlu oldu.
Akşam babamız gelince o da ayrıca tebriklerini sundu.
Ama yatma zamanı gelince ömer hoooop kucağıma ,bir baktım oğluş kucağımda ,
-Anne meme vey.
Tekrar anlattık,konuştuk
-Ömer sen büyüdün oğlum değilmi ,dedik.İkna oldu.
Kucağımız da kendi kendine uyuyuverdi.
Ama gece kalktık tabiii.
-Anne noluyyyy meme vey.
-Noluyy
Şeklinde anne ve babayı perişan ettik.

Acaba dedim biraz daha mı emzirseydim.
Ama yok dedim yani,bu adam 25 ay emdi anne sütünü.
Emmeden birşekilde tekrar uyuttuk.

Ertesi gece ömer uyuma saati tekrar kucağıma atladı.Ben daha noluyor demeden ömer
-Anne ben büyümedim ,dedi.
Önce anlayamadım,sonra jeton düştü :)
Derdimiz Memme :)

O geceyi de atlattık,aynı şekilde.

Birkaç gece sadece bir ihtimal diyip yanıma yanaştı.

Bugünde okul dönüşü bana sarıldı.Birden aklına meme düştü sanırım ayrıldı şöyle bir baktı.
Ben tam bir şey söyleyecekken ,
-Biliyom büyüdüm ,dedi ve döndü poposunu gitti :)))

OĞLUM BÜYÜDÜ :))

Not:Memeden keserken anladım ki oğlumun küçük emrahtan genleri var :)

24 Eylül 2009

Düşünceli oğlum.

Anne burnunu çeker .Ömer oyunu bırakır annesinin yanına gelir.

Ömer- anne ayliyomusun? :(((

Anne- Ağlamıyorum oğlum.

Ömer-kim üsdü seni anne.Ben mi üsdüm babamı üsdü?

Anne-Yok annecim ben hasta oldum ,o yüzden burnum akıyor,ağlamıyorum.Üzülmedim.

Ömer-peki ....

Düşünceli oğluşum :)

19 Eylül 2009

İyi bayyamlay......

Tüm arkadaşlarımın mübarek ramazan bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.Mutlu ve huzurlu bir bayram dileklerimle.....

25 aylık bir ömer.


-Anne bu ne?
-Anne sen kimsin?
-Anne bunun icinde ne vayy?
-Baba sen kimsin?
-Anne bu adam kim?
-Anne nereye gidiyos?
-Anne napıyon?
-Anne bana bakcan mı?
-Neden ?

Sorular sorular sorular,hiç bitmeyen bazen defalarca tekrarlanıp defalarca cevap alınan sorular.

Sanırım 25 aylık bir haylazın en önemli özelliği bu olsa gerek :)

Ve kitaplar...

Sürekli kitap okuyoruz,döne döne.
Bazen babası bazen ben.
Aynı kitapları sürekli okuyoruz.
Ama bıkmadan yeniden ve yeniden kitapları bize okutmasının sebebinide anlamış bulunmaytayım :P
Çünkü her okuduğumzda babasıda ben de resimlere göre yeni masallar uyduruyoruz ömerde her seferine yeni masallar duymaktan çok hoşnut:)

En sevdiğimiz kitaplarımız tübitak kitapları...

En sevdiğimiz mama bol kaşarlı tostlar ve zeytin ,zeytin ek gıdaya geçtiğinden beri popülaritesini yitirmiş değil.
Pilaf ve makağna- yıda unutmayalım:)

Ömerden inciler....

-opman dayı ,tıynağın çok uzun ,coyabının ucu yıytılıy....

-Anne sen buyda otuy,ben pağka gitcem gelcem.Sonra senle otuycam tamam !!!!!

-Anne okula gitcem mi?

8 Eylül 2009

Şu aralar ,bu aralar ÖMER....

Nerden başlamalı bir türlü karar veremediğimden fotoğraf altına küçük açıklamalar yaparak son zamanları anlatmaya karar verdim.
Buyrun fotoromanımıza :)))

Emelin düğünündeyiz ve küçük beyimizin pek de keyfi yok.Düğün boyunca eve gitmek istedi,hiç de huyu olmadığı halde mızıırdandı durdu.
Babasıyla dans ederken bize tekme attı,su şişesi fırlattı.Bizde baktık işkence görüyorz küçük beyide aramıza alıp üçlü şekilde dansettik.Ama gene memnun edemedik.Yemeğimizi de yedirmedi ,asi delikanlı ...
Baktık zor oluyor erken çıktık bu seferde eve giderken de ben gelinle damata gitmek istiyorm diye yol boyunca ağladı.Ne yapsak susturamadık.
2 yaş sendromumuz ve sinir bozucu halimiz devam ediyor anlayacağınız....

19 ve 20 nolu dişlerimizde geliyor.Dişinin sızını ömer yumuşak tenimizde dindiriyor.Şu dişlerde çıksada herkes rahatlasa :)))

Dayımız galatasaraylı,ömeri de galatasaraylı yapmak için çok ısrarlı.Şimdiden çalışmalara başladı.İlk işi ömere forma almak ve cimbombom diye yırtınmasını öğretmek oldu.Şİmdilerde en popüler konumuz bu.
Ama anne fenerli ,baba da trabzonlu olunca ,bu kadar çaba boşuna:)
Gerçi sevgilide bu konuda safdışı bırakılacak.
Herkes Fenerli doğar :))))))

Birde her fotoda ağzımızı açık tutmak gibi bir tik geliştirdik.Objektifi görünce kendiliğinden ömerin ağzı açılıyor.
Hatta doğum günü resimlerimizin çocuğunda,ömerin ağzı ardına kadar açık.
FArkındaysanız bu aralar ömerin çok az resmini koyuyorum bloğa.Nedeni bu işte,tüm resimlerde ağzı sonuna kadar açık :))))



Duş yapıp bornozla gezmeye bayılıyoruz.Bu konuda anası kilikli bu oğlan.
Sık sık bıcı bıcı yapıp, bornoz keyfi yapıyoruz ...



Çiş konusunda çok büyük bir aşama kaydettik.Artık şortmuzu çıkarıp olduğumuz yere çiş yapıyoruz.Şortumuz kuru kalıyor anlayacağınız,ama halıları sormayın :))))
Oğluşumun hakkını yemim,bu her zaman olmuyor.Genelde söylüyor.

Ama ben şaşkınım erken ayaklanan ,erken yürüyen ,erken konuşan oğlumdan bnu da erkenden bekledim ama düşündüğümden zor oluyor.Bu tuvalet alışkanlığı kazandırmak zor zanaat...

Emelide evlendirdik :)))

Emeli,en iyi dostumu ,ahiretliğimi evlendirdik.
Timle birbirlerine çok yakışan ,çok tatlı bir çift oldular.
Mutlulukları daim olsun ve bir yastıkta kocasınlar inşallah ....

3 Eylül 2009

Bir taşınma kabusu


Taşınma hikayemizi anlatmadan olmaz,ne zamandır yazıcam yazıcam fırsat olmadı ,bir de bu arada bilgisayarım yeniden göçünce bir şey yazamaz oldum.Artık bana yeni bir bilgisayar yolu göründü,3 vakte kadar alıcam inşallah.

Taşınmadan bir iki gün evvel eşim elinde 12 koli kutusu ve metrelerce balonlu poşetle geldi.

Şaşırdım bu ne , dedim.O da taşıma şirketinin göndereceği 5-6 adamın bu işi nasıl yapacağını sanıyorsun.Biz herşeyi paketleyelim sorun olmasın , dedi.

Bende bir sürü hönkürerek ve istemeyerek de olsa, eşimle beraber kırılacak dökülecek ve bizim için kıymetli herşeyi önce balonlu poşetlere sardık ve güzelce koliledik.Bu iş iki gecemizi aldı.

Benim tüm aksiliklerime rağmen eşimin gırgırı şamatasıyla yaptık bu işi.Ama beni boşu boşuna yorduğunu söyleyip durdum.

Neyse taşıma şirketi geldi,bir baktım ki adamların profesyonel taşıma işi yapan bir firma ile alakaları yok.Bana telefonda vadettikleri gibi hiç bir şeyi battaniyeye sarmadılar ,evet ama herşeyi daha önce defalarca kullanılmış olan neredeyse simsiyah poşetlere sardılar.Hijyen, temizlik hikaye oldu.

Bir sürü kızdım konuştum ama yapacak bir şey yok elimiz kolumuz bağlı,sonuçta evdeydiler ve o gün taşınmamız gerekiyordu.

Neyse başladılar taşımaya-bende bir taraftan eşime dua ediyorum ,allahtan biz herşeyi paketlemişiz önceden , o kadar eşyayı bu adamlar nasıl ve hangii koşullarda taşırlardı malum -ben ,annem ve eşimde bir yandan kontrol halindeyiz ve yardımcı oluyoruz.

Herşey arabaya yüklendi,ama evde bazı şeyler kaldı.

Dedim ki bunları da götürmeyecekmisiniz.Biri dedi ki "onları da siz götürün artık abla"

Ben öylece kalakaldım,"nasıl yaniii,eee ben sizi niye tuttum o zaman "

Cevap yok .

Evde kalanlar da saksılar,lambalar,bir iki halı.Bunların bizim arabaya sığması imkan dahilinde değil.

Neyse aşağı indik ki durum anlaşıldı ,benim 3+1 tıklım tıklım evimi taşımak için küçük bir kamyon gelmiş.

Kızdık yine ama yapacak bir şey yok.

Yeni evimize geldik ,eşyaları yerleştirmeye başladılar.Bir kere yatak odamda çizilmedik yer kalmamış.

Soruncada 5. kattan inince böyle oluyor dediler.İnanamadım.
Bu kadar yüzsüzlüğe de pes yanii.

Ömerin mobilylarında bir kaç çizik var ve neredeyse tüm dolapları odanın ortasında kurup olması gereken yere sürüklediler.
Zeminde koyu renk olunca yerler çizildi.
Ama söylemekle hiç bir şeyi değiştiremedik ,hep tamam deyip gene bildiklerini okudular.
Kalan eşyalar için eşim araba ile birkaç tur yaptı.

Anlayacağınız baştan sona taşınma olayı kabusa döndü.

Taşınmaya tövbe ettim,ama taşınmak zorunda da kalırsam A dan Z ye herşeyi kendim paketlemek niyetindeyim....


Not:Bizim paketlediğimiz her şey sapasağlam geldi eve....
Sevgili haklı çıktı...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...