ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ben etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2014

Cunda, Ayvalık ama en çok Cunda...


Aniden karar verdik, 1 saat içinde hazırlandık ve düştük yollara... İstikamet Cunda...



Nasıl nefis bir yer...Yollar, sokaklar, taş evler. Her şey çok güzel ve şahsına münhasır...



 Yapılabilecek belli başlı şeyleri, kaldığımız 4 gün gibi kısa bir süre de yapmaya çalıştık.

Taş kahve de damla sakızlı kahve içtik, çıplak ada kavununun içinde sakızlı dondurma yedik.

Tekne turuna katıldık ama tabi ayvalıktan kalkıyordu günlük turlar , oraya geçtik önce...

İmren pastanesinde  sakızlı dondurma eşliğinde lor tatlısı yedik.

Şeytan sofrasını gördük.


En güzel koylarından olduğu söylenilen, Badavut'un buz gibi suyunda denize girdik :)

Koç ailesinin yenileyip, koç müzesi haline getirdiği, Taksiyarhis kilisesini gezdik.

Sokak sokak Cundayı gezdik, Ayvalığın esnaf lokanlarından tattık.


En güzel kapıları fotoğrafladık. Yedik, içtik, gezdik, tozduk, güneşlendik, fotoğraf çektik, güldük, eğlendik...

Kısaca bayıldık biz Cunda'ya.


Daha önce iki kere daha gitmiştik, Ayvalığa aslında. Ama Cunda'yı gerçekten layıkıyla gezme fırsatımız olmamıştı.
Bu sefer de eksik kaldığımız göremediğimiz, ama görmeyi çok istediğimiz yerler oldu onlar da bir daha ki sefere ...


Tatil güzel şey ...

28 Ağustos 2012

Hazır değilim ki ben ama :(



 Dışarıda felaket bir yağmur var , doldurdum kahvemi en sevdiğim fincanıma, kahve keyfi yapıyorum. Ömer'le Murat öyle oyuncakları ile kendi kendilerine oynuyorlar. Bir annenin en sevdiği anlardan biri bu olsa gerek , en azından benim öyle :)

Okulların açılmasına 3-5 gün kaldı, bense pek hazır değilim hobilerimle ve oğullarımla pek bir mutluyum evde. Hem daha adam akıllı bir tatile bile gidememişken, hiç hazır olunmuyor.

Etamin işlerini çok severek yapıyorum, kuzularımdan fırsat buldum bu tatilde üç tane pano yaptım.Genelde sahuru beklerken yaptım.


Ama en sevdiğim bu matruska oldu. Pek bir sevimli geldi bana...Diğerlerini görmediğiniz tabii.İnşallah onları da eklerim yakında.
Bol bol gezdik bu yaz İstanbul'da, yeni tatlar denedik, müzeler gezdik, arkadaşlarımızla buluştuk, bazen eşimle başbaşa takıldık velhasıl güzel bir yaz geçirdik.

Bu kadar keyifli bir yazdan sonra işe gitme fikri hiç iç açıcı değil...


Öyle yada böyle yaz bizim için bitti, okullar açılıyor, ben hazır olmasam da :)))


9 Ağustos 2012

Bir kesememe hikayesi


Murat 25 ayın içinde, ben bırakmaya cesaret edemediğimden hala emziriyorum. Ne cesareti bu şimdi diyebilirsiniz ama muratı görseniz ve onun emmek üzereyken yaptığı türlü türlü şımarıklığa , bazen sevinç çığlıklarına , yalanmalarına hatta ağız şapırdatmalarına şahit olsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Tam beş aydır, evet abartmıyorum beş aydır ayırmayı düşünüyorum türlü türlü sebeplerden, ama başaramadım. Murat'ın protestolarından, ağlama krizlerinden korktum...
Bunu anlattığım hatun kişiler  "ay ne kadar anaçsın " , "ay ne kadar hassassın" bırak bir şey olmaz dese de , gönlüme su serpmeye çalışsa da cık beceremedim...

Emzirme maratonum ,bu kadarcık da değil, onu da söylemeliyim. Ömer 'i 25 ay emzirdim tam sütten kestim, sürpriz tekrar hamileyim :) Gebelik ve tekrar 25 ay emzirme :)

Kabaca bir hesapla son 6 yılımın, 18 ay gebelik, 4 yıl 2 ayı da emzirme ile geçti. :))) İşte böyle ...


Ama kararlıyım blog camiası, 2  yaş 10 günlük kuzumu bu hafta içinde memeden kesicem, inşallah :)))

27 Ocak 2012

Ne kısa tutmuşlar tatili...


Ne çabuk geldik sömestirin ortasına.
Hepi topu 2 hafta ama başlarken hep bir sürü hayal kurarım şunu yapim şunu da.Ama bir bakarım tatil başlamış bitmiş bile :) Etaminden bir tablo yapmak bir de bitiremediğim etaminden örtüyü işlemekti niyetim ama daha gidip eksik ipleri almaya vakit bulamadım annemin gününden,kuzenimin bizi heyecanlandıran nişanından ve tabii ömerin ve muratın nazından.
Gerçi bol bol alışverişe vakit buldum :) Ama biter mi eksik o kadar alırsın yine de giyecek bir şey bulamazsın o hesap.
Mesela kar-kış için bir bot alayım dedim alışverişe çıktım dönüşte elimde iki elbise bir etek ,bir de bluz.Ama bot alınmamış,eksik bitmez bu zihniyetle :)
Bu bir hafta boşa gitti,ama önümüzdeki hafta öncelik iplerim de olacak...
Hobi blogumda boş kalmayacak...
....
Ömerin bu tatilini elimden geldiğince -ve annem murata bakmaya kabul ettikçe diyeyim- doldurmaya çalışıyorum.Önce çizmeli kediye ,sonra happy feet 2 ye gittik.Özellikle çizmeli kedi de çok eğlendik...
Happy feet daha çok çocuk filmi formatında kalmış bir animasyon ,gidecekler fazla beklenti içinde olmasın :)
Şimdi dışarıda felaket bir tipi var.Sanırım önümüzeki hafta tüm aktivitelerimiz evde olacak :)))

26 Kasım 2011

Çok mutluyum be blog


11 yıllık meslek hayatım boyunca istediğim şey nihayet oldu,üsküdardaki bir düz liseye tayin oldum.Çalıştığım okulda norm fazlasına -yani ihtiyaç dışı ,fazla öğretmen demek- düştüğümde üzülmüştüm ama işte her işte bir hayır var.
Norm fazlası olduğumdan aradan ,boş kadrosu olan ve istediğim okula atadılar :)
Çok da sevinmek istemiyorum aslında,sonrası hayal kırıklığı olmasın diye.
Yıllarca meslek liselerinde ,ilköğretim okullarında çalıştıktan sonra nihayet düz bir lisede matematik anlatabileceğim :) bu fikir bile beni mutlu ediyor ama napim :)

15 Ekim 2011

Pinata yaptım


Önce büyükçe bir balonu şişirdim.
Bir bardak su,yarım bardak un ve göz kararı koyduğum beyaz tutkalla bir karışım oluşturdum.Bu karışıma batırdığım rastgele parçalanmış gazete kağıtlarını balonun üstüne hiç boşluk kalmayacak şekilde yapıştırdım.Sanırım iki sıra yapıştırmıştım.Sonra kuruması için balkona bıraktım ,gece 12 saat boyunca kurumayan gazete kağıt kaplı balonum güneş altında 2 saatte kurudu :)
Sonra içindeki balonu bir iğne ile patlattım,elimde kağıttan pek çirkin bir balon kaldı :)
Ben akşam için mamaları hazırlarken pinatayı ,annem süsledi.El işi kağıdını-krapon kağıdı- kullanarak yaptı süslemeleri...
Üst kısmını en baştan boş bıraktığım pinatanın içine bolca sakız ve bayram şekeri doldurdum.Doldururken yırtılacak ve taşımayacak diye endişelenmeyin,çocukların sopa ile parçalaması bile çok zor oluyor :)

Ağız kısmına da asmak için ip geçirdim.Ve sonuç şeker ve pinata :)))

Çocuklarda bayıldılar,sanki o kadar pasta kek kurabiye vs yiyen onlar değildi,kapış kapış gitti şeker ve sakızlar :) Ceplere doldu ama en çok .

P.s. Fotoğraf çok kötü, aklıma tekrar çekmek geldiğinde çok geç olmuştu.Fotoğraftakinden daha şekerdi :)

1 Ekim 2011

Pek bir eğleniyorum schooll da


Saat 7 30 da başlayan derslerim yüzünden ,her gün atkuyruğu saç ve sıfır makyajla okula giden ben, 10 da dersimin başladığı bir gün açık bıraktığım saçlarım ve hafif makyajımla okula gittim...
Minik öğrencilerim ,"örtmenim bugün çok güzelsiniz",şöylesiniz böylesiniz derken öndeki sessiz bir öğrenci,"Örtmenim siz bu okula yeni mi geldiniz "demez mi ?
Yanındaki hazır cevap öğrenci de hafifce kafasına vurup ,"oğlum görmüyormusun bu matematik örtmeni "dedi :)
Çok güldüm çok :)
Ya bu saç makyaj beni bir hayli değiştiriyor yada bu minik adam ileride pek bir bön olucak :)

19 Eylül 2011

Karıştı birden hayat ...


Bugün programımı almaya gittiğim okulumdan elime tutuşturdukları bir görevlendirme kağıdı ile başka bir okula,üstelik bir ilköğretim okuluna gönderildim ... Ama ama ben 7-8 yıl evvel arkama bakmadan liseye geçmiştim ,bu ne şimdi :)
Gerçi liseye geçerken de nihayet matematik anlatıcam demiştim ama meslek lisesi oluşunu göz önünde bulundurmamıştım o zamanlar :)

Görevlendirmem kendi okuluma çok yakın bir okul.Ama ne yazık ki bütün sınıflarım neredeyse 6. sınıf :)
Gider gitmez derse girdim ve ilk parmak kaldıran öğrencinin söyledikleri neden liseye geçtiği mi hatırlattı bana.
"Öretmenim arkamdaki arkadaşım saçımı çekiyoooo" :)
Offf ki ne of...Çok şekerler ama çok zorlar ...
Uzun çok uzun bir eğitim öğretim yılı beni bekliyor...


27 Ağustos 2011

Domates püresi yapıcak zaman değil ama :)



Aslında bugün iftara misafirim var ama eşimde yardımcı olacağından pek bir rahatım,eli de en az benim kadar lezzetlidir kendilerinin.Mengen pilavı en lezzetlisinden ondan bugün.
Sabah annemlere bıraktım oğlanları önce kafeinsiz kahvemi koydum en sevdiğim fincana,evde bekle bekle bir hal olmuş salçalık domatesleri güzelce elden geçirdim ,rondolayıp vakti zamanında kutu kutu aldığım ancak hiç sağılmış süte ihtiyaç duymayıp kullanmadığım süt poşetlerine güzelce bir kullanımlık şekilde doldurdum.Çok pahalıya geldi bu rendelenmiş domatesler çok :)


Bayağı yaptım bu paketlerden ancak hesapladım ancak yemeklerde kışın bir-iki ay yeter bana domates stoğum ,mecbur salça yapma işine de giricem,en azından murat iki yaşına gelene dek hazır salça kullanmak istemiyorum.
Bunların hepsini yaparken arada da kahvemle keyiflendim.
Ramazanda oruç tutarım her zaman ama son bir kaç yıldır ,yok hamilelik ,yok doğum ve emzirme dönemi derken tutamadım ama dün ,kadir gecesi olduğundan bir günlüğüne tuttum gün boyu hiç susamadım ve acıkmadım ama sütün volümü azaldığından murat pek bir mızmızdı ,yaka iğnesi gibiydi omzumda.Bugün yine normal moddayım mecbur.

Daldan dala mı atladım ne :)
Neyse ben lafı fazla uzatmadan gidip aperatiflerimle başlayayım ,akşama hazırlığa...Hadi bana kolay gele...

11 Ağustos 2011

Yarın cuma...




Bir hafta daha bitti benim için.
İki afacanımla bir hafta başını anlıyorum bir de haftanın son iş günü olan cumayı...Arası boş...
Evde oturmak güzel be blog.Bazen işimi özlesem de, keyifli evde olmak.
Bir de oturdukça aşka gelip çeşit çeşit mamalar hazırlama ve verilen kilolardan biri geri alınmasa daha iyi olurdu :)
Günlük evinin işini yap,sonra at bebeleri pusete doğru gezmeye ...
Güzel ev hanımlığı...
Ama her ayın 15 inde yatan maaşımla tabii :)))

4 Ağustos 2011

Kek ama güzel bir kek...


Geçenlerde evde sıkılıyorken,dedim kek yapayım ama bu sefer yeni bir tarif olsun.Araştırırken Lezzet dergisindeki bu tarife rastladım.Tarif kolay geldi,kek de pek bir güzel oldu.
Sonra doldurdum muffinlerimi saklama kabına,muratı da attım pusete,ömerde pusetin yamacında, doğru iki sokak aşağıdaki ananeme...Ananemin bahçesinde çay eşliğinde yedik,lezzet gerçekten çok iyiydi herkesler onadı :)
Bence tarif listenizde eklenmeli,gerçekten çok leziz...

28 Temmuz 2011

sıradan


Hava çok sıcak çoook,hele benim evimde daha da sıcak güney cepheli olmasından dolayı...Murat efendi uyuyor keyifle,şeftalisini yemedi,anne sütü her zaman tercihi öyle uyudu...Ömerse anane de işten ayrılalı 8 ay olmuş aldığı devasa maaşı beğenmeyip evde oturan,alese hazırlanan teyzesiyle oyun oynamakta...
Ben de fırsattan istifa de evi toparlamış,bulaşığı makinaya dizmiş ve çamaşırları asmış,öyle bilgisayar başında keyif halinde ,elimde de muratın yemediği dilimlenmiş şeftali...
Keyifliyim bugün, 7,5 kiloyu verdikten sonra kalan 5 kilodan 1 gram daha veremediğim halde...
Spontan ama son bir yılın bana kıymetini öğrettiği bir gün daha :)

13 Temmuz 2011

Diyet falan yapmadım,yoruyo fikri bile...


Ben az biraz dikkat ettim yediklerime hepsi bu diyorum,zayıflamışsın diyet mi yapıyorsun diyenlere...Sadece her gün yediğim çikolata ve tatlıyı kestim tabii bir de ekmeği ögün başına iki tam buğday ekmeği sınırladım.Bu kısıtlama yetti ne kadar tükettiğimi siz düşünün artık blog camiası :)
Bayıldığım fındık ,ceviz ve fıstık gibi çerezleri de çok çok az miktarda yedim.
Bu kısıtlamanın ilk zamanlarında okula yürüyerek gidip geliyordum,okullar kapanınca parka yürüyüş ve çocuklarla hava alma aktivitesine dönüştü.
Sonuç doğumdan sonra aldığım fazladan 5 kiloyu ve üstüne 2,5 kilo verdim.Hala 5-6 kilo fazlam var ama diyetisyensiz başardım bu sefer :)
Aslında başarma kelimesini kullanmak için henüz erken hala murattan önceki giysilerimin çoğuna giremiyorum ama şişman sıfatından az kilolu sıfatına geçmek pek bir mutlu etti beni :)
Tabii bu kadar kilo vermeye rağmen göbeğim hala pek bir haşmetli ,bu durumu diyet falan düzeltemicek anlaşılan.
Spor yapmak lazım ama spor salonuna gitmek benim için lüks,çocukların ikisi de evde malum...Zamana bıraktım bu işi bakalım...

28 Haziran 2011

insanın canı sıkılmaya görsün :)


evdeyim de,
hep ev işi,
yok çocukları parka götür,
olmadı bir de sevgiliyi ikna et alışverişe git,iki çocukla tek olmuyor çünkü.Annemde bırakamıyorum öyle sık sık ,ben tatildeyim ya annem de tatil :)
Güneşe ,denize ne zaman kavuşacağımız meçhul.
Ne yapmalı ne yapmalı derken :) yandı ışıklar kafamda...
Çıkardım etamin masa örtümü ,ne zamandır yarım.
Sonra bir de keçelerimi... Aldım aldım hiç ellemedim şu kuşları yapmak hariç.
Sonra bir de metrelerce aldığım renk renk kumaşlarım var onca zaman önce ...Hesapta plaj çantası yapıcam ama ne zaman işte orası meçhul.
İçleriden piyango çektim bu tek düzeliği bozmak için ,keçe baskın geldi.Bu panoyu yapıverdim dün gece.Çok yoruldum ama beğendim :)))
Gerisini de getirmek niyetindeyim,inşallah :)

15 Haziran 2011

Öylesine işte


Biri yaşına diğeri dört yaşına yaklaştı,ne çabuk ...Ne hızlı geçti zaman ne çabuk 1 yıl oldu.Daha dün gibi kocaman göbeğimle yürüyemeyişim, denize girişim,korkularım,heyecanlarım...
Dün gibi üç yetmişbeşlik bir bebe sahibi oluşum.
Şimdi sarı bir tırtıl gibi etrafımda,hasta olunca yaka iğnesi gibi koynumda,dişleri kızışınca ısırgan otu gibi ufak ufak ısırıklarla kolumda ,yanağımda.İsmi oldu sütlenk,emmeye düşkünlüğünden.Sütlenk aşağı ,sütlenk yukarı :)



Diğeri her sabah kreş yolunda çokça mutlu ,bazen " üff anne bugün hep hamur yaptık,kukla tiyatrosu yapmadılar " diye sıkılmış.Her kreşten alışımda on parmağını gösterip "anne parkta bu kadar kayım mi" diye soran. Bir abi olgunluğunda.Alışverişlerde yol arkadaşım,yürürken en keyif aldığım.
Düzgün cümleleri ve kendini ifade ederken yaşından büyüklüğü ve rahatlığıyla ile kreşteki herkesi şaşırtan,öğretmeninin değişiyle hassas ve duyarlı bir çocuk.



Biliyorum daha güzel ,çok güzel günlerini görücem -inşallah-
Bakıyorum kendime bir,öyle böyle iki çocuk sahibi bir kadın olmuşum ben :)
Bugün doğum günüm değil,özel bir günde değil ama içimden geldi paylaştım be blog :)

26 Mayıs 2011

The picnic


Yaz geldi,nihayet ...Gözümüz yollarda kalmıştı :)
Hava sıcak olunca ,her bir çimen parçasını gördüğünde ömerin aklına piknik gelir oldu.O standart bir türk :)
Geçtiğimiz cumartesi karar verdik pazar nezahat gökyiğit botanik bahçesine pikniğe gidelim diye.Pazar sabah erkenden kalkıldı,kahvaltı yapıldı.Anne gözlemeleri yaptı,götürülecek her türlü mamayı hazırladı.
Sonra yere serilecek örtüler,çocukların uyumaları durumunda üstüne serilecek örtüler ,baş koyacak yastıklar,muratın yedek kıyafetleri,ömerin yedekleri,murata oyuncak,ömer için top,piknik masa sandalyesi,yedek çöp torbaları,bebek arabaları ve tabii çocuklar...
Tüm hazırlıklarla ilgilenen bendim tabii.


Hazırlanmayı bitirince ki bu öğlen 1 i buldu.Bindik arabaya doğru botanik bahçesine,gittik ve sürpriz ! botanik bahçesinin otoparkı ataşehirin içindeymiş artık.Elimize verdiler karışık bir harita,bul bulabilirsen.Gittik sorduk soruşturduk bilen yok,gösterilen yere 100 m belki ama
bulamadık.Döne döne sorduk ama bir bilen yok :)
Bizde bastık gaza ,şileye vardık :)Bir mesire yeri bulduk yada ama mesire yeri demeye bin şahit lazım orman gibi.Girişte verilen para nereye gidiyor meçhul.
Güzel bir orman diyelim biz...


Güzelce pikniğimizi yaptık,ömer babasıyla top oynadı,murat hipnotize olmuş gibi göğe uzanan ağaçları izledi.Üç ila dört saat göz kapatıncaya kadar geçti.
Oğullarım çayır çimene doydu,tabii bizde.
Eve döndük tüm eşyaları arabadan eve taşıdık,resmen taşınıyormuşuz hissiyatı içindeydim...

Oturduk ki bir baktım ki dizimde bir siyah nokta ,yaklaşınca malumunuz kene ile karşılaştım.Önce bir panik yaptık,sonra yok yok istanbulda hiç sorunlu bir durum olmadı dedik.Sonra gene panik olduk biz doktora gidince çocuklara kim bakacak diye,annem düğünde babam dükkanda, kız kardeşim ise kapadokyadan dönüş yolunda .
Neyse annemi aradık o ilk taksiyle geldi babam da dükkanı kapadı.Sorun çözümlendi,
Hemen hastaneye gittik,kene çıkarıldı.Doktor teskin etti bir sorun olmaz diye,sonra tahliller yapıldı doktor gene teskin etme durumunda :)
Yarım saat sonra sonuçlar iyi çıktı ve biz evimize döndük.
Sanırım uzun bir zaman pikniğe gitmek istemiyorum,yine kene yapışırsa ,doktorlar vs gözümde büyüyor.
Bir müddet sadece ananemin bahçesinde piknik yapıcam sanırım...Yaşasın ananemin bahçeli evi :)

10 Nisan 2011

Bla bla ve bla...


Keyifsizdim uzun zamandır,sağlık sorunları sebebiyle.Elim hiç bloğa gitmedi bir şeyler yazmak için...
Şimdi iyiceyim hazır kendimi de iyi hissediyorken bir şeyler yazayım istedim...

Murat çok hareketlendi çoook.Emekliyor ama geri geri.
Oturup onu izliyoruz babasıyla.Emeklerken burda bir şeyler ters gibi bakıyor bize :)
Heceler neredeyse kelimelere dönüşmek üzere.Çenesine de maşallah bize abisini hiç aratmayacak gibi geliyor.

Ömer kreşe başladı,çok sevdi okulunu.Bayıla bayıla gidiyor.Bir de arası var ,kankası .Her eve gelişte uzun uzun anlatıyor.Aras elimi tuttu anne,bugün aras benle pek oynamadı anne,aras yanıma oturdu anne...Dilinde hep aras ve tabii gelin aday adayı olduğunu tahmin ettiğim elif :)

Ben de okula başladım ,hafta da sadece 10 saat dersim var...Saat 7 25 de evden çıkıyorum arka sokaktaki okuluma gitmem 5 dakika mı alıyor.Okulda çok yeniyim,öyle muhabbet edecek kadar kimseyi tanımıyorum.Ama nasıl işime geliyor bir bilseniz,alıyorum kitabımı elime o 10 dakika kitap okuyorum,ilaç gibi geliyor:)

Keyfim iyi bu aralar...

13 Şubat 2011

Nihayet geçtik...

Az evvel hazırladığım muhallebi ile murat 6 ay 10 günlükken ilk ek besinini almış oldu.Biraz geciktim ama bu gecikme de sebep muratın anne sütü ile gayet güzel kilo alıyor olması ve biraz da üşengeçliğim.
6 aydan itibaren bebeklerin anne sütüyle yeterince beslenemediğini bilmesem belki de biraz daha da gecikirdim.
Şimdi iki danam içinde ayrı ayrı mamalar hazırlamak durumundayım :)

Artık bugün gidip , doktorumuzun tavsiye ettiği kaşık mamasını alalım ve başlayalım dedim sevgiliye.
İkea ve forumdaki alışverişlerimizden sonra, gezdiğimiz üç büyük marketten ,hiç ummadığım birinde hipp in pirinçli ,organik ,şekersiz muhallebisini bulduk.Karaborsa sanki muhallebi,her marka var hipp yok :)
Büyük bir hevesle akşam hazırladım muhallebiyi ve babasının kucağına kurulmuş yogi bear ımıza yedirmeye başladım ve orada kaldım gerisi gelmedi.Toplam yediği muhallebi miktarı bir yemek kaşığı bile değildir eminim.
Bu hep böyle mi oluyor?
Bu ikinci çocuğum ama sanki beynime biri format atmış,3 yılda herşeyi unutmuş gibiyim.
Umarım yediği muhallebi miktarı giderek artar.Yarın meyve püresi ve yoğurda da başlayacağım.Hadi hayırlısı...

.....

Moralim çok bozuk ,çok üzgün ve keyifsizim bu aralar.
Nasıl oyalarım kendimi dedim ve gittim kendime kumaş aldım .
Ne yapacağım meçhul öyle duruyorlar.Bulundukları yeri şenlendiriyorlar renkleriyle şimdilik ...
Acaba mutfak masasına örtü mü diksem yoksa ömerin odasına sevimli bir kırlent mi ?

25 Ocak 2011

Çıt yok,tek ses klavyeden geliyor :)

Biri ananesinde...


Biri uyuyor...



Bir diğeri de işte...

Bünyem bu kadar sessizliğe alışkın değil ama :)))

12 Ocak 2011

Hamaratlık bir maharet ama



Malum sütlü kadınım.
Evdeyim de.
Yeni tatlar denemek ,yeni lezzet ufuklarına açılmak lazım.
Açtım sevgilinin ilk evlendiğimiz dönemde alıp getirdiği bir dolu yemek dergisini , seçtim en güzel lezzetleri sırasıyla,hiç üşenmedim etiketledim birde.
Canım hangisini istiyorsa yada evdeki malzemeye hangisi uyuyorsa onları yaptım.
Dergilerde çok eski ama tarifler güzel...
Bende bir hamaratlık bir hamaratlık.
Ama nedense canım hep tatlıları istedi.
Bir hafta da 3 kere çikolatalı sufle ,bir kerede profiterol yapacak kadar...
Sonuç kaçınılmaz...
Zaten bir hayli kilolu olan sevgiliye eklenen yeni kilolar ve ona yaraşır bir hale gelen ben ve güzel baskül ailemiz.
Ama ömeri dışında tutuyorum bu tombul ailenin.O çubuk kraker hala...
Muratsa bir sütlenk, süt kilosu onun ki.
Gelip geçer.
Sürekli çikolatalı bir şey tüketen annesinin artık çikolatalı ! olan sütüne bayıla bayıla içiyor :)

Baktık durum kötü...
Sevgili ile anlaştık artık tatlı yok,en azından bir süre.
Sadece yeni yemekleri deneyeceğim ve mümkünse daha az kalorili olanları.
8 den sonra meyve hariç beslenme durumu yok ve meyve suyu günde sadece bir bardak.
Bakalım 44 bedenin içine giremeyen ben ,ne kadar yol alıcam.

Not :Ben normal de 38 bedenim :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...