Annesinin PETİŞi bu kadar oldu...

Lilypie Third Birthday tickers

06 Aralık 2009

Ömerin müzik duyunca genel tepkisi :)

video.
İşte ömerin en doğal hali, sürekli bir yerlere yetişecek gibi hareket halinde ve müzik duyunca kıpır kıpır :)

Not: Bir an duruyor ya dans ederken 2 kız "ay seni yerim ben " diyince bizimki utandı ,utangacız biraz:)
O borazan kıvamındaki ses de benim tabii ki :)

02 Aralık 2009

Ömerin işi var rahatsız etmeyin lütfen :P


Babasının iş yerine gittik ömerle.
Ömer daha içeri girdi başladı karıştırmaya ,o bilgisayar benim bu mutfak senin.Derken babasının takım eşyalarını buldu.Ve ömer de birden durdu.Artık ne ses var ne de koşuşturup heryeri dağıtan bir ömer.
Foto da görüldüğü üzere tornavida pense vs. güzelce dizdi ve başladı tamire :)
En büyük aşkımız uzun bir zamandır takım eşyaları :)))
....
Bir şey söylediğimizde de bize kızıyor.
-Benim çok işim var,rahatsız etme ,diyor ömerçip.

30 Kasım 2009

Bir akvaryum macerası.


Bayramın 2. günü uzun zamandır ertelediğimiz bir şey yapalım dedik- nasılsa artık ailecek bağışığız - ve akvaryuma gittik.Çengelköyden bayrampaşaya bayram trafiğinde nasıl zordu anlatamam eşim gidene kadar trafiğe bir hayli okudu :) ama asıl zorluğu forumda park yeri ararken yaşayacakmışız .Bilmiyormuşuz :)
Bizim gibi ışığı gören foruma gelmiş :)Uzun uğraşlardan sonra parkettik.
Girdik içeri şöyle bir gezdik ama nedense hep aynı yerleri geziyoruz :)
Küçük bir bando takımı var onlar nerde bizde orda.
Ömer nasıl bayıldı anlatamam.
Onlar forumda bir yandan çalıyor bir yandan geziyor bizde civardayız hep :)

Hadi dedik artık akvaryuma gidelim,sora sora bulduk ki o da ne!
Akvaryumun önünde halk ekmek kuyruğu gibi ucu bucağı görünmeyen bir kuyruk var.
Tabii hemen vazgeçtik başka sefere dedik ve yemek yemek için ikeaya girdik.Orasıda forumdan farklı değildi zar zor kendimize yemek aldık.
Sonra atladık arabaya yola çıktık.Ama kendi topraklarımıza ulaşmak o kadar da kolay olmadı.2 köprüde tıkalı.Hadi dedik bir de kahve dünyası molası verelim fındıklıda.Orada biraz mola verdik ama ömerin peşinde koşmaktan ne kahvemin ne de çikolatamın keyfine varabildim.
Sabırsızlıkla ömerin 3 yaşını bekliyorum:))

O zaman duruluyormuş erkek çocuklar.

İşte böyle trafikte geçen ama nihayete ermeyen bir akvaryum macerası ...

Bir ara ömerin yüzünü palyaçolar boyadı.Ömeri boğarmış gibi tuttuğuma bakmayın aslında amaç kafasını 1 dakika kımıldatmadan tutabilmek ki gözüne fırça girmesin :)

Ömerin babasının yanına gittiğimizde ilk söyledği söz."Baba kızlar beni boyadı " :)))

28 Kasım 2009

İyi bayramlar...


Sevdiklerinizle mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir bayram dileklerimizle...

21 Kasım 2009

Berbat bir hafta :(

Anladım ki ben düşündüğüm kadar soğukkanlı bir insan değilmişim.Söz konusu ömerse bırakırmışım gözyaşlarımı her yerde, her durumda.
Nasıl bir haftaydı anlatsam .....
Ama geçti gitti çok şükür ,kalan sadece bir öksürük .
39 ateşler,nefes alırken çıkan hırıltılar,kısık bir ses,boğulurcasına bir öksürük bunlara eşlik eden ishal ve kusma.
Medipol yok güvenememe bir de florance nigt. de muayene.
Teşhis kesin.
Kabarık bir reçete eve dönüş ,tamiflu,ventolin,benical,ibufen,minoset,motillium...
Tamiflu ararken perişan olma ve nihayetinde eczacı bir arkadaştan temin etme.
İlaç manyağına dönen bir çocuk ve artık "anne bu acı değil dimi?" sorularıyla kaderine razı bir ömer.
Bu durumda ne soğukkanlılık kalıyor nede huzur.Uykusuz ve mutsuz geçen günlerden sonra nihayet toparladık.Çok şükür....
Tek tesellim artık BAĞIŞIĞIZ.

Not:Ben ömere bakarken korunmadığım halde hasta olmadım,ömerin doktorunun söylediğine göre ben ve eşimde aynı hastalıktan muzdaripmişiz .Bizden bulaşmış.
Benim 10 gün evvel ateşsiz ama yorgan döşek atlattığım hastalığı ,eşim ayakta sadece öksürerek atlattı.Ömerin durumu da malum.
Bünye....

10 Kasım 2009

Ömerin takım ruhu :)

Baba ile birlikteyken

Ömer- boğdo
Baba-mavviii
Ömer-boğdo
Baba-mavviii....en büyük
Ömer-tıyabzonspor

Osman dayıyla

Osman dayı-sarı
Ömer-kımızı
Osman dayı -sarı
Ömer- kımızı
Osman dayı-en büyük
Ömer-cimboğğm ,der ve üstünde dayımızın aldığı forma varsa formayı da öper....
....

Babanın takım ruhunu -ısrarla- aşılama yolu....

Baba-Ömer cimbom ne olsun.
Ömer-köpekleğ yesin...

tekrarlaya tekrarlaya oğluşum hepsini ezber yaptı :))

Oğlumun takım ruhu da görüldüğü üzre çok güçlü :))))

Hasta hasta...


Ben hastayım malum cumartesiden beri,ömere geçmesin diye maskeli gez, yaklaşma ,öpme koklama ,elleme...
Ömer yaklaşırsa ,ömeri uyar,ömerin her türlü öpme, kucaklama ısrarlarını için sızlaya sızlaya reddet ama kocaya bulaşmaz diye,doğuştan bağışık diye tedbir alma ve tabii bu sefer kocaya bulaştır.
Tahmin edemedim, 5.5 yıllık evliliğimizde kocam bir kere hasta oldu ,o da sadece 1 gün sürmüştü.Bu da 2. işte.
Eeee şimdi ne olcak,koca maske takmaz,ömeri öpmekten de kendini kısıtlamaz,o kadar esirge şimdi koca vasıtasıyla hastalık ömere bulaşsın ...

Bir şekilde sevgiliye maske taktırmayı başarmak lazım ama nasıl :)

.....Ömerden hastalık esnasında inciler....

Ömer -seni çog seviyorum anne,iyi olcan mı?
Anne-:))

Ömer-Anne seni öpücem mi?
Anne- Ama hastayım ömer ,sana da bulaşır öpersen beni
Ömer-kolünden kolünden öpcem.

Kolundan öpücem demek istiyor.

Ömer -Anne ayıyı sev,öp onu .
Anne -:((

Oğlum öyle diyince içim çok acıdı.Onu öpemeyince ,böyle bir şey düşünmüş sanırım .Gribin en zor yanı,bu :(

08 Kasım 2009

Hastayım ,kendimi iyi hissetmiyorum...

Dün başlayan öksürük nöbetleriyle kendini belli etmeye başladı ,hasta oluyorum dedim :(
Ama bu kadar beni etkileyeceğini düşünmemiştim.Genelde rahatlıkla ayakta atlatırım hastalıkları.
Bu sefer öyle olmadı,yorgan döşek yatıyorum.
Kafamda acabalarla dolu ,acaba domuz gribimiyim.Sabahtan beri kuşku içinde ateşimi ölçüyorum.Allahtan ateşim yok ,kusmuyorum.Öksürükte belirtisi değil meşhur hastalığın.
Zaten dün akşam gittimiz acilde ki doktor boğaz enfeksiyonu dedi.Ama yinede tv deki bu kadar bilgi kirliliğinden sonra insanın hiç bir şeye inanası gelmiyor.Kuşkucu oluyor.
Neyse....
Evde yinede keyifler iyi gibi...
Ben yatak odasında yanımda laptopum tabii ki kapım kapalı ,ömer içerde oyuncaklarıyla ,sevgili ise mutfakta günün mönüsünü çıkarmakta.
Bu akşam ki mönümüzde
Mercimek çorbası
Etli pilav :)

03 Kasım 2009

ömerden son masallar :)

Yeni foto atamadım bilgisayara eskilerden bir ömer koydum.Artık idare edin :)
----

ömer ....Küstüm ben sana :( Doğguuu eve gidicem ben .
Dede......Ne oldu,neden.
ömer....Ben düşcem dedim düştüm.

----

ömer....anne çok güsel yapmışsın.Eline sağlık.
Annenin de ağzı kulaklarında tabii :)

---
şimdi ben bunları yazarken ,

ömer...Anne, baba bana yemek vermiyoo,gelsene...,
Anne...neden vermiyor peki
ömer...bilmiyom:(((
Anne...hımm,
ömer...gelsene anne hadiii...bıyak onu dedim.

Bilgisayardan bahsediyor :)

02 Kasım 2009

2 yaş 2 ay 2 hafta 2 gün :)

Ömer'im, bugün tam 2 yaş 2 ay 2 hafta 2 günlük :)

31 Ekim 2009

Mimli kadın :)


Güldem beni mimlemiş ,fazla vakit kaybetmeden görevimi yerine getireyim ki ,huyumdur kaldı mı kalır :)

1) Bloğuna neden bu ismi verdin?

Aslında bu bloğu ilk a.tığımda adı PAMUK PRENS idi.Nedeni ise 17 ağustosta kucağıma konan pamuk gibi bir oğlandı.
Ama zaman ilerledikçe baktım oğluş büyüyor ,pamuk prens fazla bebeksi kaldı,benim pamuk prensim oldu küçük prens :)

2)Bloğu yazarken attığım star tiribim ,

Sadece sessizlik ,valla başka bir şey istemiyorum.
"Gel anne oyun oynayalım " yada "bıyaksana anne " sesi olmadan özgürce klavyeye dokunmak ve istediğimi paylaşmak :)

3)En son satın aldığın garip şey,

Bana bir beden küçük bir pantolon.Garip bir durum gibi gelmese de aslında garip ,çünkü o bedene inmem imkansız :)Ama garipliği erken farkedip iade ettim :)

4)Şeker gibi olduğun anlar,

Deniz kenarında kumsalda güneşlenirken yada tatile giderken :) diğer zamanlarda şeker gibi olmuyorum pek :)

5)Arkadaşım sormayın dediğiniz şey ,

Pek böyle bir cümlem olmaz.Zaten beni o derece bunaltan olmadı hiç.

6)Aynaya bakınca gördüğün,

Esin :)

7)Kendini okutan blog ,

Doğal olduğu gibi ,reyting gütmeyen :)

8)Bu blog sahibesini nerde görürsün ,

Okulunda,alışverişte,her zaman alacak bir şey bulduğu ikea da , birde oğluşunun dilinden düşürmediği kagfugda -carrefuar- :)

Mimledim mimledim ben de Sihirli mutfaktan betül ,yeni bir rüya,zeynebinberili ,nilsulu hayatı mimledim.....

12 Ekim 2009

öMeR


Börek üstü ağzı bulamaç halinde , yemyeşil çayırlarda ,arkada anne fonunda,çirkin ama komik ,karışık saçlı ,johny traşlı şeker mi şeker bir ömer yiğit....

06 Ekim 2009

Esin anne!!!


Çanakkalede bir yerlerdeyiz,koca kişisi ile yol konusunda konuşuyoruz.Sitem halindeyim...Arkadan duruma küçük bir yorum geldi.

Ömer...Esini de ara sıra dinle baba.
Ben...!!!!!
Ben....İbrahim ömer ne dedi?
İbo....Esinide ara sıra dinle baba ,dedi :)
Ömer....Evet

Oğluşum benim askerlik arkadaşımda :)
Ama arada bana "esin anne " diyen bir çocuk için normal tabii:)

Çanakkale gezimiz


Aslında çok başkaydı planlarımız,hazır dört günlük bir tatilimiz-tatilim pazartesi okulda boş günüm salı yani bugünde istanbulun kurtuluşu tatil,hafta sonuyla ettimi 4 uzun gün- varken bir antalya yapalım dedik.Ama babamın pazartesi anjiyo randevusu yüzünden vazgeçtik.Babam anjiyo olurken-daha öncede olmuştu,oldukça yorucu bir tetkik- antalyalarda denize girmek istemedim,istemedik.
Ama tatile niyetlenmişiz ya,biraz hayal kırıkılığı oldu ama yapacak birşey yok ,bizde dedik sadece hafta sonu birşeyler yapalım.Ve çanakkaleye gitmeye karar verdik.Zaten eşim ne zamandır gitmek istiyordu ,ben daha önceden gittiğimden sırf sevgili için ,gönlü olsun ,oğluşunda milli bilincinin şimdiden tohumları atılsın diye gittik.
Akşamdan hazırladığım aparatifler ve böreklerle yolculuğa başladık .
Daha yolculuğa başlarken köprünün üstünde ömer,sabah kahvaltısında yediklerinin tümünü çıkarınca ,dedik galiba zor bir yolculuk olacak.Ama çok şükür ki öyle olmadı :)
Çocuğun eline resim yapsın diye defter verilir ve çocuk bu şekilde 15 dakika başı önünde araba koltuğunda ,araba yoldayken resim yaparsa başka bir sonuç olmazdı tabiiki :)

Eşimin yol bilgisayarına kısa yol yazmasından dolayı istanbuldan çanakkaleye neredeyse otoban hariç hep köy yolllarından gittik.
Elimizde nerede olduğumuzu kestirmeye çalıştığımız harita,fonda 100 metre sonra ilk sola dönün talimatlarıyla, evreşeden bile geçtik :)Hatta yaklaşık 45 dakika yolculuk yaptığımız çakıltaşlı bir yolda ,sadece traktör,keçi ve göz alabildiğince hasat yapılmış tarla gördüğümüzü bizden başka araba olmadığını söylersem hiç abartı olmaz.Ama hepimiz pek bir eğlendik.



EŞim arada çakıltaşları arabanın içine yaptı desede,ömer bol bol hastası olduğu traktör görmekten,bizde hayatımızda gördüğümüz en güzel serinliğin altında piknik yapmaktan son derece keyifliydik.
Gps cihazının hakkını hiçbir zaman yiyemem,noktasına kadar bizi gitmek istediğimiz yere götürdüğü gibi böyle güzel şeylerde bize katıyor:)
Cumartesi öğlen gibi 3,5 saatlik bir yolculuktan sonra geliboluya vardık.İlk gün kara savaşlarının yapıldığı yerleri ve o civardaki şehitlikleri gezdik.

Ben 4 yıl evvel gittiğim çanakkale ile şimdi çanakkale çok farklıydı.
Şehitliklere ve abidenin yakınına anıtlar yapılmış.Mevcut tabyalar 85 yıl sonrada olsa da yeni yeni ortaya çıkarılıyordu ,uzun zamandır açık olanlar da tadilata girmişti.
4 yıl evvel anıt halinde olmayan şehitlikler anıt haline getirilmişti.
Rehberin anlattığına göre şehitlerimizin de sadece yüzde 5 inin mezarını yapılabilmiş Ve çoğu isimsiz.
Çanakkale harbiden geriye kalan sadece salim mutlu müzesinde olanlar ve tanıtım müzesindekiler :( Nedeni ise gayet basit.
Rehberin söylediğine göre 50-60 lı yıllarda yöre halkı,buldukları demir içeren herşeyi -tüm savaş kalıntılarını -hurdacılara satmışlar:(
Cahillik ve o dönemde yönetimde olanların olaya müdahale etmeyişi ,bu sonucu hazırlamış.Hatta rehber birçok daha eskice olan anıt yada şehitliğimizin,yabancılar burada kendi askerlerine anıt yapınca ,yapıldığını söyledi .Duyunca insanın yüzünde acı bir gülümseme oluyor.
Bizim tarih bilincimiz çok geç oluşmuş,ama bu arada da geriye sadece bir avuç birşey kalmış.Acı bir gerçek...


Pazar günü deniz savaşlarının olduğu yerleri gezdik.Abideye giderken muhteşem bir kumsala rastladık,heme açtık çıkınımızı ve deniz manzaralı sandal üstü pikniğimizi yaptık.
Ömer denize girelim diye çok ısrar etti.Aslında hazırlığımızda tamamdı ama ömer hala gribin etkisini üstünden atamamışken ,bir de rüzgarlı bir hava olunca denize girmedik.Ama giren çoktu,onuda belirteyim.



Truva atı ,çanakkale merkez ,şehitlikler,abide,müzeler,alçıtepe daha bir sürü yer gezdik.Otele sadece uyumak için gece 12 gittik.Kahvaltının akabinde hemen çıktık.Ve ancak gezmeyi yetiştirebildik:)Dönüş yolunda tekirdağ köftemizi yiyip,akşam çayımızı mimarsinanda oturan halamızda içtikten sonra gece bir vakit evimize vardik :))

Not:Babamı merak edenler için anjiyo sonucu ii,ameliyatlık bir durum yok.Çok şükür...

Vee fotoların altında eylül gözüküyor,tarih takvimi 1 ay geriden gidiyormuş :)

27 Eylül 2009

Ali dede o sana büyük,büyük :)

Ali dede- Ömer annenin terliklerini ben giyeyim mi? Benim terliğim yok.
Ömer-Ali dede teylik sana büyük ,büyük.Sana olmas.Giyme sakın ,o annemin...
Ali dede-Ama benim terliğim yok ben giyeyim.
Ömer-Olmaaaass.O annemin.

Oğluşumun bahanesine bakarmısınız ,büyükmüş :)
Bu küçük adam çok komik yaaa.
Böyle zamanlarda aklımda hep bir arkadaşımın sözü ,bunlar folik asit çocukları :)
....................

Zeynep beni çoook uzun zaman önce sobelemişti.

Yaratıcı blog ödülüne beni layık bulmuştu.Teşekkürü öncelikle borç bilirim :) Konu hakkımdaki yedi ilginç gerçek.

Daha önce benzeri bir konu ile sobelenmiştim.
Ve uzun uzun yazmıştım.O yüzden tekrar yazmıyorum.Benim ilginç hallerim işte burada

Benimde 7 kişiyi sobelemem lazım geliyor,ama gördüğüm kadarıyla tüm blog dostlarım sobelendi zaten.