13 Kasım 2010

Kreş sorunsalı



Muratın ilk doğduğu dönemde iki çocuklu bir arkadaşıma ,ömeri kreşe gönderip göndermeme konusunda kararsız kaldığımı söyledim.Arkadaşım kızının yeni kardeş geldiğinde evden gönderildiği fikrine kapılmaması için , dayanabildiği kadar dayandığını sonrasında bebeği 6 aylık olduğunda ,kızını kreşe gönderdiğini söyledi.

Doktorumuza sordum bu konuyu ,doktor murattan önce ömerin kreş tecrübesi olduğu için göndermemiz de bir sakınca olmadığını söyledi.
Ömerin ben gebeyken oyun grubu şeklinde de olsa 2 aylık bir kreş tecrübesi var,ancak ben yine de ömere sordum gitmek isteyip istemediğini,sonuçta kreşe gidecek olan ömerdi.

Ömer, kreş bitti anne ben mezun oldum,murat ve senle ben evde kalmak istiyorum, deyince bende göndermeme kararı aldım,en azından ben okula başlayıncaya kadar.Ben başlarken onu da başlatmayı düşünüyordum kreşe...

Son zamanlarda ise ömerin hırçınlıkları bir nebze düzelse de ,benimle birlikte sürekli evde vakit geçirmesi ona haksızlık gibi geliyor bana,sürekli onu eğlendirebilmek ve oyalamak için eğlenceli bir şeyler bulmak çok zor,arkadaş da arıyor zaman zaman...

Şimdi kreş kararımı yeniden gözden geçiriyorum...


11 Kasım 2010

Takip ediliyorum

Takip ediliyorum,hemde her an...
Gözü sürekli üstümde...
Her an beni seyrediyor...
Ne yaparsam yapayım...
Onun yanındayken,tv seyrederken,evi toplarken,bulaşık yıkarken ,odadan çıkarken,odaya girdiğim anda gözü hep bende...
Nasıl sevgi akıyor,gözlerinden...
Ben daha gülmeden gülmeler,agular,kucağıma geldiğinde yüzümle oynamalar,omzuma aldığımda sevinç çığlıkları yada başkasından bana gelirken herkesi şaşırtacak bir iç çekiş.
Muratla yine yeniden bir aşk yaşıyorum,ömerimide içine katarak...

Sevdiceğimin yeri ayrı tabii :)

9 Kasım 2010

Bir devrin sonu



Artık hayatımızın başköşesinde caillou yok.Bu kadar uzun bir samimiyetten içim bayılmıştı zaten.
Her dakika yumurcak tv de caillou beklemek, olmadı internetten izlemek yok artık.
Zevklerimiz şekillendi,farklılaştı.
Favorimiz, Arka bahçede bilim.Seyrederken gözünü bile kırpmıyor.
Beraber izliyoruz ,ne keyifliyim anlatamam bende bayıla bayıla izliyorum.Çok ilginç ve öğretici deneyler yapıyorlar.
Allahtan anne bunları bizde yapalım demiyor,henüz :)
Yoksa bu halimle bir de fen deneyleri ne eğlenceli olurdu dimi ?

8 Kasım 2010

Zorluk neymiş bugün gördüm desem


Yoğun iş temposundan dün akşam eve gelmeyen sevgili,beni iki tane ilgi, özen ,sevgi bekleyen ,farklı kategorilerde yer alan canavarlarla başbaşa bıraktı.
Gece emzir ,uyut ,yatır ,çişe kaldır,tekrar emzir ,alt değiştir ,gene emzir derken sabah oldu.
Meğer sevgili ne çok alırmış üstümdeki ağır yükü...

Sabah bir yandan kahvaltı hazırlayıp bir yandan muratın gönlünü eylemeye çalışırken,babam aradı.Kızkardeşimin zehirlendiğini ,evde yatak döşek yattığını ve annemin onun yanına gittiğini,bugün gelmeyeceğini söyledi.Akabinde de haftada iki gün bana temizlik vs için gelen ayferin kızının ateşlendiğini öğrendim telefonda, o da gelemiyordu bugün bana.

Kaldım mı gene iki afacanla başbaşa.Evde almış başını gidiyor tutamıyorum.

Bir de sağlık ocağına gitmem lazım,illa bugün gelin denildi,bebeğin sağlık ocağında kaydı olması gerekiyormuş.Ama bebek arabası ,sevgilinin arabasının bagajında.Mecbur giydirdim danaları ,biri kucağımda biri eteğimde çıktık yola.

Bindik taksiye, iki durak mesafede ki sağlık ocağına gittik.İşimizi halletik.Dönüşte yürüyelim dedim ama benim max boyutlarındaki murat efendi ile çok zor oldu.Kolum düştü resmen.

Eve geldik binbir zahmet,bu sefer de önce evi topla,çamaşır yıka, ömerin banyosu ,yok yemeği ,yok aktivitesi derken öğlen 3 oldu.
Aktivitesiz de olmuyor,anane ile hergün birşeyler yapıyorlar.Resim ,fon kağıdı ile kes yapıştır vs.Şimdi anane de yok iş başa düştü.
Bizde aktivite olsun diye supangle yaptık beraber bugün :)Supanglemizi yedik ömeri uyuttum.Murat bu arada ne yapıyor derseniz yavrucak,oyun parkındaki kediyle aguluyordu :)

Şimdi ayağımda uyuyan muratla yazıyorum bu postu :) Kolumda hala tutmuyor :))

5 Kasım 2010

...


Son derece berbat geçen ,bütün boktan şeylerin üstüste geldiği bir aydan sonra, nihayet birşeyler yazabilecek kadar iyi hissediyorum kendimi.
Bazı sıkıntıları hallettik bazıları ise sürünceme de kaldı.Hayırlısı olsun...

Bu aralar aklımda hep aynı sözler...

"Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?" Şems/ Aşk/ Elif Şafak

5 Ekim 2010

Pizza olsun çamurdan olsun


Aslında yazmaya gerek yok dedim ama bu bir günlük bunu da bir yere not düşmek de lazım dedim.Yazayım o zaman :)
Ömerin çok sevdiği bir şey varsa eğer yemek anlamında,her zaman durum bir komediye dönüşür.
Mesela tavuklu pilav veya pizza.Birden obur bir tavşana döner bizim peter pan.

Dün akşam yemek yapmaya fırsat olmadığından sebzeli pizza söyledik.İki kutuyu koyduk ortaya ,

Ö-Anne bu kutu benim,diğerini siz yiyin.
A-Tamam ömer ,ye hadi pizzanı.
Yerken birden,
Ö-Anne elindeki pizzadan bana bir lokma versene,sen benim annemsin,yedir beni.
A-Ömer elindekini ye,elinde pizza var.
Isırıp,
Ö-Sen de yedir anne
Sonunda dayanamayıp elimdeki pizzayı alıp,
Ö-Anne bu pizza acı,çocuk pizzasıymış.Sen yeme.
A-!!!!!
B-!!!!!

Baktık olmuyor o doyana kadar bekledik,sonra yedik pizzayı :)

Pilav olunca da durum farklı değil,önce benim pilavımı beraber yiyoruz,sonra o kendi pilavını yiyor.Kendi pilavını yemesini söylediğimde cevabı dudak bükerek "Ama ben seninkini yemek istiyorum "oluyor.

Normalde ise yemek yedirebilmek için kırk dereden su getiriyorum ,çubuk kraker kıvamında her daim bu yüzden.

4 Ekim 2010

Aman travmatik olmasın



Herşey muratla değişti evde...

Tuvalet eğitimini aldığımızda 2 bile değildik,şimdilerde geri döndük en başa.
Hergün birkaç kez üstümüze yapıyoruz çişimizi,neden diye sorunca da cevap ya "bilmem" yada "yaptım işte"
Öpüyoruz kokluyoruz ,olsun diyoruz.

Bebek arabasını hep çok sevdik 1 yaşına kadar binmek için sonrasında sadece itip sürmek için.Şimdiler de yine çoook seviyoruz binmeyi, murat içindeyse bile " çıkar anne muratı ben binicem artık " diyerek.
Muratı kucağımıza alıyoruz,onu bindiriyoruz.

Isırmayı ,vurmayı, tükürmeyi 2 yaşında çoktan geride bırakmıştık.Şimdilerde muratı anne ve baba hariç kim kucağına almışsa belki bir tekme belki bir tokat olmadı tükürük yiyor ömerden.
Muhatabın anlayışlı olması için bazen sözle,bazen kaş gözle uyarıyoruz,bazen ömerle konuşuyoruz,anlatıyoruz.

Yeni kardeş psikolojisinin kuma psikolojisine benzediğini hatırlıyoruz,onu anlamaya çalışıyoruz...Travmatik hale getirmemeye çalışıyoruz.

Bekliyoruz ,ömeri öperek, koklayarak, severek ,açıklayarak ama daha var sanırım alışma sürecinin bitmesine :(

Çeşit çeşit kaynak araştırdığım,okuduğum bir dönemde ilaç gibi geldi


Bu yazı bana...Bir nevi bugüne kadar okuduklarımın özeti ,okuyun lütfen.

Ömerdeki etkilerini yazıcam ilk fırsatta...

28 Eylül 2010

organised chaos bunlar


Spontane oluşan kollara dikkat...

Hava salyalı sümüklü evde


Evde sevgili hariç herkes hasta.
Önceden hastalıklar benden ömere,ömerden bana bulaşırdı.Sevgili doğuştan bağışık zaten.
Şimdiyse hastalık bulaşacak bir de murat var,evin havasındaki bulaşıcı sümük dalgasından o da nasibini aldı haliyle.
Anne sütü ile geçer umarım.
.....
Doğumdan kalma 6-7 kilo kadar fazlam var.Diyet yapayım artık diye düşünürken ,gözüme çarpan 2 aylık bebek gelişimini anlatan bir yazının sonunda "Henüz diyete başlamayın lütfen ,sütünüz azabilir " diye bir yazı gördüm.Sanırım bu mesaj banaydı. Vazgeçtim :)
....
Ayaklarım hala 41 olduğundan -ki hala balık eti formundayım malum- eski ayakkabılarım olmuyor ,yazlık sandaletleri ve kıyafetleri giymek için de hava pek bir serin.
Alışveriş yapmak lazım ama biri gazlı, biri yeni kardeş travmalı iki küçük danayla nasıl olur bilmem :)

23 Eylül 2010

Sling mevzusu

Muratın aşırı gazına en iyi çözüm olduğu için sürekli kucağımda taşıyorum ama belim iki gündür çok kötü.Muratı kucağıma alıp doğrulmam çok zor oluyor.
Sling almak şimdilik en iyi çözüm gibi.
İnternetten slingleri araştırdım ama tam olarak neye ihtiyacım var,hangisi daha kullanışlı ve uzun vadeli,nerden alabilirim, konusunda pek de bir şey bulamadım.
İnternetten satış yapan bir -iki yer buldum ama denemek ve almak taraftarıyım.
Önerilerinizi bekliyorum...

22 Eylül 2010

Evdeki gidişat ve bir methiye


Yavaşça bir düzen oturuyor gibi evde.Ama sadece gibi.
Sabah uyandığımızda eğer murat uyuyorsa pek problem olmuyor en azından sabah saatleri için.Ömerle kahvaltımızı yapıyoruz,biraz oyun oynuyoruz belki yap-boz yada kitaplarından bir kaç sevdiği aktivite.
Murat da sabah bizimle uyanmışsa o zaman problemler oluyor tabii.
Murat kucağımda -ki kucağımda sürekli ıkınıyor ,gaz problemimiz tavanda- su kaynatıp ,sahanda yumurta yapıp bir yandan sofra hazırlamaya çalışıyorum.Ömer yerken ,bende belki bir iki lokma ağzıma atıyorum.
Bazense baktım olmayacak hemen anneme bir aloo ,sabahtan annemi çağırıyorum.

Öğlense annem geliyor her gün.Annem gelince ben de rahatlıyorum çok.
Çamaşırı bulaşığı makinaya atıyorum.Öğlen yemeğini hazırlıyorum çarçabuk.Murat ya yatağında oluyor yada anane kucağında.Ömere yemeğini yediriyorum.Biraz ömerle biraz da muratla ilgileniyorum.Ömeri uyutuyorum.
Murat kafasına göre takılıyor tabii uyku konusunda :)

Akşam olmadan annem eve gittiğinde ise asıl sıkıntı başlıyor.Ömer uyandığında ilgi bekliyor,murat genelde o saatlerde uyanık,ben yorulmuş.
Ömer kitap okumak ister,oyun oynamak ister,meyve ister ,ısrar eder.
Bazen muratı emzirirken kitap okuyorum ömere,bazense koltukta ben ve murat yolcu, ömer kaptan yol alıyoruz masallarda.

Akşam saatleri ise günün en sevdiğim saatleri.

8 gibi gelen sevgili,en iyi yardımcı.Üstünü değiştirip ,elini yıkadığı anda iki oğlumuzla da aynı anda ilgilenirken benim tüm günün yorgunluğunu üstümden atmama fırsat tanıyor.Onları izlerken dinleniyorum sanki.
Biliyorum ki gecenin tamamında artık benimle birlikte ,en az benim kadar koşturacak biri var.Ömeri gece çişe tutacak,muratın gece belki 3 de ,belki 5 de gazını çıkaracak,uyutacak ve bundan mutlu olacak.
Oğulları uyurken sessizce şükredecek bir baba ,benim sevgilim.

Şimdilik böyle işte ,sonrası :)))

21 Eylül 2010

Geldi


Blogcu anne de prof. dr. sabiha paktuna keskinin "çocuğunuzun yeteneğini keşfedin" kitabını internetten kayıt yaptırmak koşuluyla ücretsiz gönderildiğini okumuştum, birkaç gün evvel formu doldurdum.
Kitap bugün geldi,gerçekten çok hızlılar :)
İsteyenler için bir tık yeterli.::

not: Kargo ücreti 4,5 lira, ödemesini siz yapıyorsunuz.

20 Eylül 2010

Peter Pan'ımın gecikmiş birthday'i



Ömerin ramazan ve lohusalık nedeniyle geciktirilmiş doğumgününü yaptık bu hafta sonu.
Altı erkek çocuğun güle oynaya koşuşturduğu,kavga ettiği,hırsız polisçilik oynadığı;en sevdiğimiz dostlarımızın bir araya geldiği hepimizi çok mutlu eden bir doğumgünü oldu bu .

Günler önceden nasıl yapıcam sıkıntısının bana vurduğu ama ,1,5 aylık bir lati lokum ve 3 yaşında bir peter pan'a rağmen annem ,kuzenimin yardımıyla altından kolayca kalktığım bir parti oldu.Bir sürü güzel mamalar yaptım.


Pastamızı pastacı rapunsel yaptı,çok şık ve lezzetli bir pastaydı.
Üzerinde kayu ve ömerin şekerden modelinin olduğu ,gece boyu çocukların yıldızı olan pastamız için rapunsele çok teşekkürler...

16 Eylül 2010

Evimize geldik...


Ananemiz bize kıyamadığından öğlenleri bizimle.Buna rağmen tüm gün koşturma halindeyim.Dört günde 1 kg verdim koşturmadan.
Ömerle muratı bir dakika bile yalnız bırakmak mümkün değil.Ömer hemen saldıray durumuna geçiyor.
Ömerin tüm karakteri eve gelmemizle değişti,ananede ömerle oynayacak ilgilenecek çok insan olduğundan bazı şeylerin sanırım farkında olamadı.
Eve geldiğimizden beri ısırma,tükürme,vurma her türlü vukuat ömerde mevcut.
Tamamen başka bir çocuk oldu.O sakin, mutlu ömer gitti.
Allahtan asabiyeti babasıyla bana....

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...