31 Ocak 2009
28 Ocak 2009
Tiyatroya dittik :)



Ve oğlumun en son, en yakışıklı pozu.Bakarmısınız oğluşuma, gamzesini yerim ben bu küçük adamın :)
22 Ocak 2009
21 Ocak 2009
Sömestir tatili :)

-Ayşe kulinin yazdığı sondan bir önceki "veda" adlı kitabı ömere rağmen -yarım kalmıştı-bitirilmeye çalışılacak.Ve de mümkünse son kitabına başlanacak :P
Fazla hayal kuruyorum galiba :)
-Ömerle bol bol sosyalleşilecek.
İlk olarak profilodaki küçük kara balık tiyatrosuna gidicez.Hemde ücretsizmiş :)Sonrasına da bakıcaz .Zaten blogda yaptıkça yazarım :)
-Araba çalışmalarına devam.
Bu yaza kadar bu işi tam anlamıyla öğrenmem lazım.Yazın kızkardeşim evlenecek.Hem burada ,hem de iskenderunda düğün olacak.O zamana kadar öğreneyim ki uzun yolda iskenderuna giderken arabayı eşimle dönüşümlü kullanalım.
-Şu kalan son 2 kilocuk ve göbecik verilecek.
Bu iki kiloyu verdim aldım, verdim aldım .Ama bu sefer kararlıyım.Hadi bakalım.
-Kızkardeşime masa örtüsü işlenecek
Etamin işine bayılıyorum,ona da bayıla bayıla yapıcam.Tabii annemin yardımıyla,ömerle ilgilenecek biri lazım.
-Ömerime bol bol yeni yemekler denicem.
Mesela ona hiç mücver yapmadığı farkettim.Onu yapıcam.Tabii bu arada yemek bloğu olan arkadaşlarımdan da bol bol yardım alıcam.
-Bloğuma daha sık yazıcam.
Artık daha sık geliceksiniz yani :)))))Ve herkesleri ayrıntılı okuycam
-Eh tabii bol bol gezilecek :)
19 Ocak 2009
Pek bir kıymetlidir :)

Ömer 17 aylık

15 Ocak 2009
Sabah dialogları
anne..........noldu oğlum
kuzucuk....mamma
anne..........acıktın mı oğlum?
kuzucuk....heeeeeee
anne ve baba .......... :)
anne kalkıp mutfağa doğru yönelirken ömer babasının elini tutup , hooooop efecttiyle yataktan kaldırıp onuda mutfağa getirir :)Hem çok dilli hemde çok güçlüdür oğlum çooook :P
14 Ocak 2009
Boykot.

PEKİ BU NASIL OLUYOR?Farkında olmadan aldığınız her israil malı ile israil bütçesine bununla paralel olarak israil ordusuna bir yardım ediliyor. Bu şekilde Amerika’nında desteği ile güçlenen 7 milyon nüfuslu israil 2 Milyar Müslümana meydan okuyor.
NE YAPILABİLİR?Bu konuda bireysel olarak yapılabilecek en etkili yollardan biri de İsrail ve İsrail’e destek veren ülkelerin mallarını boykot etmek. Bunu yapmak da oldukça kolay.
BARKOD NUMARASINDAN ANLAYABİLİRSİNİZAldığınız ürünün barkod numarasındaki rakamların açıklamalarını ve hangi numaranın hangi ülkeye ait olduğunu kolayca bulabilirsiniz.

DİKKAT EDİLECEK NOKTA…
Türkiye’nin kodu 869′dır fakat bazı yabancı firmalara ait ürünlerde 869 barkod kodu ile başlayabiliyor! Burada dikkat etmek gerekiyor.Aldığınız ürünün Barkodu 729 ile başlıyor ise siz zaten elinizdeki ürünle Filistine kurşun sıkmış oluyorsunuz amma 869 ile başlayan israil ve amerika destekcisi ürünlerlede dolaylı yoldan aynı eylemi gerçekleştirmiş oluyorsunuz!Bu konuda göstereceğiniz hassasiyete güveniyoruz!
İsrailin barkod ülke kodu: 729
Sadece bu barkod numarası ile başlayana ürünleri almayarak bile çok önemli bir şey yapacağımızı düşünüyorum.
Kaynak:turktime.com ve filistinicin.neyapabilirim.net
13 Ocak 2009
Başlık bulamadım.

12 Ocak 2009
Herşeyi kaçırdık.

11 Ocak 2009
Adres değişikliği :)
10 Ocak 2009
Artık burada yayındayız:)

9 Ocak 2009
Hem hasta hemde anne olmak ne zormuş :(

Bugün montunu giydirip annemlere gitmek için tam çıkarken bizimki kafasını gösterip
8 Ocak 2009
Duygularıma tercüman oldu :)
...İşte en büyük hayalim,kendimi hep böle hayal ediyorum :)
Anne ne demek;
* Yenilen her lokmadan sonra alkış kıyamet koparan,şenlik havasına bürünendir.
* Çıkan her pirinç tanesi diş için tüm hısım akrabaya telefon açandır.
* Tüm hafta hayalini kurduğu pazar kahvaltısına oturup asla yiyemeden kalkandır.
* Sabaha kadar kırk sefer uyanarak,sabah kalkıp zombi gibi işe gitmektir.
* İşten eve geç gelmenin vicdan azabıyla bebeklerinin yanına kıvrılıp saatlerce koklayandır.
* Tatil yapamamanın kitabını yazandır.
* Eskiden hergün uğradığı kuaförünün yolunu unutandır.
* Çaydanlığın kapağı ile pet şişeyi kapatmaya çalışandır.
* Parça pinçik olmuş pazar gazetesini birleştirip okumaya çalışandır.
* Gecenin bir yarısı gözü kapalı süt ısıtıp,gözü kapalı geri dönendir.
* Saatlerce leblebi parmaklı ayakları öpmekten sonsuz keyif alandır.
* Temcid pilavı tadındaki baby tv yi seyretmektir.
* Bebek şef şarkısı söyleyerek,fırsat bu fırsat deyip birşeyler yedirmeye çalışmaktır.
* Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak,mısırı tanelere ayırmaktır.
* İşten yeni gelmiş ve içeri ilk adımı atmışken,"Anne atttaaaaa" sözleriyle çark edip,en yakın parkın yolunu tutmaktır.
* Anne demek bebek havuzunda yüzmektir.
* Başka bir anneyi nerede görürse görsün "Seni çok iyi anlıyorum tatlım "bakışı atandır.
* Aşı takvimini ezbere bilendir.
* Kazara kendi için alışverişe gidip nasıl olduysa bebek kıyafeti dolu poşetlerle geri dönendir.
* Ne kadar sert olursa olsun hayır demeyi beceremeyendir.
* İşe yetişmek için düğmelerini bahçede ilikleyendir.
* Uyduruk ninni besteleyendir.
* Çantasında sürekli Oyuncak ,ıslak mendil ve kreker taşıyandır.
* Son teknoloji telefonu denize atıldığında ,diken diken olmuş her bir saçına rağmen,annecim telefonlar yüzemez diyebilendir.
* Anne demek eskisinden bin kat daha güçlü olmak demektir.
* Anne demek hayatının sonuna kadar ve sonunun da ötesinde birileri için endişelenmektir.
* Anne demek iki küçük melekle,gururla, küçük dağları ben yarattım edasında yürüyebilmektir.
* Anne demek yüreyini parçalara bölüp herbir parçayı özenle onlara sunmaktır.
* Anne demek 9 ay karnında taşımak değil,ömrünün sonuna kadar yüreğinde taşımaktır.
Ya resmen ben ve biliyorum ki aslında hepimiz :)
Oğlum nihayet ekmek yiyor :)

6 Ocak 2009
Son günlerde.
iddetli olarak öksüyordu ve nefes alırken hırlıyordu.Doktora çok korkarak ,ömerin bronşit olduğu endişesi ile gittik.Doktorumuz esra hanım ,ömeri muyane etti.Önemli bir şey olmadığını ciğerlerinin ve kulaklarının tertemiz olduğunu bunun son zamanlarda salgın olan nefes borusu iltihabı olduğunu söyledi.Sadece öksürük şurubu vermenin yeterli olduğunu söyledi.Tabii 1-2 gün verebileceğimiz ibufeni unutmayalım.
Aslında belirtilere bakıldığında gerçekten çok ürkütücü bir tablo vardı.Ama son derece pimpirikli olan doktorumuzun bile birşey yok demesi bizi çok rahatlattı.
Ömer şimdi iyice toparlandı,iştahı ve nefesi normale döndü.Sadece burun akıntımız kaldı.
Neyse asıl sadede geleyim ,anlattıkça anlattım :)Çok sevdiğim eczacı bir arkadaşımla konuşurken ,tanıdığı bir profesörün asla çocuklarına ve torunlarına antibiyotik kullandırmadığını ,rahatsızlanınca onlara papatya ,ıhlamur ve kekik karışımından oluşan bir çay içirdiğini söyledi.Zaten papatyanın antibiyotik özelliği varmış.
Ben zaten kahvaltıda ömere ıhlamur içiriyordum ,hemen gittim ertesi gün milupadan papatya çayıda aldımAslında papatya çayı bebekken bile içirebilicek bir çay ama ben gözden kaçırmışım işte :)
Ömer papatya çayını da bayağı sevdi bu arada :)
Aslında bütün tvlerde bir sürü doktor çıkıp ne varsa bitkilerde var diyor ya doğru ama tabii son derece dikkatli olmak lazım.Çünkü faydalı olacağını düşündüğün bir bitkiyi fazla kullanınca ,yarar yerine zarar oluşabilir.Sonuçta hepsinin içinde etken maddeler var .
....
Ömer oyun konusunda da büyük değişimler gösteriyor.Artık -çok şükür-kendi kendine oyun oynaya biliyor.Hatta geçende arabalarını tek sıra dizmişti.Gözlerimize inanamadık.Kendi kendine oğlum oyunlar bulup ,sessizce oynuyor :)
Hatta babası dizili arabalarda birini aldı diye kıyamet kopardı.Küçük beyin oyunuda bozulmayacak yani :)
Birlikte oynadığımız oyunlarda değişti.Kitap okuyoruz-resimli çocuk kiatpları okuyoruz.Ben resimlere göre onun anlayacağı bir şekilde hikayeler uyduruyorum-.
Lego yapıyoruz.Aldığımız ahşap arabanın üstündeki tahta şekilciklerle ototüü-otobüs,nönü-kamyon, ev ,kule yapıyoruz.
Puzzle yapıyoruz.
Ömer duvarlara resim yapıyor-karalıyor yani :)-,bende hemen peşinden siliyorum :)Hatta kendi kolunu bacağınada yazıyor.
Birlikte hamur bile yoğuruyoruz,oyun hamuru niyetine :)
Bizde yok yok yanii.
3 Ocak 2009
Ömerin başlıca mekanları :)
Bir numara tabii ki ,Anne kucağı :)Her daim sıcak ,güvenli.Hem sevgi hemde süt dolu :)Eee daha ne olsun :)
......İki numara eşimle tam aramız.Nerede olursa olsun :)Koltukta ,yatakta heryerde.En sevdiği iki insanın tam arasından daha güzel bir yer olabilirmi?-Gerçi bu durum bazen ömerin beni babasından kıskanması nedeniyle oluyor ama olsun.Paylaşılamayan kadın olmak çok keyifli :)-
......Üç numarada baba kucağında caddelerin gezmek geliyor.Yani mümkün olsa babasının kucağında tüm gün gezer.Tabii arada yukarıda görüldüğü üzre ,bana poz vermeyi de ihmal etmiyor.-Ömer artık fotoğraf makinasını görünce anne diyor.Artık bizi ne kadar özdeşleştirmişsse :)-
......Dördüncü sırada direksiyon var.Oğlum direksiyona aşık ,tuttu mu yapışıp kalıyor.Bazen ömeri direksiyondan ayırmak o kadar zor oluyor ki ,kendi koltuğuna bağlayıp yola çıktıktan 5-10 dakka sonra ancak susturabiliyorum .
......
Beşinci sırada-aslında ilk sıraya mı koysaydım bilmiyorum :)-abamız var.Anne sütünü bile unutturan yasemin yada didem ablalarımız ve onların kucakları :)
......Altıncı sırada parklar.Kaydırak, salıncak ,çocuk cıvıltıları ,kuşlar ,güneş inanılmaz güzel bir karışım .Ömerde her çocuk gibi bayılıyor parka :)
...... Yedinci sırada migros ve tansaşın alışveriş arabaları.Ömer bu alışveriş arabalarına bindi mi,artık indirebilene aşkolsun.Gördüğünüz gibi kamyon şoförü gibi havaya da girmiş,sol eline bakarmısınız :)
.......
Sekizinci sırada alışveriş merkezi var.Yere koyduğumuz anda bizden koşarak uzaklaşıyor .Bizde peşinden tabii.Gerçi ben genelde mağazaları gezmeyi tercih ediyorum :) ama babamız sağolsun peşinden fellik fellik geziyor :)
.....

1 Ocak 2009
Çorap!
