Nasıl mutluyum anlatamam ,ömer çok uzun zamandır-en son ne zaman yediğini hatırlamıyorum bile, o kadar oldu yani - ekmek yemiyordu.Dolayısıyla kiloda alamıyordu.Balık, et türleri ,sebze çorbaları,meyve vs vs yiyor ama ekmeğe burun kıvırıyordu.8 Ocak 2009
Oğlum nihayet ekmek yiyor :)
Nasıl mutluyum anlatamam ,ömer çok uzun zamandır-en son ne zaman yediğini hatırlamıyorum bile, o kadar oldu yani - ekmek yemiyordu.Dolayısıyla kiloda alamıyordu.Balık, et türleri ,sebze çorbaları,meyve vs vs yiyor ama ekmeğe burun kıvırıyordu.6 Ocak 2009
Son günlerde.
iddetli olarak öksüyordu ve nefes alırken hırlıyordu.Doktora çok korkarak ,ömerin bronşit olduğu endişesi ile gittik.Doktorumuz esra hanım ,ömeri muyane etti.Önemli bir şey olmadığını ciğerlerinin ve kulaklarının tertemiz olduğunu bunun son zamanlarda salgın olan nefes borusu iltihabı olduğunu söyledi.Sadece öksürük şurubu vermenin yeterli olduğunu söyledi.Tabii 1-2 gün verebileceğimiz ibufeni unutmayalım.
Aslında belirtilere bakıldığında gerçekten çok ürkütücü bir tablo vardı.Ama son derece pimpirikli olan doktorumuzun bile birşey yok demesi bizi çok rahatlattı.
Ömer şimdi iyice toparlandı,iştahı ve nefesi normale döndü.Sadece burun akıntımız kaldı.
Neyse asıl sadede geleyim ,anlattıkça anlattım :)Çok sevdiğim eczacı bir arkadaşımla konuşurken ,tanıdığı bir profesörün asla çocuklarına ve torunlarına antibiyotik kullandırmadığını ,rahatsızlanınca onlara papatya ,ıhlamur ve kekik karışımından oluşan bir çay içirdiğini söyledi.Zaten papatyanın antibiyotik özelliği varmış.
Ben zaten kahvaltıda ömere ıhlamur içiriyordum ,hemen gittim ertesi gün milupadan papatya çayıda aldımAslında papatya çayı bebekken bile içirebilicek bir çay ama ben gözden kaçırmışım işte :)
Ömer papatya çayını da bayağı sevdi bu arada :)
Aslında bütün tvlerde bir sürü doktor çıkıp ne varsa bitkilerde var diyor ya doğru ama tabii son derece dikkatli olmak lazım.Çünkü faydalı olacağını düşündüğün bir bitkiyi fazla kullanınca ,yarar yerine zarar oluşabilir.Sonuçta hepsinin içinde etken maddeler var .
....
Ömer oyun konusunda da büyük değişimler gösteriyor.Artık -çok şükür-kendi kendine oyun oynaya biliyor.Hatta geçende arabalarını tek sıra dizmişti.Gözlerimize inanamadık.Kendi kendine oğlum oyunlar bulup ,sessizce oynuyor :)
Hatta babası dizili arabalarda birini aldı diye kıyamet kopardı.Küçük beyin oyunuda bozulmayacak yani :)
Birlikte oynadığımız oyunlarda değişti.Kitap okuyoruz-resimli çocuk kiatpları okuyoruz.Ben resimlere göre onun anlayacağı bir şekilde hikayeler uyduruyorum-.
Lego yapıyoruz.Aldığımız ahşap arabanın üstündeki tahta şekilciklerle ototüü-otobüs,nönü-kamyon, ev ,kule yapıyoruz.
Puzzle yapıyoruz.
Ömer duvarlara resim yapıyor-karalıyor yani :)-,bende hemen peşinden siliyorum :)Hatta kendi kolunu bacağınada yazıyor.
Birlikte hamur bile yoğuruyoruz,oyun hamuru niyetine :)
Bizde yok yok yanii.

3 Ocak 2009
Ömerin başlıca mekanları :)
Bir numara tabii ki ,Anne kucağı :)Her daim sıcak ,güvenli.Hem sevgi hemde süt dolu :)Eee daha ne olsun :)
......
İki numara eşimle tam aramız.Nerede olursa olsun :)Koltukta ,yatakta heryerde.En sevdiği iki insanın tam arasından daha güzel bir yer olabilirmi?-Gerçi bu durum bazen ömerin beni babasından kıskanması nedeniyle oluyor ama olsun.Paylaşılamayan kadın olmak çok keyifli :)-
......Üç numarada baba kucağında caddelerin gezmek geliyor.Yani mümkün olsa babasının kucağında tüm gün gezer.Tabii arada yukarıda görüldüğü üzre ,bana poz vermeyi de ihmal etmiyor.-Ömer artık fotoğraf makinasını görünce anne diyor.Artık bizi ne kadar özdeşleştirmişsse :)-
......Dördüncü sırada direksiyon var.Oğlum direksiyona aşık ,tuttu mu yapışıp kalıyor.Bazen ömeri direksiyondan ayırmak o kadar zor oluyor ki ,kendi koltuğuna bağlayıp yola çıktıktan 5-10 dakka sonra ancak susturabiliyorum .
......
Beşinci sırada-aslında ilk sıraya mı koysaydım bilmiyorum :)-abamız var.Anne sütünü bile unutturan yasemin yada didem ablalarımız ve onların kucakları :)
......Altıncı sırada parklar.Kaydırak, salıncak ,çocuk cıvıltıları ,kuşlar ,güneş inanılmaz güzel bir karışım .Ömerde her çocuk gibi bayılıyor parka :)
......
Yedinci sırada migros ve tansaşın alışveriş arabaları.Ömer bu alışveriş arabalarına bindi mi,artık indirebilene aşkolsun.Gördüğünüz gibi kamyon şoförü gibi havaya da girmiş,sol eline bakarmısınız :)
.......
Sekizinci sırada alışveriş merkezi var.Yere koyduğumuz anda bizden koşarak uzaklaşıyor .Bizde peşinden tabii.Gerçi ben genelde mağazaları gezmeyi tercih ediyorum :) ama babamız sağolsun peşinden fellik fellik geziyor :)
.....
Dokuzuncu sırada cam önü var.Önceleri sadece oturarak-fotoda görüldüğü gibi-arabaları izleyen ömer zamanla evrim geçirdi bu şekilde oturmak artık onu cezbetmiyor ,cama tırmanıp araba izleme işini tehlikeli bir şekilde yapmayı tercih ediyor. 1 Ocak 2009
Çorap!

30 Aralık 2008
İyi yıllar :)
Olur ya.
Kalp durur ,akıl unutur.
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur ,nede unutur.............................Mevlana
Tüm blog dostlarımın yeni yılını kutluyorum.
2009 da herşeyin istediğinizden ve beklediğinizden çok daha güzel olması dileklerimle.Hepinizi ömerde bende kocamaaaaaaaan öpüyoruz :)
Bunlarda hediyeleriniz :)
29 Aralık 2008
Ömer, emir ve hamza
27 Aralık 2008
Abaaaaaaaaa :)
ototüüü-otobüsoğdu-oldu
hadi
damam-tamam
ad-at
nönü-kamyon,söyleyemediği bir şey olursa kendince isim veriyor.
tahti-taksi
O kadar çok kelimeyi kendince ama gerçek söylenişine çok yakın telaffuz ediyor ki şaşiriyoruz. Bunlar şu anda hatırladıklarım :)
Babasınında benim de isimlerimizin telaffuzu çok zor olduğundan söylemeye teşebbüs bile etmior.
Küçük bir dialoğumuz;
B-İbrahim de oğlum
Ö-baba
B-ibrahim de oğlum
Ö-babaaaaaaaa,çok sinirlendik :)
B-Peki esin de
Ö-anne
B-:)))))))
..........
Aba merakımızda ayrı.
Didem yada yasemin eğer bizdeyse ömer tüm gün boyunca abanın peşinde geziyor .
Sürekli nameli nameli abaaaaa,abaaaaa diye şakıyıp duruyor.
Abanın kucağında yemek istiyor ,aba ile oyalanmak istiyor,uyanınca anne diye çağırmak yerine aba diye çağırıyor.
Hatta ben işten geldiğimde-abası bizdeyse- normalde -anne memme memme ,diye peşimde gezen ömerin umrunda bile olmuyorum.Ömer yine aba peşinde.
Hangi abası varsa ,onun dizlerine kafasını koyuyor,sonrada abanın elini alıp başına götürüyor ki saçlarını okşasın.Yada abasının kafasını kendi dizine yatırıyor,kendi jiji jiji-cici-yapıyor.
Bazen abasının yüzünü uzun uzun seyrediyor,abasının kolunun altına giriyor.Aba aşağı aba yukarı.
Abaaa ,aba:)
Dayıları ile asla paylaşmıyor ve dayısı abasının yanına bile otursa cıngar çıkarıyor.
Ben bu durumda ne mi yapıyorum?Kah gülüyor ,kah serbest takılıyorum bazen oh ne rahat diyorum ama bu seyrek oluyor.
Genelde kayınvalide moduna giriyorum :)
Bu oğlan daha evlenmeden 16 ayına ve 83 cmlik boyuna bakmadan ,daha şimdiden abaları bana tercih ediyor :)Valla şimdiden böyleyse ilerde ;
Yandım ki ne yandım....
NOt:Abamız kapıdan çıkar çıkmaz ömer normal moduna dönüyor ve anne anne diye peşimden koşmaya başlıyor.Yani eski mutlu mesut günlerimize geri dönüyoruz.
24 Aralık 2008
Ed :)

Geçende eşimden ömerin altını değiştirmesini istedim,oda tamam dedi ama bilgisayarla oyalanıyordu ,ömer de o esnada yanımızdaydı ,sonra bir baktık bizim küçük adam odasından çıktı geliyor-hangi arada gittiyse - elindede bez paketi .Eşimde bende gözlerimize inanamadık.Ondan bez bile istememiştim. Sadece leb dedim yani :)
Taklit yeteneği de acayip komik oluyor bazen :) Nerden görmüşse parmağını yalayıp para sayıyor.
Doğaçlama yapan bir komedyenle yaşıyor gibiyim.(Eminim bu zamandaki tüm çocuklar öyledir :) Bir şey istemiyorsa hayey-hayır- le bizi durduruyor ve asla bu hayey in geri dönüşü olmuyor.
.....
Veee ete bayılıyoruz.
Dün annem güveç yapmıştı.Daha güveci görür görmez anane ed,anane ed demeye başladı.Annem de hemen bir tabak koydu.
Annem patates verdikçe ömer ,onuğğğ -onur dayıma ver demek istiyor :)- diyip onuru gösteriyor.Tabii bütün edler ona :)Çok uyanıktır oğluşum:)
Kepte de durum aynı-köfte :)-
Oğlum ETÇİL yani :)
22 Aralık 2008
Son zamanlarda ömeeeeeğ :)
Camın önündeki sandalyeyi gösterip
"Anane otuğğğ kağga "- meali anane bu sandalyeye otur bana camdan kargaları göster:)
Evde eğer ömeeeeeğ -kendini çağırıyor,burada bir terslik var ama :)-diye bir ses duyarsanız bilin ki saklambaç oynuyorsunuz ve ömer sizin onu bulmanızı bekliyor:)
Bu oyuncak alışveriş arabası hiç bir şeyden çekmedi ömerin poposundan çektiği kadar :)İzin versek bizi de oturtucak.Anne otuğğğ,baba otuğğğ :)
Birde çelik kapımızın kolunun ulaşılabilir olması da ayrı bir durum teşkil etmekte,küçük beyimiz kapıyı açıp dışarı çıktığından kapımız sürekli kilitli.
21 Aralık 2008
Sanatçı ruhlu anne oğul :P
Ömere geçtiğimiz hafta parmak boya aldım.Toyikiden aldım ,poliart diye bir marka,önce markayı tanımadığımdan almak istemedim ama üzerinde kesinlikle zehirsiz ,su bazlı bir boya olduğunuda okuyunca-ve de poliart polisana ait bir markaymış- gönül rahatlığıyla aldım.Eve gelince tabii hemen ömerle çalışmalara başladık.Önce tabii ömere üstüne bulaştırma tehlikesine karşı kollu önlüklerden giydirdim.Birlikte daldırdık parmaklarımızı ve yukarıda gördüğünüz sanat eserini :P oluşturduk.Ömer bayıldı bu boyama işine,bir ara tadına da baktı gözle kaş arasında ama olsun :)

Buda ömerin annesinin yani şahsıma ait bir çalışma :)))))Acemi işi oldu biraz ama zamanla daha profesyonel olur :)
20 Aralık 2008
küçük kazalar
Alnımızdaki delik...
Ama ömerin yaramazlıklarının sonu yok tabiiii.Mama sandalyesinin üstüne tırmanmak isterken,birlikte yere düştü.Mama sandalyesinin oturma yeri yüzüne gelmiş.Önce ben bir şey anlamadım ,omzumda bayağı ağladı.Kafasını bir kaldırdı ki gözünün altı çizilmiş ve gözü davul gibi şişmiş.Çok üzüldüm hemen acile gittik,doktor göze baktıktan sonra sadece yumuşak dokuda hasar olduğunu gözde bir şey olmadığını söyledi.Kusma vs başka bir belirtide olmadığı için eve döndük.1 haftaya kadar düzeleceğini söyledi.
Mama sandalyemizi ikeadan aldık,çok hafif bir sandalye.Öteki mama sandalyeleri ile böyle bir şey olsa bu kadarla kurtulabileceğimizi h,ç sanmıyorum...
15 Aralık 2008
Günün hatta yılın olayı
12 Aralık 2008
Paçanga böreği
Galiba bu böreği yapmam lazım ,ilahi ses bunu söylüyor diyerek hem dün sabah ,eşimin özel isteği üzerine hemde bu sabah paçanga böreği yaptım.
Süper bir lezzet ,yapmadıysanız hemen deneyin derim...
kaşar peyniri
pastırma
domates
biber
galeta unu
yumurta ve kızatmak için yağ
Önce yufkalar dörde ayrılıyor -8 paçanga böreği yani -ve her yufkanın köşesine bol kaşar rendesi,kabuğu soyulmuş küp küp doğranmış domates,ince ince kıyılmış çarliston biber ve elimle küçük parçaladığım pastırmayı koyup ,yaklaşık 3 parmak genişliğinde sardım.
Önce yumurtaya ,sonrada galeta ununa sokup kızgın yağda kızarttım.
Tadına doyulmuyordu.Ben daha önce bir kaç yerde yemiştim ama kendi yaptığımdan mıdır nedir bu kadar güzel değildi :)
Ömerinkinde pastırma kullanmadım ,geri kalan herşeyi aynı şekilde yaptım.Ömerde bayıldı.
Tamam ömer için pek sağlıklı değil kızartma ama napim biz yerken oğluşum baksın mı :)
NOt:Fotoğrafı internetten koydum,ben çekmeyi düşünene kadar tabak boşalmış olduğundan bu sefer böyle oldu işte :)Ama benim yaptığım paçangada görüntü olarak aynısıydı.
10 Aralık 2008
Arog


