14 Ocak 2010

Pek bir sızlanıyor gördüm kendimi ...


İkinci gebelik hiç birinci gibi değilmiş.Nerede ilk gebeliğin kraliçeliği.
Evde sürekli aktivite isteyen bi ömer olunca,sancıymış,yorgunlukmuş,bulantıymış,ağızdaki bir türlü geçemeyen keyifsizlik yaratan metalik tatmış bize vız geliyor :(
Hepsini gözardı ediyoruz ve başlıyoruz,otobüsçülük oynamaya,resim yapmaya ,kağıt kesip biçmeye....
Eğer annemdeysek yada babamız evdeyse ben ya bir yerde uzanıyor oluyorum yada oturduğum yerde öylece kalıyorum.
Henüz 2 aylık gebeyim ama şimdiden 1 kilo aldım.Kendimi bu konuda tebrik ediyorum ömerde ilk 3 ayda gram kilo almamıştım.Gerçi sonraki 6 ayda 20 küsür kiloyla açığımı kapatmıştım ya neyse :))
Bakalım bu sefer kaç kilo kapatıcam 9 ayı ...

Ömerde ise bir yardım etme durumlarıdır gidiyor,

Bir bakıyorsun bilgisayarımı açmış tuşlara rastgele basıyor,
E-Ömer napıyorsun oğlum?
Ö-Sana yaydım ediyom anne.Sen yoyulma diye ben aciyom
E-:)

Sessizlik oluyor, hemen ömeri aramaya başliyorum ,bu kadar sessizlikte vardır bir vukuat diye.
Elinde fondötenim etrafa sıkıyor.

E-Ömer o ne annecim ne yapıyorsun?
Ö-Anne ben sana getiycektim bunu,yaydım edicektim sana
E-Bu kendiliğinden mi döküldü oğlum.
Ö-????

9 Ocak 2010

Ömerden sevgi sözcükleri...


Ö. Öküz anne seni çok seviyoyum.

E. Aaaa ömer anneye öküz denir mi aşkolsun.

Ö. Anne ;baba öküz, ömer öküz, anane öküz,dede öküz

E. :))))



Oğluşum şimdiden mevzuyu kurtarmayı öğrendi :)...Bu arada biz ailecek öküz olduk tabii :)

7 Ocak 2010

Sil baştan...

Kocamaaan bir göbek,
bulantılar,
eğilip kalkamamalar,
sürekli tuvalet ziyaretleri,
yorgunluk,
duygusal durumdaki iniş çıkışlar,
ağlamalar,
ödemler,
gebelik lekeleri,
aylık doktor ziyaretleri,
39-40 dan 41 e ulaşan devasa ayaklar ,
bel ağrıları,
yatakta sağdan sola dönememe durumları,
bu böyle uzar gider :)
....
Tabii mecburi tekrar sezeryan.
.
.
.
Veeee şeker mi şeker ,tatlı mı tatlı ,minicik güzel bir bebek.
Ailemize yeni bir birey .
Sonuna kadar değer :))))

Habersiz bir mucize...




Otobüste....
iç ses....
Yok canım strestendir.Mümkün değil.
Ömerin hastalığı,benim hastalığım,okul toplantı,sınav derken bu aralar çok stres yaptım ondandır.Öteki türlüsü mümkün değil.
Neyse giderken eczaneden test alayım.Gene boşuna para vericem ama içim rahat etsin.

Eve gelinir ve zil çalınır.
Kapıyı ömer açar.
Ö-Anne hani kadeşim?
E-Ne kardeşi oğlum ,senin kardeşin yok ki.
Ömer ısrarlı,anane şokta,
Ö-Anne kadeşim nerdee.
E-Ömercim senin kardeşin yok ...
Ö-Anne adı muyat olsun mu ?
E-?????

Hemen daha üst baş çıkmadan lavaboya koşulur , test yapılır ve BİNGO...

Kanatsız meleğim bizden önce hissetti.

Ömerin bir kardeşi oluyor....
...........

Bu duruma adaptasyonum çok uzun zaman aldı.Hiç hazır değildik ,belki bir yada iki yıl sonra düşünüyorduk ama sanırım en uygun zaman bu zamanmış ki tüm önlemlere rağmen sessizce geldi :)))))

23 Aralık 2009

İstiyorum ama icraat yok ...

İstiyorum, deliler gibi inkılap tarihi ,eğitim bilimleri çalışmak istiyorum .Ama canım hiiiç çekmiyor.Şurda sınava 3-5 gün kalmışken ve tüm meslekdaşlarım deliler gibi kitaplara hatim indirirken ,ben bloğuma yazı yazmaktayım...

İstiyorum, gidim önüme gelen ilk marketten yılbaşı ağacı almak istiyorum ama hava na-müsait markette uzak,oğluşu da alıp kucağıma gidipte ağaç- mağaç alamam.Kocada pek bir yoğun ,vakit ayıramıyor ağacımıza..

İstiyorum ,yılbaşına hazırlıklara başlamak çeşit çeşit börekler sarıp dondurucuya atmak istiyorum ,o kadar misafirim olacak, onları en iyi şekilde ağırlamak istiyorum ama sınava çalışmam gerektiği düşüncesi beni engelliyor.Ne çalışabiliyorum ne de hazırlık yapabiliyorum :(

İstiyorum,Kocayı alıp şöyle uzaklara yurtdışlarına kaçmak istiyorum ama cevap aynı ,koca pek bir yoğun.Hemde kendileri iş nedeniyle bayağı bir yurt dışı gezisi yapmış olup bu tür yolcuklara pek bir doymuş.Ne zaman konuyu açsam ,mevzuu değişiveriyor.
Son gelişmelerle 2-3 yıl daha yurt dışı konusu hayal olmuş durumda :)))))

İstiyorum,tüm blog dostlarımı evimde toplayıp açık büfe bir sofra eşiliğinde,çocuklarımızla güle oyanaya kaynaşalım istiyorum.Ama herkesler çoook uzaklarda.

Neyse ben size burdan bir açık büfe ikram edeyim :)

:)))İstiyorum da istiyorum, dostlar ...

20 Aralık 2009

28 aylık ÖMER...


Galiba oğlumun bu son zamanlarda ki en büyük değişimi ,gözle görülür bir biçimde olgunlaşması.
O kadar uslandı ki , koltukların tepesinden inmeyen yaramaz küçük adam , evin sessizleştiği anlarda "eyvah gene bir şey yaptı "diye ordan oraya koşturduğum günler çok uzak bir hayal olarak kaldı.
:)))
En büyük keyfimiz artık yap-boz oynamak,resim yapmak,arabalarımızı garaja çekmek.Ahşap puzzle yapmak,müzik dinlemek ve tabii baby tv de oliver ı seyretmek....

Kendi yemeğimizi kendimiz yiyoruz.Hatta bazı kıyafetlerimizi kendimiz çıkarıyoruz.
Ayakkabılarımızı kendimiz giyemesekte,rahatlıkla çıkarabiliyoruz.
Ve de o kadar rahat sevgimizi ifade ediyoruz ki,anne sürekli içleniyor.
-Anne seni cog seviyoyum.
-Anne gel seni azcık sevim.
-Anne seni ne kadar seviyoyum biliyomusun. :))))
......
Ömerden inciler...

Ömer ,osman dayı ve dayının kız arkadaşı didem salonda sohbet halindeyken,anne içeri girer.
Sohbete dahil olur .Ve hayatının hatasını yapar :)

ÖMER:Anne çıkaymısın ,biz sohbet ediyoyus!!!!

Anne özür diler ve çıkar :)))

Kendimi tebrik ederek 26 aylık ömer başlığını 28 aylık olarak değiştiriyorum,bunun açıklması gayet basit , o kadar türev, integralden sonra kafa, 24+4 e basmıyor tabii ki :)))

13 Aralık 2009

Asya efe,günün anlayan annesi bendeniz :P ,sınav sendromu


Yarın veli toplantsıı var evde de okunmamış tomar tomar yazılı kağıdı,ben nerdeyim tabii ki bilgisayar başında .
Esti şimdi yazmam lazım :)
Sabaha vakit çok, okurum hepsini nasılsa.
Bu hafta neler yaptık neler ,asya ile efeyi ziyarete gittik.Ömerle efeden fırsat kaldıkça asyayla sohbet ettik .Onlarla oyunlar oynadık, güldük, eğlendik.
Ufak tefek kıskançlıklar yaşadık.
"Sen benim annemsin " şeklinde :)
Efenin ömerin üstüne atlatmasıyla,ömerin de efeyi ısırmasıyla sonuçlanan bir küçük kaza atlattık ama geçmişte olanları düşününce bu ne ki :)

Facebooktan beni bulan ,"Anne olunca anladım" programından hilal hanımın çekim teklifini kabul edip, çekimlere gittim.
3-5 dakikalık bir vtr çekimi yaptım.Hatta tv ye çıktım bile ama ben izleyemedim.
Böylede komik bir durum oldu.
Çünkü o saatte dersim vardı.
Daha da komiği, tv ye çıktığımı söyleyen de erkek kardeşimin kız arkadaşının annesi :)
Yanii herkesin bir işi olmuş ve kimse seyredememiş :)Bir didemin annesi :)

Neyse taksime gttiğimde vtrnin örneğini alırım ,oturur ailecek seyrederiz artık.

Kanal 1 de bir de dost kazandım PEREN.

Perenle çekimden önce beklediğimizden sohbet etme imkanımız oldu.Ona ömerle güncemizden de bahsetmiştim.Bir baktım ki ,o da bir blog kurmuş.Yeni bir günceye vesile olmak ne güzel ve de yeni bir dost kazanmak :)

Bir de sınav durumum var ,öğretmenin ne sınav durumu diyeceksiniz ama biz de sınava giriyoruz.Anadolu lisesi öğretmen sınavı var 27 aralıkta .
Sorularda öyle böyle değil üniversite matematiği.Eee bende mezun olalı olmuş 11 yıl tabiii hiç bir şey hatırlamıyorum.Şimdi harıl harıl ders çalışmaktayım.
Bu kadar gezmeye ne dersi bu derseniz gezme aralarında çalışıyorum canım :))

Not:Kanal 1 e " günün anlayan annesi " olmak isteyen anneler bana yorum bırakırsanız size bu işe bakan hilal hanımın irtibat numarasını verebilirim.Küçük bir tv anınız olsun.
Reklamlar gibi oldu :))))

Zeynebinberili ben bloğuna hiç giremiyorum neden anlayamadım.Açılmıyor....
Uzun zamandır bu böyle arkadaşım.Okuyorum güzel güzel başlıkları ama gerisi yok...

6 Aralık 2009

Ömerin müzik duyunca genel tepkisi :)

.
İşte ömerin en doğal hali, sürekli bir yerlere yetişecek gibi hareket halinde ve müzik duyunca kıpır kıpır :)

Not: Bir an duruyor ya dans ederken 2 kız "ay seni yerim ben " diyince bizimki utandı ,utangacız biraz:)
O borazan kıvamındaki ses de benim tabii ki :)

2 Aralık 2009

Ömerin işi var rahatsız etmeyin lütfen :P


Babasının iş yerine gittik ömerle.
Ömer daha içeri girdi başladı karıştırmaya ,o bilgisayar benim bu mutfak senin.Derken babasının takım eşyalarını buldu.Ve ömer de birden durdu.Artık ne ses var ne de koşuşturup heryeri dağıtan bir ömer.
Foto da görüldüğü üzere tornavida pense vs. güzelce dizdi ve başladı tamire :)
En büyük aşkımız uzun bir zamandır takım eşyaları :)))
....
Bir şey söylediğimizde de bize kızıyor.
-Benim çok işim var,rahatsız etme ,diyor ömerçip.

30 Kasım 2009

Bir akvaryum macerası.


Bayramın 2. günü uzun zamandır ertelediğimiz bir şey yapalım dedik- nasılsa artık ailecek bağışığız - ve akvaryuma gittik.Çengelköyden bayrampaşaya bayram trafiğinde nasıl zordu anlatamam eşim gidene kadar trafiğe bir hayli okudu :) ama asıl zorluğu forumda park yeri ararken yaşayacakmışız .Bilmiyormuşuz :)
Bizim gibi ışığı gören foruma gelmiş :)Uzun uğraşlardan sonra parkettik.
Girdik içeri şöyle bir gezdik ama nedense hep aynı yerleri geziyoruz :)
Küçük bir bando takımı var onlar nerde bizde orda.
Ömer nasıl bayıldı anlatamam.
Onlar forumda bir yandan çalıyor bir yandan geziyor bizde civardayız hep :)

Hadi dedik artık akvaryuma gidelim,sora sora bulduk ki o da ne!
Akvaryumun önünde halk ekmek kuyruğu gibi ucu bucağı görünmeyen bir kuyruk var.
Tabii hemen vazgeçtik başka sefere dedik ve yemek yemek için ikeaya girdik.Orasıda forumdan farklı değildi zar zor kendimize yemek aldık.
Sonra atladık arabaya yola çıktık.Ama kendi topraklarımıza ulaşmak o kadar da kolay olmadı.2 köprüde tıkalı.Hadi dedik bir de kahve dünyası molası verelim fındıklıda.Orada biraz mola verdik ama ömerin peşinde koşmaktan ne kahvemin ne de çikolatamın keyfine varabildim.
Sabırsızlıkla ömerin 3 yaşını bekliyorum:))

O zaman duruluyormuş erkek çocuklar.

İşte böyle trafikte geçen ama nihayete ermeyen bir akvaryum macerası ...

Bir ara ömerin yüzünü palyaçolar boyadı.Ömeri boğarmış gibi tuttuğuma bakmayın aslında amaç kafasını 1 dakika kımıldatmadan tutabilmek ki gözüne fırça girmesin :)

Ömerin babasının yanına gittiğimizde ilk söyledği söz."Baba kızlar beni boyadı " :)))

28 Kasım 2009

İyi bayramlar...


Sevdiklerinizle mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir bayram dileklerimizle...

21 Kasım 2009

Berbat bir hafta :(

Anladım ki ben düşündüğüm kadar soğukkanlı bir insan değilmişim.Söz konusu ömerse bırakırmışım gözyaşlarımı her yerde, her durumda.
Nasıl bir haftaydı anlatsam .....
Ama geçti gitti çok şükür ,kalan sadece bir öksürük .
39 ateşler,nefes alırken çıkan hırıltılar,kısık bir ses,boğulurcasına bir öksürük bunlara eşlik eden ishal ve kusma.
Medipol yok güvenememe bir de florance nigt. de muayene.
Teşhis kesin.
Kabarık bir reçete eve dönüş ,tamiflu,ventolin,benical,ibufen,minoset,motillium...
Tamiflu ararken perişan olma ve nihayetinde eczacı bir arkadaştan temin etme.
İlaç manyağına dönen bir çocuk ve artık "anne bu acı değil dimi?" sorularıyla kaderine razı bir ömer.
Bu durumda ne soğukkanlılık kalıyor nede huzur.Uykusuz ve mutsuz geçen günlerden sonra nihayet toparladık.Çok şükür....
Tek tesellim artık BAĞIŞIĞIZ.

Not:Ben ömere bakarken korunmadığım halde hasta olmadım,ömerin doktorunun söylediğine göre ben ve eşimde aynı hastalıktan muzdaripmişiz .Bizden bulaşmış.
Benim 10 gün evvel ateşsiz ama yorgan döşek atlattığım hastalığı ,eşim ayakta sadece öksürerek atlattı.Ömerin durumu da malum.
Bünye....

10 Kasım 2009

Ömerin takım ruhu :)

Baba ile birlikteyken

Ömer- boğdo
Baba-mavviii
Ömer-boğdo
Baba-mavviii....en büyük
Ömer-tıyabzonspor

Osman dayıyla

Osman dayı-sarı
Ömer-kımızı
Osman dayı -sarı
Ömer- kımızı
Osman dayı-en büyük
Ömer-cimboğğm ,der ve üstünde dayımızın aldığı forma varsa formayı da öper....
....

Babanın takım ruhunu -ısrarla- aşılama yolu....

Baba-Ömer cimbom ne olsun.
Ömer-köpekleğ yesin...

tekrarlaya tekrarlaya oğluşum hepsini ezber yaptı :))

Oğlumun takım ruhu da görüldüğü üzre çok güçlü :))))

Hasta hasta...


Ben hastayım malum cumartesiden beri,ömere geçmesin diye maskeli gez, yaklaşma ,öpme koklama ,elleme...
Ömer yaklaşırsa ,ömeri uyar,ömerin her türlü öpme, kucaklama ısrarlarını için sızlaya sızlaya reddet ama kocaya bulaşmaz diye,doğuştan bağışık diye tedbir alma ve tabii bu sefer kocaya bulaştır.
Tahmin edemedim, 5.5 yıllık evliliğimizde kocam bir kere hasta oldu ,o da sadece 1 gün sürmüştü.Bu da 2. işte.
Eeee şimdi ne olcak,koca maske takmaz,ömeri öpmekten de kendini kısıtlamaz,o kadar esirge şimdi koca vasıtasıyla hastalık ömere bulaşsın ...

Bir şekilde sevgiliye maske taktırmayı başarmak lazım ama nasıl :)

.....Ömerden hastalık esnasında inciler....

Ömer -seni çog seviyorum anne,iyi olcan mı?
Anne-:))

Ömer-Anne seni öpücem mi?
Anne- Ama hastayım ömer ,sana da bulaşır öpersen beni
Ömer-kolünden kolünden öpcem.

Kolundan öpücem demek istiyor.

Ömer -Anne ayıyı sev,öp onu .
Anne -:((

Oğlum öyle diyince içim çok acıdı.Onu öpemeyince ,böyle bir şey düşünmüş sanırım .Gribin en zor yanı,bu :(

8 Kasım 2009

Hastayım ,kendimi iyi hissetmiyorum...

Dün başlayan öksürük nöbetleriyle kendini belli etmeye başladı ,hasta oluyorum dedim :(
Ama bu kadar beni etkileyeceğini düşünmemiştim.Genelde rahatlıkla ayakta atlatırım hastalıkları.
Bu sefer öyle olmadı,yorgan döşek yatıyorum.
Kafamda acabalarla dolu ,acaba domuz gribimiyim.Sabahtan beri kuşku içinde ateşimi ölçüyorum.Allahtan ateşim yok ,kusmuyorum.Öksürükte belirtisi değil meşhur hastalığın.
Zaten dün akşam gittimiz acilde ki doktor boğaz enfeksiyonu dedi.Ama yinede tv deki bu kadar bilgi kirliliğinden sonra insanın hiç bir şeye inanası gelmiyor.Kuşkucu oluyor.
Neyse....
Evde yinede keyifler iyi gibi...
Ben yatak odasında yanımda laptopum tabii ki kapım kapalı ,ömer içerde oyuncaklarıyla ,sevgili ise mutfakta günün mönüsünü çıkarmakta.
Bu akşam ki mönümüzde
Mercimek çorbası
Etli pilav :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...