12 Temmuz 2010

Hamiş, tam hamiş oldu :)

1 numero,2 numero :P

Şunun şurasında 3 hafta kalmışken ben,
Herhangi bir araca bindiğimde birden 3-5 koltuk boşalıyor,koca göbüşlüyüm ben :)
Artık tam anlamıyla penguen kıvamında yürüyorum.
Evde sıkılıyorum,sıkılıyorum.
Ama dışarda da çok yoruluyorum.Dışarı çıktığımda hemen eve dönmek istiyorum.
Üstümde bir rehavet, bir rehavet.
Daha ne bebeğin yatağı ne de hastane çantaları hazırlandı,yapılan tek şey bir kaç alışveriş ve yıkanıp ütülenen ömerin 0-3 ay giyimleri.
Evim de berbat durumda,bana yardıma gelen ayferin 2 haftalığına köye gitmesi tabii ki tek sebep.
Ve tam 14 kg aldım.Büyük başarı dimi ?Doğurana kadar 1 kg daha alırım.Alsana 15 kg.

Üffff...

Küçük bir tatil,bana çok bile...

En sevdiğimiz yoğurt

Mutlu :)

İlk deneyimimiz karides güveç.Babası kılıklı ,güveçte kayboldu :)

Bir çubuk kraker :)

Aslında gidip de döneli 1 hafta oldu ama ben ancak kendimde yazacak keyfi buldum.
Geçtiğimiz hafta sonu ,doktor onayını da alarak iğne adaya doğru şöyle bir uzandık çekirdek aile olarak...
3,5 saat süren köy yollarını takip ederek ,güle oynaya ,erimiş asfaltlara arabamızı bulaya bulaya ,şiş ayaklarımı ova ova ,ömerin neredeyse tüm yol boyunca gözünü bile açmadığı bir yolculuk oldu bizimkisi.
Piknikçi bir aile olarak-her standart türk ailesi gibi- yolda güzel bir kahvaltı molası verdik ve yol boyunca hamiş olmamın etkisiyle bol bol meyve tükettik karı -koca.
Ve iğne adaya vardık,hava durumunda sağanak yağmur göstersede kırklareli için ,biz bir tek iğneadaya girdiğimiz de bir kaç damla gördük.
Sonrası güneş ve sıcak.
İğne ada için tüm söylenenlere rağmen ancak görünce bakirliğine ve güzelliğine inanabiliyorsunuz.
Gerçekten denizi de kumu da çok güzel ve pazar günü bile gelen tüm günübirlikçilere rağmen bomboş ...
Ömer denizden ve yanımızda her ihtimale karşı götürdüğümüz şişme havuzundan çıkmadı.
Öğle uykularını bile deniz-kum aşkıyla 1 saatle sınırladı.
Akşam iğneada balıkçısında balık yedik,fiyatlar bir ballıkçı için normal ve porsiyonlar pek bir bol kepçe geldi bize.
Yemekten sonra ise yapacak bir şey bulamadık,biraz gezinip otelimize döndük.
Akşamları bir tatil yöresi için biraz sığ.
Eşim biraz sıkılsa da ,9 ayın içinde hamiş bir eşle zaten yapabileceği pek de bir aktivite olmadığına o da katıldı :)
Ömerin portatif tuvaletini unutmuş olmamız biraz bizi zorladı,çişini denize ,kuma,havuzuna bulduğu her yere bırakan oğluşum,portatif tuvaleti olmayınca kaka yapmadı.
Bir daha yolculuğa çıkarsak sanırım arabaya ilk koyacağım şey portatif tuvalet aparatı olacak...
Pazar günü akşam geç saatlerde döndük,evimize .
Ama dönüş her zaman ki gibi çok zor oldu.
Trafik 3,5 saatlik yolu-bu sefer ana yoldan geldik- 5 saate çıkarınca benim şişmiş ayaklarımla bozulan sinirlerimden eşim bir hayli nasibini aldı.
Bu küçük tatilcik bile dönüş yolculuğu nedeniyle bünyeme biraz fazla geldi
Ama oğluşumun, eşimin deniz keyfi ve benim yerçekimsiz bir ortama ,denize şöyle bir giriş çıkışım için bile gidilmeye değerdi.
...
Ömer doyamadı denize ve kuma galiba ben doğurmadan bir deniz daha yapıcaz :))

1 Temmuz 2010

Pratikte bakıcaz ...


Ömer ,ananesinde komşu kızı ile sohbet halinde ,

Komşu kızı - Ömer kardeşin doğsun ben onu yicem!
Ömer -!!!! Kardeşler yenmez ki, onlar seviliiiiir.

Teori doğru ama pratikte bakıcaz :)
......

Sezeryan olacağım için son bir aya girmiş durumdayız.Bende iyice ağırlaştım kilo olarak olmasada hareket olarak öyle ,saatte bir adım atıyorum...
Bebişte 2,5 kilo olmuş.Bakalım abisinin 3,5 kg doğum kilosunu geçebilcek mi?
Adı kesin olarak murat oldu,herkes murat aşağı murat yukarı.
İkinci bir ad daha takıcam ama pek esamesi okunmayacak gibi görünüyor.
Ömere her sorana da ömerin cevabı net.
Kardeşimin adı murat...
Tanıdığım tüm muratlar ya agresif ya çapkın yada ilginç karakterli :((((
Umarım benim muratım olmaz...

29 Haziran 2010

Yok yok bu 3 yaş başkaymış


Ömer bir süredir ciddi ciddi kendi kendine takılıyor evde.
Oyun hamuru oynuyor,
Resim yapıyor,
Evdeki bilumum ev eşyasıyla oyun kuruyor,
zaman zaman otobüs yapıyor sehbayı, masasını, sandalyesini ,oturtuyor arkaya ayıcıklarını sürüyor otobüsünü.
Bazense gemi oluyor bizim çekyat ,o kaptan bende- tv izliyorum o esnada ama- yolcu bir kadın.
Sürekli oyun oynayalım diyen bir ömer yok,kendisi hallediyor bu işi zaten.
Kendi yemeğini yiyor,
kendi tuvalete gidiyor ,ama kakayı hala anne temizliyor.O kadar olucak tabi :)
Hatta tişörtü hariç herşeyini kendi giyiyor ve kendi çıkarıyor.Cırt cırtlı sandaletleri dahil.
Bir yetişkin kıvamlı çocuk modunda.

Gerçi şimdi yenisi yolda ,o abisinin boşluğunu doldurur :))

Karnımda ki hareketliliğine bakılırsa bize abisini aratacak :))
.....

Berjerlerin tepesine çıkmış bir ömer

E-Ömer düşüceksin in aşağıda oyna,lütfen
Ö-Ben erkek çocukum anne,bir şey olmaz...
E-!!?!!!

27 Haziran 2010

Handy manny time

Teyzemiz iş için yurt dışına çıktığında ömere tamirci mandy'nin aktivite kitabını almış ,almış ve ne ii yapmış.
Oğlum hediye paketini açtığından beri sürekli elinde kitapla geziyor.
Bu kitaptan neden türkiyede yok yada varsa biz neden daha evvel görmedik diye eşimle az hayıflanmadık değil.
Resmen mesih bu kitap :)
Parktan eve getiremediğimizde ,ısrarla daha fazla caillou izlemek istediğinde ,süırekli gezmek istediğinde kitabın adı telaffuz etmemiz yeterli :)
Hemen eve dönüyor yada ısrarından vazgeçiyor.Umarım bu aşk bir süre daha devam eder :))


16 Haziran 2010

Of bu ne sıcak,benim gebeliğime mi inat ...

Çok sıcak çok.
Allahtan okulun son zamanları ,gidiyorum ve ufak tefek işlerimi halledip eve dönüyorum.
Ama dönüş çok zor geliyor,bu sıcakta kocaman bir karınla,dolmuşa bin,zaten hassas olan burnumla herkesin farklı rahatsız edici kokusuyla 15 dakikalık bir yolculuk yap ve akabinde güneşin alnında ömeri almak için ananeye 10 dakikalık bir yürüyüş.Çekilir gibi değil ...
Yaşlı teyzeler gibi şemsiye ile dolaşasım yada kocaman şapkaları kafama takasım var.
Ne giyeceğimi bilmez durumdayım,indirimlerde başladı ufak ufak.Çok şey alasım var ama kendimi tutuyorum.Son indirimlere yetişirim diye de kendimi avutuyorum.
.......

Pazara da az kaldı.Oğlumun bu pazar -kreşe yeni başlamasına rağmen dahil olduğu- bale gösterisi var.
Bilmiyorum ne yapacak belki her zaman ki damarı tutar sahneye ben çıkmicam der yada canım istemiyor der.
Çıkıcak ya dans etmese de öyle bize baksa sadece gülse de ,olsun.Bir sahne tozu yutsun benim küçük sarı böcüğüm yeter.

7 Haziran 2010

Schoolboy


Benim küçük böcüğüm büyüdü ve okullu oldu.Hem de 1 ay evvel,ama anne ancak üşenmeyi bırakıp bunu günlüğe aktarmaya vakit bulabildi.
Hafta da iki gün oyun grubu şeklinde başladık ilk okul maceramıza.
Okula ömeri bırakıp 2-3 saat sonra öğlen yemeğinden sonra alıyorum böcüğümü.
Okul maceramızı ne kadar sürdürmemiz konusunda kararsızım.Yeni bir kardeş gelirken ,üstelik yazın okula devam ne kadar doğru bilmiyorum.Bu hafta hep beraber yapacağımız pedagog ziyaretinde bu konuyu da netleştiricem.Ya devam yada önümüzdeki eylüle kadar tamam...

Şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk :)

6 Haziran 2010

Ömerin kaleminden ailemiz...


Oğlum resim yeteneğini ananesiden almış.Resmi gördüğümüzde bende sevgilimde inanamadık.
Daha dün 3 çubukla bizi anlatan oğlum bu sefer basbayağı çizmiş bizi ,yaşına göre çok güzel bir çizim olmuş küçük böcüğümün çizimi ve neredeyse boyutlarımızı bile tutturmuş :)
Elinden kalemini düşürmeyen suluboya, pastel boya,kuruboya,parmak boya her çeşit boyamaya bayılan ve sürekli "anne ders çalışmam lazım ,biraz resim yapim bari" diyen evimizin küçük ressamından bir eser kalsın anılarımıza...

Son 8 hafta




7 ayı doldurup 8. aya girdiğimiz bu günlerde,hem içimdeki sıkıntıları bir nebze atmak ,hemde artık alışveriş zamanı gelmiştir diye düşünerek ,annem ,teyzem ,ben -yani kabilem- ve tabii ömer, attık kendimizi emiönüne,bebek şekeri olayına girdik.
Pek istediğim gibi bir şey bulamadım,aldım birkaç bir şey ama bize yine eminönü gözüküyor.
Bugünde sevgili ve ömerle e-bebeğe gidip ,bayağı bir eksik giderdik.Bebek bezi,göğüs pedi,ateş ölçer,ıslak mendil vs vs.
Ama eksik bitmez tabii,mothercare ve chicco daki indirimleri bekliyorum :)
Ömere de akülü araba baktık ,malum murat ömere akülü araba getirecek.
Ömer pek yemiş gibi görünmüyor bizim bu hikayemizi ama sanırım oda bizi kandırıp yemiş numarasına yatıcak ki araba sahibi olabilsin :)
...
Hamiş günlüğüme gelirsek,
kocaman oldu karnım,sanırım murat bir hayli büyümüş olmalı ki eskisinde daha sıkı ama daha seyrek kuvvet uygulamak da bana :)
Yaklaşık 10 -11 kilo gibi bir şey aldım.
Ama hareketlerim iyice ağırlaştı.Bunda artan varis ağrılarımın ve pek tabii göbişimin etkisi çok.
Son 8 hafta ama bana asırlar gibi geliyor.
Murat sağlıklı olsunda gerisi hikaye tabi...

31 Mayıs 2010

Hayat beni pollyanna yaptı...

Geceleri sabaha karşı yorgun argın işten gelse de sevgili, yoğun işlerinden göremesek, görüşemesek çook özlesek de,
Murat için, sağlığı için her hamiş gibi endişe dolu olsamda,
Ömer için düşmesinden,korkusuzluğundan,yememesinden,bitmeyen hastalıklarından korksamda zaman zaman,
Sıcaklar vursa ,deli gibi çarpıntı yapsa da bana,pazarı ekg, tahlil beklerken doktorlarda geçirsek de ,

.....

Sabaha karşı anahtarın kapıyı açarken çıkardığı sesi duyduğumda,
Kocaman kocaman ani tekmeler beni korkuttuğunda,
Ömerin her düşme sonrası "ben iyiyim annecim,üzülme tamam mı !"sözleriyle,
Şükrediyorum yaşadığım hayatın her anına ....

24 Mayıs 2010

Bilmeliydim ama bilsemde elimden ne gelir :) ....

Ben hamileyim eeee bu ne demek ,bu yıl yaz çok sıcak geceçek demek.
Ömer de çöl sıcakları içinde ağustosta doğum yapmıştım.
Kabus gibiydi, haziran, temmuz ve ağustos.Zaten sıcak bir de gebeliğin verdiği yüksek vücut sıcaklığı dayanılmazdı ve balon gibi şişmiştim.Doğumun akabinde 10 günde 11 kilo vermiştim,düşünün ödemi.

Şimdi de gazete manşetlerinde haber şu;
"2010 bilinen en sıcak yıl olacak" olmasa şaşardım zaten :(

Not:Şimdiden bende ödemler tuz yememe rağmen başladı,zaten 39-40 olan en kocamanından ayaklarım 41 oldu.
Dünkü ayakkabı arama olayım da ayrı bir post konusu :))

Beşir!!!

Aşkı memnuyu, pek gurur duymasamda bu durumdan, kaçırmadan izliyorum.
Benimle birlikte izlesede ,her seferinde mecburiyetten izlediğini iddia eden ve eve perşembe geç kaldığında ,dizi ile ilgili beni sorulara boğan sevgili eşiminde benden aşağı kalır yanı yok...
Biz diziyi izlerken evimizin en şirin sorunsalı ya yap-boz ,lego oynar yada resim çizer.Yada biz öyle sanırmışız.

Geçen bölümde beşir ,kolundaki tüm serumları çıkardı ve cama koştu.

Ömer,

"Beşir ,kalkma kalkma yataktan.Sen hastasın "

Benim oğlum beşiri de, hastalığını da bilirmiş.Ama biz gözü işte ,kulağı tv de olan :)) oğlumu pek de bilmezmişiz...


20 Mayıs 2010

Pazar gününün adını değiştirsek,yeni adı piknik günü olsa :)

Bir ilk, çimlerde çıplak ayaklı bir ömer,hemde ağlamadan :))

Her pazar piknikteyiz.
Bazen kahvaltı akabinde ,bazen kahvaltı için.
Bazen çekirdek aile havasında,bazen anneler teyzeler kuzenlerle en kalabalığından.
Güle oynaya ,istanbulun bilumum piknik mekanlarında ,ama illa içinde parkıda olana.
Bazen zeytinyağlı yaprak sarmalarla böreklerle ,bazense sadece birkaç kahvaltılık ve simitle.
Cumartesi ne kadar geç yatılırsa yatılsın,anne rakkasa eğlenmeye bile gitse kızkıza yada baba geç saatlere kadar çalışsa.
Ama illa her pazar PİKNİK GÜNÜ :))
Ömerle babası çimlerde koşup top oynarken benim yiyeceklerimizi hazırlamamda en büyük keyfimiz :)

10 Mayıs 2010

iyi olduk ,kendimizi gezmeye vurduk :)

Ömer toparlanınca hadi dedik betüllere gidelim hem kaanı görür oynarız hem de betülün muhteşem mamalarından yeriz.Aslı ile efeyede söyledik.Onlarda ok ledi ve çıktık yola, başladık sohbete muhabbetli bir şekilde.
Biz aslı ile muhabbet ederken bir baktık ki bizim oğlanlarda sohbet halinde :)
Bu kadar büyüdü mü bunlar,bağımsız sohbet edecek kadar dedik.Mevzuu ise lamba ,
ö-Efe gördün mü lambayı tamir ediyorlar
e-hangi lambayı?
ö-Göremezsin artık geride kaldı,geçtik biz ...



Gittik ,saldık bizim yaramazları bizde kendi muhabbetimize daldık ama üç erkek çocuk uslu dururlar mı ?Tabii ki hayır.
Ufak tefek geçimsizlikler ,camdan araba atmalar ,koşuşturmalı ve boool gürültülü ama o kadar hızlı ve eğlenceli geçen bir gün oldu bizim için.
Ömerin üstünde hala hastalığın izleri olduğundan biraz çekimser ve daha az hareketliydi oğlum.

Betülün yaptığı halley pastasını hep bir ağızdan üflediler defalarca:)

Pazar günü anneler günü ,önce anneler günü trafiğini gerçekleştirmek lazım.Kayınvalidem ,teyzem,ananem ve anneme gittik hediyeleştik.Kısa sohbetlerle keyiflendik.
Öğlen uykumuzu alır almaz da kendimizi kırlara vurduk.Babamızla top oynadık ,çok mutlu olduk.


Akşam hava kararırken istemeye istemeye evimize geldik.
Galiba sadece hastane ziyaretleriyle geçen geçtiğimiz 2 haftanın acısını çıkarttık :))


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...