13 Ağustos 2010

Kocaman bir aile olduk artık :)


Sabah 7 de başlayan gergin maratonumuz -gerçi tek gergin bendim ya neyse :)-saat 9 itibariyle ameliyata girmem ve öğlen saatlerinde toparlanır toparlanmaz muratımı kucağıma vermeleri ve ilk defa süt vermemle mutlu ve keyifli bir hale geldi.Ancak bu mutluluk uzun sürmedi süt emmekte çok zorlanan muratın ciğerlerini temizleyemediği ve kuvöze yatması gerektiği anlaşıldı.
Böylece 3 gün 2 gece boyunca ben odamda sevgiliyle, muratsa kuvözde kavuşacağımız anı bekledik durduk.
Gelen giden misafirler ,tekrar tekrar gelen akrabalar,hiç susmayan telefonlar ,arayan soran meslekdaşlar ,komşular ,blogger dostlarla zaman zaman özlemimizi unutsak da baktık olmuyor getirdik ömeri 3 günlük misafirhanemize.

Ömer pek bir sevdi hastaneyi, "anne bizim evimiz burası mı ? " ," bizden sonra başkaları da kalıcak burada dimi ?" sorularını sorup durdu.Bazen ayakkabısını çıkardı öyle dolaştı odada , bazen de ziyarete gelen eş-dost çocuklarıyla oyunlar oynadı.

Teyzeyle boğuştu,koklaştı , tüm gün bizimle olmaktan son derece mutlu ,geceleri ananeye giderken gayet vakurdu.


Sevgili ise daha ikinci bebeğimizi kucağımıza almadan 3. hayaliyle murat efendiyi ortanca çocuk ilan etmişti bile aldığı kocaman lilyum buketiyle :)

En mutlu anımız , hastane çıkışı bin bir evrak imzasından sonra kucağımıza verilen küçük prensimizi aldığımız an...Gayet sağlıklı sıhhatli bir şekilde hemde :)

Arayan soran ,ziyarete gelen tüm dostlara teşekkürler...

11 Ağustos 2010

2 Ağustos 2010

Küçük bir abii...




Çok seviyorum ben bu küçük abi adayını :) İçinden her daim mutluluk akiyor ...

Üç kişilik çekirdek ailemizin son günü bugün...


Yarın itibariyle dört kişilik ,bana göre kocaman bir aile olucaz.
Bir yenidoğan ,bir 3 yaş ve anne -baba olarak...
Biraz korkuyorum ,ömere her zaman gösterdiğimiz sevgi ve özeni gösterememekten ,onu üzmekten.
Muratın en çok ihtiyaç duyduğu anne kokusu ve sevgisini olması gerektiği gibi verememekten.Muratın sağlığından sıhhatinden.

Ömeri pedagoğa götürüdüğümüzde ,pedagog ömer konusunda çok şanslı olduğumuzu ve bir çok anlamda yaşının üstünde olduğunu söylemişti.
Ama benim için çok kaygılı bir annesiniz.Bence siz bu kaygılarınızdan kurtulmaya çalışın ,yoksa çocuklarınızıda etkiler, diye eklemişti.Gülmüştüm çıkışta.
Ama düşününce,hele bu son günlerde , kaygılıyım evet ,çok hemde .Ama ben anneyim,kaygısız anne var mı hiç ,aman sende diyen...
......
Sabırsızım da yeni bebeğimi göreceğim için,onu kucağıma alacağım için ,onun hızlı büyümesini bir mucize gibi izleyeceğim için .
Çok karışığım anlayacağınız :)

Kaygı dolu ama heyecanlı ,mutlu ,ömeri üzmeden, muratı ihmal etmeden ,sevgiliyi eksiltmeden gelecek günleri ve yarını bekliyorum...
Yarın bir kere daha ANNE oluyorum...

1 Ağustos 2010

Yeni oyuncağım


Ömer fotoğraf makinamın ekranını kırınca yeni bir makina almak şart oldu.Bazen küçük kazalar çok da faydalı oluyor.

Teknosa ,darty,media markt la aramızda geçen yoğun telefon trafiği ve bir kaç alışveriş merkezi turundan sonra işte yeni oyuncağım.

Bayramlık alınmış çocuklar gibi pek bir şenim :)

Artık bana bir fotoğraf kursu şart oldu ama tabii önce muyatım :)


Bir türlü karar veremeyince ...


Bir türlü karar veremeyince annemle ,biz de dedik ikisinden de yapalım bebek şekerlerini.Böylece hem sepet detaylı hem de kovalı şekerlerimiz oldu :)
Babamız stickerlarımızı getirdiğinde üstüne yapıştırıcaz ve tamam olucak şekerlerimiz :)))





Son 1 gün kaldı ve bende korku da, heyecan da tavan yapmış durumda.
En büyük kaygım ,yavrum sağlıklı mı ?

3 ağustos itibariyle kocaman bir aileye terfi ediyoruz :)))
.
.
.
.


29 Temmuz 2010

Kim bu kadınlar...Parents öyle demiş :))





O kadar heyecan , ne yazsam acabalar ,çekim nasıl olucak ,kimler gelir ,gebeykende çok iyi fotoğrafta veremem ki, aman boşver anı mahiyetinde nasılsa ...
Derken güzel geçen bir çekim ,yüzyüze görüşme, tanışma, atıştırılan lezzetli mamalar ...

Ama bir türlü yayınlanmayan bizi merakta bırakan ve hatta çekimin tarihi bile unutulan bir röportaj ...

Nihayet parents bize yer buldu :)Bu ay parentsdayız.Bekleriz efendim :))

Not:Fotoğraflar körüm göz çekilmiştir malum ömerle bu kadar bile ekranın sağlam kalması mucizeydi...

Çanta tamam,geriye kaldı koca tabiriyle "üç nalla bir eşek ":)


Ömerden bu yana 3 sene geçmiş hastane çantası hakkında herşey unutulmuş.
Bende 3-5 siteye baktım ,son derece ayrıntılı listeler vardı bu sitelerde ve listedeki bazı şeyler de son derece gereksiz geldi bana.
Ateş ölçer koyun diyen siteler bile var ,bu bana çok komik geldi.Hastane de doğum yapıyoruz ,mekanda her yer ateş ölçer zaten :)

Ben neler koydum...

Murata,

2 hastane çıkışı,
4-5 body-hastane çıkışının içindeki iç zıbınlar kullanışsız olabiliyor-,
3 merserize çorap
1 penye , 1 pamuklu kumaştan battaniye,
1 ince anane el emeği küçük yorgan,
1 yeni doğan ıslak mendil,
3-4 ince tülbentten -her işe kullanılabilecek - mendil,
bebek bezi,
belki lazım olur diye biberon,
araba koltuğu

Bana,

3 pijama,
1 gecelik,
gögüs pedi,
birkaç çamaşır,
terlik,
emzirme sutyeni,
hijyenik ped,
toka,
bir kaç makyaj malzemesi
Ayrıca hastaneden çıkış için kendime yedek kıyafet almıyorum.Nasılsa hastaneye gittiğim kıyafeti çıkışta da giyebilirim..

eşime,

çamaşır ve yedek giyimler. Ne de olsa 2-3 gün boyunca hep yanımda,elim kolum olucak.

Ve tabii,

kağıt peçete,
bebek şekerleri,
kamera,
fotoğraf makinası,
kolonya...

Az gibi duruyor ama 2 çanta doldurdu, bu kadar malzeme :)

27 Temmuz 2010

İşte öyle bir şey

Dün doktoruma son ziyaretimizi yaptık , murat için herşey gayet güzel gidiyor.
Önümüzdeki hafta için randevumuzu aldık,sezeryan olucak randevu usulü.
Anestezi uzmanı ile görüşüldü muayene olundu,nst ye girildi.Herşey gayet güzel ve haftaya görüşürüz denildi.
Düşününce komik bence ,randevu ile doğum :)
Ama benim durumumda normal doğum pek de olası değil.Ömer sezeryan olduğundan değil,ömer de sezeryan olmam gerektiğinden sezeryan olmuştum.
Bu da öyle ...
Bugün hastane çantamı hazırlıyacağım.Hala bir kaç eksik var.
Gecikmeli oluyor ama neyse :) Hala doğurmadığıma göre sorun yok :)
Ömerin bambu sepetinin örtülerinin yıkanıp yerine takılması ,bebek şekerlerinin yapılması -mazemeleri aldık allahtan- gerekiyor.
Annem yeni sepet alalım diye ısrar etse de sadece 5 ay yatacağı bir sepete o kadar para vermenin gereksiz olduğunu düşünüyorum.Nasılsa ömerden az kullanılmış sepetimiz var :)
Karnım da devasa boyuta ulaştı ve varisler yüzünden yürüyemez haldeyim.Allahtan doğumun akabinde varisler ağrıları ile birlikte yok oluyor.Yoksa böyle bir hayat çekilmez olurdu.
.....
Ömerde bugünler de bir huy değişikliği başladı , benim de tahammülsüzlüğüm tavan yapmış durumda.Ömer mızır mızır ,ben sürekli oda değiştiriyorum.Ya ananesi sakinleştiriyor yada babası.
....
Bu sıcaklarda hem bir an önce doğurmak istiyorum hemde korkuyla karışık bir heyecan içimdeyim.
Süt sarılığı,
sütüm geldi gelmedi,
acaba murat sağlıklı mı ,
ömer ne yapacak,
ben bir ömer bir de murat ne yapacağım,
dopdolu bir kafam var bu aralar....
....
Ömer de fenilketonori-nasıl yazılıyor bilmiyorum :)- testini tekrarlamamız istenmişti.
1 ayım karabasan gibiydi.
Çapada , hıfzıssıhha da bir de özelde tekrarlanan testler....
Sonuçta kötü bir şey çıkmadı çok şükür.
Ara sıra aklıma geliyor canım sıkılıyor.
Neyse kötü düşünüp kötü düşünceleri çekmemek lazım.
...
Beklemedeyim, house seyredip vakit dolduruyorum....

20 Temmuz 2010

2 hafta kala...


Denizden sonra tost da çook lezzetli olurmuş.



Hadi bir sinema yapalım dedik sevgili ile başbaşa.
Şansımıza bomboş bir sinemada çok ii bir aksiyonla ,uzun zamandır eğlenmediğimiz kadar eğlenerek ,elele ,saat mefrumu olmadan...

Hadi dedik bir de deniz yapalım hep beraber ,küçük kuzen ve ananeyi de alarak.
Gittik, suda oynadık,kumda oynadık ,hep beraber denize girdik,güldük eğlendik ama kalabalıktan rahatsız olduk ,olsun dedik bu sefer de böyle olsun...

Alışverişe çıktık ,eksiklerimizi neredeyse bitirdik.Doğum için ne gerekliyse hallettik.Hastane çıkışını aldık ,ömere bol bol oyuncak aldık,kitap aldık ,depoladık.Muratın doğumundan sonra çok lazım olur dedik.

Akşamları bol bol yürüyüş yaptık,3 kişilik çekirdek aile olmanın tadını çıkardık.

Ne güzel yaptık :)

17 Temmuz 2010

Erken ergenlik...

İki kuzenim kızlarında ,ki biri 4 diğeri 6 yaşında erken ergenlik görüldü.
Tabii ailecek herkes şokta.
Sebep gayet tanıdık,
mevsimi gelmeden tüketilen sebze-meyve,
fast-food ,
her yerde satılan hazır çocuk yoğurtları ...
Tıp fakültesinde doktorların önerisi bu tür gıdalardan kesinlikle uzak durulması ve tabii ilaç tedavisi...

Başına gelmeden insan durumun ciddiyetini kavrayamıyor...

13 Temmuz 2010

Üç aslan erkeği ve bir boğa kadını :)

Burçlara göre bir boğa ve bir aslanın anlaşması mümkün değil.
Burç uyumu öyle söylüyor yani...
Anlaşıyormuyuz ?
Çoğunlukla evet :D

Ben sabit,tutumlu ve temkinli bir boğa ,sevgili ise keyfine düşkün , müsrif ben bilirim ci bir aslan.

Gerçi 6 yıllık beraberlik + 6 senelik evlilikten sonra birbirimize benzemeye başladık ama neyse.

Ömer de aslan .
Fii tarihinde bu evde çok aslan oldu, bir daha aslan çocuk istemiyorum diyen ben.
Şimdi 2. oğlu gene aslan olan ben :)
Ev kalabalıklaştı ama tek dişi ben ,tek boğa ben.

Ne olcak şimdi ,bir bilen varsa beri gelsin :)
.....
Şimdi doktordan geliyorum ,murat biraz iri bir bebek olacakmış.
Benim için önemli mi hayır.
Sağlıklı olsun gerisi önemsiz bir teferruat...

12 Temmuz 2010

Hamiş, tam hamiş oldu :)

1 numero,2 numero :P

Şunun şurasında 3 hafta kalmışken ben,
Herhangi bir araca bindiğimde birden 3-5 koltuk boşalıyor,koca göbüşlüyüm ben :)
Artık tam anlamıyla penguen kıvamında yürüyorum.
Evde sıkılıyorum,sıkılıyorum.
Ama dışarda da çok yoruluyorum.Dışarı çıktığımda hemen eve dönmek istiyorum.
Üstümde bir rehavet, bir rehavet.
Daha ne bebeğin yatağı ne de hastane çantaları hazırlandı,yapılan tek şey bir kaç alışveriş ve yıkanıp ütülenen ömerin 0-3 ay giyimleri.
Evim de berbat durumda,bana yardıma gelen ayferin 2 haftalığına köye gitmesi tabii ki tek sebep.
Ve tam 14 kg aldım.Büyük başarı dimi ?Doğurana kadar 1 kg daha alırım.Alsana 15 kg.

Üffff...

Küçük bir tatil,bana çok bile...

En sevdiğimiz yoğurt

Mutlu :)

İlk deneyimimiz karides güveç.Babası kılıklı ,güveçte kayboldu :)

Bir çubuk kraker :)

Aslında gidip de döneli 1 hafta oldu ama ben ancak kendimde yazacak keyfi buldum.
Geçtiğimiz hafta sonu ,doktor onayını da alarak iğne adaya doğru şöyle bir uzandık çekirdek aile olarak...
3,5 saat süren köy yollarını takip ederek ,güle oynaya ,erimiş asfaltlara arabamızı bulaya bulaya ,şiş ayaklarımı ova ova ,ömerin neredeyse tüm yol boyunca gözünü bile açmadığı bir yolculuk oldu bizimkisi.
Piknikçi bir aile olarak-her standart türk ailesi gibi- yolda güzel bir kahvaltı molası verdik ve yol boyunca hamiş olmamın etkisiyle bol bol meyve tükettik karı -koca.
Ve iğne adaya vardık,hava durumunda sağanak yağmur göstersede kırklareli için ,biz bir tek iğneadaya girdiğimiz de bir kaç damla gördük.
Sonrası güneş ve sıcak.
İğne ada için tüm söylenenlere rağmen ancak görünce bakirliğine ve güzelliğine inanabiliyorsunuz.
Gerçekten denizi de kumu da çok güzel ve pazar günü bile gelen tüm günübirlikçilere rağmen bomboş ...
Ömer denizden ve yanımızda her ihtimale karşı götürdüğümüz şişme havuzundan çıkmadı.
Öğle uykularını bile deniz-kum aşkıyla 1 saatle sınırladı.
Akşam iğneada balıkçısında balık yedik,fiyatlar bir ballıkçı için normal ve porsiyonlar pek bir bol kepçe geldi bize.
Yemekten sonra ise yapacak bir şey bulamadık,biraz gezinip otelimize döndük.
Akşamları bir tatil yöresi için biraz sığ.
Eşim biraz sıkılsa da ,9 ayın içinde hamiş bir eşle zaten yapabileceği pek de bir aktivite olmadığına o da katıldı :)
Ömerin portatif tuvaletini unutmuş olmamız biraz bizi zorladı,çişini denize ,kuma,havuzuna bulduğu her yere bırakan oğluşum,portatif tuvaleti olmayınca kaka yapmadı.
Bir daha yolculuğa çıkarsak sanırım arabaya ilk koyacağım şey portatif tuvalet aparatı olacak...
Pazar günü akşam geç saatlerde döndük,evimize .
Ama dönüş her zaman ki gibi çok zor oldu.
Trafik 3,5 saatlik yolu-bu sefer ana yoldan geldik- 5 saate çıkarınca benim şişmiş ayaklarımla bozulan sinirlerimden eşim bir hayli nasibini aldı.
Bu küçük tatilcik bile dönüş yolculuğu nedeniyle bünyeme biraz fazla geldi
Ama oğluşumun, eşimin deniz keyfi ve benim yerçekimsiz bir ortama ,denize şöyle bir giriş çıkışım için bile gidilmeye değerdi.
...
Ömer doyamadı denize ve kuma galiba ben doğurmadan bir deniz daha yapıcaz :))

1 Temmuz 2010

Pratikte bakıcaz ...


Ömer ,ananesinde komşu kızı ile sohbet halinde ,

Komşu kızı - Ömer kardeşin doğsun ben onu yicem!
Ömer -!!!! Kardeşler yenmez ki, onlar seviliiiiir.

Teori doğru ama pratikte bakıcaz :)
......

Sezeryan olacağım için son bir aya girmiş durumdayız.Bende iyice ağırlaştım kilo olarak olmasada hareket olarak öyle ,saatte bir adım atıyorum...
Bebişte 2,5 kilo olmuş.Bakalım abisinin 3,5 kg doğum kilosunu geçebilcek mi?
Adı kesin olarak murat oldu,herkes murat aşağı murat yukarı.
İkinci bir ad daha takıcam ama pek esamesi okunmayacak gibi görünüyor.
Ömere her sorana da ömerin cevabı net.
Kardeşimin adı murat...
Tanıdığım tüm muratlar ya agresif ya çapkın yada ilginç karakterli :((((
Umarım benim muratım olmaz...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...