Kardeşine sarılmaya çalışan bir ömer :)
30 Nisan 2010
29 Nisan 2010
Siz duydunuz mu eklem nezlesi?
Ömer 1 haftadır yan basıyordu,sol ayağı içe dönük bir şekilde.Önceleri ayağına bir şey battığını düşündük ve geçmesini bekledik ama giderek içe dönmesi artınca üstüne birde düz yolda düşünce ,bize doktor yolları gözüktü.
Çocuk doktorumuza danıştık ,ortopediste götürdük bizim yandan çarklı ömeri.
Şimdi böyle konuştuğuma bakmayın,geçtiğimiz günlerde pek bir gergindik bu durumdan dolayı ailecek.
Ortopedist görür görmez teşhisi koydu,eklem nezlesi olmuş ,endişelenmeyin önemli bir şey değil dedi.Bizde bir rahat nefes verdik...
Genelde grip ,soğuk algınlığı tarzındaki hastalıklardan sonra çocuklarda böyle durumlar olabiliyormuş.Buda eklemlerin nezlesiymiş.Çocuklar bu dönemde bilinçsizce bileklerini rahatlatmak için ayaklarını içe çevirerek yürürlermiş.
Tedavisi de hepimizin yakından tanıdığı ibufenle oluyormuş.İbufen vücuttaki su tutulumu azalttığı için eklemler rahatlıyor,ayak bileği normale dönüyormuş.
Hazır ortopedistteyken aklımıza takılan tüm soruları doktora sorduk.
Ev ayakkabısı? Hayır. gerekirse çift çorap giyicek çocuk ama ayak gelişimi için zararlı olan ev ayakkabısı giyilmeyecek.
Ayakkabı ortopedik mi ? Hayır ,mümkün olduğunca hafif, içi düz ,rahat bir ayakkabı.
Ömer yürürken genelde içe basarak yürüyor ,neden? Ömerde iç rotasyon var ,kalıtımsal.Düzeltmek için bağdaş kurup oturması sağlanmalı.
Düz taban mı? Hayır,çocuklarda 4 yaşına kadar ayağın iç kısmında yastık görevi gören bir yağ tabakası oluyor.Ömerin ayakları gayet normal.
......
Ömer dün, bugün neredeyse tamamen düzeldi :)))
23 Nisan 2010
İyi ki doğdum ,Gördün mü bak 34 oldum :)
Yeni bir bebek beklerken ve böyle güzel bir gebelik geçirirken...
Üstelik ömer gibi şeker mi şeker bir oğlana sahipken ve bu küçük, 3 bile olmamış ama annesinin doğum gününü unutmayıp, sabah herkesler uyurken bir öpücükle, ilk kutlayacak kadar incelikli bir çocukken...
Tüm pişmanlıklara ve keşkelere rağmen...
Yaşanmışlıklara ve beni ben yapan herşeye ....
İyi ki doğdum ,ne güzel bir günde doğdum , büyüdüm 34 de oldum...
19 Nisan 2010
Bir çay süresinde...
15 Nisan 2010
Tek çarem bu oldu ...
Her buzdolabını açtığımda resmi görünce , meyve yememin daha doğru olduğuna karar verip, kendimi de bu fikirden dolayı tebrik edip hayatıma devam ediyorum :)
Not:Yanımdaki o küçücük şey aslında 3,5 kilo ve 51 cm gayet ii doğmuş ömer,küçüklüğü yanındaki annesinin haşmetinden :)
14 Nisan 2010
Bu dozer , babam :)
Ömer dizmiş arabalarını oynuyor .
-Bak anne bu dozer babam-sarı olanı kastediyor-
Bu kepçe sen,bu araba ben .
Önce güldüm sonra düşününce haklı çocuk ,
İlk gördüğü günden beri 100 küsürlerde bir baba,sürekli içinde bebek olduğu için göbişi büyüyen ve 60 lardan 70 lere geçen bir anne.
Bu aileden ne olur, oğlumun bakış açısı ile dozer ailesi...
Ömere dikkat edin yalnız kendisi son model bordo bir araba :)
.....Aslında bu fotoğrafı çoktaaaan koyacaktım ancak photoscape i yeni keşfettim,ancak fotoğrafın üstüne yazı yazmayı öğrendim.Sağol evrimcim :)
13 Nisan 2010
Artık oğlum celebrity baby :P
Gittim ,ben bir heyecan bir telaş.
Acaba kimler gelecek zamane kahvesine ,çekim nasıl olacak ,bende bu şiş surat nasıl çıkıcam ,umarım tanıdığım bloggerlar gelir .... vs vs
Zamane kahvesine girdim ki son derece şeker bir mekan , bizi parents dergisi için biraraya getiren serli hanım ve biz blogger anneler.
Ve blogda yazmamıza rağmen yine en çok konuştuğumuz çocuklarımız ve keyifli geçen birkaç saat.
İlkay,evrim,tuğba,ben,ebru ve defne ,6 blogger son derece ilginç olacağını düşündüğüm fotoğraflarımız ve röportajlarımızla mayısta parents dergisindeyiz.
Yani artık maya ,meri,ömer,berk ,rima celebrity baby :)
12 Nisan 2010
Sıvı sabun aşkı biter mi ? Bitmez...
Uyandık kahvaltı sofrası için baba ile mutfağa girdik,babamız sahanda yumurta peşinde ,ben ise "Böyek yapsana anne "diyen ömerin gönlü için sigara böreği sarmaktayım ki,birden bize çoook uzun gelen sessizliği farkettik.Normalde sürekli konuşup sorular soran ömer yok !!!?
Hemen içeri gittik ki ,
Ömer banyodan aldığı sıvı sabunla saçını yıkamakta,tüm kafa sıvı sabun :)
-Napıyorsun oğlum?
-Saçımı yıkıyom ,anne
:) ,galiba asıl o an sıradan bir gün oldu günümüz :)
.....
Bir oğlum daha olacak,çok şanslıyım çoook :)
Artık biri sıvı sabunu yere döker zemini yıkar, temizler ,diğeride içinde yüzer diye düşünmekten alamadım kendimi :)
8 Nisan 2010
Korkuyorum :(
İkisiyle başa çıkamamaktan,
Ömeri ihmal etmekten,
Muratla yetirince ilgilenememekten,
Bu ay 3 kilo almışım haliyle ,ömerdeki gibi çok kilo almaktan,
Varis ağrılarımın artmasından,
Ömerin, murat doğduktan sonraki kişilik değişiminden ,kıskançlığından-kaçınılmaz :(-
İşimde her geçen gün artan gerilimden ve kendi gerilimimden muratın etkilenmesinden,
Sağlıksız beslenmekten,
.
.
.
Bu liste böyle uzayıp gidiyor :(
Gebelik hallerindeyim...
6 Nisan 2010
Düşük cümleler :)
tuna ve ömer
Durup dururken,
-Anne fikrim geldi :)
Bize kızdığı bir anda,
-Anne sen okuluna git,babam işe gitsin ben kendim :) bakayım.Epkek yerim,su içerim :)
Bir şey istediğinde genelde,
-Anne bunu yapmak zorundayız :)
Teyzesi, ben ve babası gezmeye gittiğimiz bir günde ,
-Esya teyze sen evine git,biz gezmeye gidicez.Baba esya teyzeyi şurda bırak evine gitsin :)
Bunda düşük bir kelime yok ama çok komik diye ekledim ...
29 Mart 2010
Anne buyası çok kokuyooo!
Darıca hayvanat bahçesine gittik hafta sonu ,bu ikinci gitme teşebbüsümüz :)





Daha önce yola çıktığımızda navigasyon aletinde kocaeli darıca yerine kocaelini tıklayınca kendimizi kocaeli merkezde bulduk:)
Zaten yağmurda yağınca o gün hayvanat bahçesine gitmemizin daha ii olduğunu düşündük.Kocaelini gezdik.
Dün, bu sefer navigasyona doğru yer yazdığımızdan emin olduktan sonra yola çıktık :)
Kısa sürede darıca hayvanat bahçesine vardık.
Ömerin ilk tepkisi ,"Anne buyası çok kokuyoo "oldu :)
Kuşlar pek de ilgisini çekmedi ,ama aslanlara gelince herşey değişti.
Merak içinde gezdi.
Her hayvanın önünde uzun süre bekledi, izledi ve sorular sordu.
Bazen korktu fazla yaklaşmadı.
En çok maymunları sevdi,onları taklit etti.
Bazı hayvanlara "merhaba" dedi ,"Anne bak bana hoşgeldiniz dediley "dedi ,çocukca hayal gücüyle :)
2 saat kadar keyifle dolaştık,2 saatin sonunda artık hem yorulmuş hemde acıkmıştık.
Ama ömer çıkmak istemedi,çıkışta ,
"Aslan göydüük,yılan göydüük,timsah göydük,ayı göydük ....Ama zürafayı göymedik ki gitmeyelim "diye tutturdu.
Muratla sonra yine geliriz diye konuşunca ikna oldu ,çıktık.
Hayvanat bahçesi -bu konuda uzman değilim ama uzman olmaya gerek yok-hayvanların doğal ortamlarından çok uzak .Ve hemen hemen her hayvanın kafesi resmen kanalizasyon.Her yer beton.Ve hep kafes içindeler.
Keşke doğal ortamlarına uygun koşullarda olsalar ve bizde kafesin dışından değilde ,yukarıdan izlesek onları.
Ve o kadar şehrin içinde olmasalar.
Ömerin en çok korktuğu hayvan ayı .
Gösterişi ve renkleriyle etrafını gölgede bırakan tavus kuşu-ömerin tabiyle çiçek hayvanı :)-
Ömer :)
Nereye baktığı meçhul olan penguenler :)
Ömerin aslanı görünce ilk tepkisi "Aslan bak şamarlarım seni "oldu :)))
Neden şamarlamak istiyorsun diyince "yoksa beni yer anne " dedi.Şamarla kendini koruyacak oğlum....
23 Mart 2010
Turşu nutella muz vs vs ...
Canım önce turşu çekiyor ,
10 dakika sonra nutella.
Daha nutellanın tadı damağımdan kaybolmadan muz .
Sonra peynir ekmek ve domates .Derken üstüne küçük bir parça çikolata ve şam fıstığı .......
Bunların hepsini 2 saatte tükettim :(
Kabus gibi sürekli yiyorum .
Arkadaşlarım "esin karnın her geçen gün daha çabuk büyüyor" diyor.
Eeee hamileyim diyorum ama sonra çok üzülüyorum.
Sonra kendimi teskin ediyorum ,şimdi yemiyeceksinde ne zaman yiyeceksin diyorum kendime.
Nasılsa ömer de tüm kiloları verdin bunda da verirsin diyorum.
Ama aynaya bakıyorum ,kocaman bir kadın görüyorum gene üzülüyorum.
Ama yemeyince de üzülüyorum :(
Gene karıştım bu aralar :(
21 Mart 2010
Baharın ilk pikniğine gittik ...
Ömerin piknik boyunca keyfine diyecek yoktu.
Elimizde börek ,ordan oraya koştuk :)
Bende bugün bir ilki gerçekleştirdim ve sevgilim kahvaltıyı hazırlarken ,yaprak sarma yaptım.Daha önce de sarmıştım ama hep annemle.
Bu sefer tamamen benim emeğim.Görüntü pek parlak olmasa da lezzet süperdi .Gerçi lezzetin kötü olma ihtimali yaprak sarmada pek yok,asma yaprağının lezzeti herşeyi kurtarıyor.
15 Mart 2010
Bugün çok garibiz...
Sabah ömer tüm asetonu yere döktü,yani cilalı tahta zemine.
Ben bir şok anından sonra ancak duruma müdahale edebildim.Akabinde de ayfer güzelce yerleri sildi ama nafile yerdeki cila attı .Bordo zemin yaralı bereli bir hal aldı.Ben küçük bir an kontrolümü kaybettim.Hafiften evrim geçirdim.Ama kısa sürede sakin formuma dönmeyi başardım.
Zemin mahvoldu ama , şimdi cilalatmam mümkün olmadığından bir müddet böyle kalacak.
Allahtan yatak odasında...
Öğlen, ömeri uyuttum ,normalde omzuma alır almaz sızan ömer,bir pamuk prenses bir de kırmızı başlıklı kız hikayesine rağmen ancak 45 dakika da uyuyabildi.
Göbişte muyat omzumda 15 kiloluk küçük danam ömer ve ayakta turlayan ben,şimdi belim ağrısından duramıyorum haliyle.
Normalde 2 yada 3 saat uyuyan ömer, üstüne uyku halindeyken çiş yaptığı için rahatsız olduğundan 1,5 saate uyandı.
Tabii uykusunu alamadığından uzun uzun ağladı.
Ama ne ağlama kendini yerden yere atarak...
Ne desem ne yapsam susmadı.Öptüm ,sarıldım,tv yi açtım,oyun oynamaya çalıştım ana nafile.
Baktım susmuyor,bıraktım kendi haline.
Ağladı da ağladı.
Ama kabus gibiydi.
Hiiç susmayan bir ömer ,dayanılabilecek gibi değildi.
Ben alışkın değilim ömerin ağlamasına ,bebekken bile ağlamazdı .
Tanrım dedim bir tanesi bile çok zor, 2. ile ben ne yapıcam diye düşündüm hep...
Nihayet pastaneye gidip ekler alalım,biraz yürüyüş yapalım beraber diyince sustu.
Sonra da bayrammış gibi geldi elimi öptü.Bacağıma sarıldı.
Birde kendi kendine ben bir şey sormadan "anne bi daha asitonu dökmicem"dedi.10 dak. önce ağlayan ,kendini yerden yere vuran ömer, bu ömer değildi sanki :)))
Garibiz bugün garip...
13 Mart 2010
hastayım hasta ,çorbası tasta :(
Sadece bende değil babamda annemde de aynı durum var.Galiba 2 gün evvel yediğimiz balıkların bunda etkisi çok :(
Ömerde aynı gün balık yedi ama onu balıkları başka bir cinsti.Sanırım bizim yediklerimiz pek de taze değildi.
Birde koca mevcut hastalığını bana satınca esin oldu hem boğaz enfeksiyonu hem de çırçır.
Öyle berbat durumdayım ki lavabodan çıkamıyorum eşim arada gelip kontrol halinde "esin iyisin dimi?" şeklinde.
Halsizlikten hiç bahsetmiyorum bugün okul kursuma bile gidemedim ki,bu kurs açtığım bunca yıl içinde bir ilk...
Ömerin maşallahı var ne çırçır ne de boğaz enfeksiyonu.
Babamız her akşam onu omzunda uyuttuğu halde gayet ii,çocukların bünyeleri çok sağlıklı oluyor.Neyse maşallah diyim,eee tabiii sizde :)
...
Hayatımda bazı çoook önemli değişiklikler oldu.Önce üzüldüğüm sonra düşündükçe benim için hayırlısı olduğunu düşündüğüm bir şey...
Tayinim çıktı,hemde evimizin arka tarafında 100 metre mesafe de olduğumuz bir liseye.
Geçen sene istemiştim tayin ama 6 . sırada olduğumdan tayin olabiliceğime hiiiç de ihtimal vermemiştim.Ama oldu işte.
Önce hemen gitmek durumunda olacağımı düşündüğümde çok üzüldüm ,çünkü her ne kadar öğrenciler oldukça sıkıntılı olsa da ,okulumu ve çok sevdiğim arkadaşlarımı bırakmak istemedim.Ama sevgilimle bu konuyu konuştuğumuzda önceliğin ne olduğunu sorgulamamı söyledi.
Düşününce böylesinin daha ii olduğuna karar verdim.Artık markete gider gibi derse gidip gelecektim ,özellikle muyat doğduktan sonra bu çok güzel bir çalışma şekli olacaktı benim için.
Vee istersen tayinini iptal ettirelim diyen müdürüme hayır dedim.
Sonra yeni okulumda göreve haziranda başlayacağımı öğrendim bu daha da iyi oldu...
Muyatım annesine güzel şans getirecek galiba :)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)