26 Eylül 2009

Erken karar vermişim galiba...

Ömer sabah kalktı ve

-Anneeeeeeeeeeee memeeee

Şeklinde tüm sabah ağladı.Bizi perişan etti.
Öğlen uykusuna da yatıramadım bugün.İlla memeyle uyuyacak.

Tabi akşam davetli olduğumuz tunanın-ömerin arkadaşı- doğumgününe giderkende arabada uyuyakaldı.
Doğumgünü boyuncada tunanın yatağında uyudu.
Doğum gününü artık yarın biz anlatırız,gittik geldik küçük adamın haberi yok :)

Eve gelmek için ömeri araba koltuğuna sabitledik, eve gelince üstünü değiştirdik hiç banamısın demedi ve uyumaya devam etti.
Artık sabah 4 mi yoksa 5 de mi kalkar bilemem.

Bize bu gece uyku yok :(

25 Eylül 2009

Oğlum büyüdü mü acaba?

Ömeri yaklaşık 1 hafta evvel sütten kestim.
Uzun zamandan beri bunu planlıyordum zaten.Bir sabah tamam dedim artık ömerle bu konuyu konuşayım .
Ömer artık bunu izah ettiğimde anlayacak kadar büyüdüğüne göre kolay bir vedalaşma olacak diye düşündüm.Çok da zor olmadı çok şükür.

Ömere son bir kere sütünü verdikten sonra,
-Hadi oğlum,dedim .
-Artık meme ile vedalaşma zamanı geldi.
Güzel bir seramoni hazırladık,öptü,hoşçakal dedi.
Ben artık büyüdüm dedi,hem bana hem kendine.

O gün ananemize ,dedemize söyledik.Onlarda ömeri büyüdüğü ve memeyi bıraktığı için tebrik etti.
-Ben büyüyüm,diye ömer mutlu oldu.
Akşam babamız gelince o da ayrıca tebriklerini sundu.
Ama yatma zamanı gelince ömer hoooop kucağıma ,bir baktım oğluş kucağımda ,
-Anne meme vey.
Tekrar anlattık,konuştuk
-Ömer sen büyüdün oğlum değilmi ,dedik.İkna oldu.
Kucağımız da kendi kendine uyuyuverdi.
Ama gece kalktık tabiii.
-Anne noluyyyy meme vey.
-Noluyy
Şeklinde anne ve babayı perişan ettik.

Acaba dedim biraz daha mı emzirseydim.
Ama yok dedim yani,bu adam 25 ay emdi anne sütünü.
Emmeden birşekilde tekrar uyuttuk.

Ertesi gece ömer uyuma saati tekrar kucağıma atladı.Ben daha noluyor demeden ömer
-Anne ben büyümedim ,dedi.
Önce anlayamadım,sonra jeton düştü :)
Derdimiz Memme :)

O geceyi de atlattık,aynı şekilde.

Birkaç gece sadece bir ihtimal diyip yanıma yanaştı.

Bugünde okul dönüşü bana sarıldı.Birden aklına meme düştü sanırım ayrıldı şöyle bir baktı.
Ben tam bir şey söyleyecekken ,
-Biliyom büyüdüm ,dedi ve döndü poposunu gitti :)))

OĞLUM BÜYÜDÜ :))

Not:Memeden keserken anladım ki oğlumun küçük emrahtan genleri var :)

24 Eylül 2009

Düşünceli oğlum.

Anne burnunu çeker .Ömer oyunu bırakır annesinin yanına gelir.

Ömer- anne ayliyomusun? :(((

Anne- Ağlamıyorum oğlum.

Ömer-kim üsdü seni anne.Ben mi üsdüm babamı üsdü?

Anne-Yok annecim ben hasta oldum ,o yüzden burnum akıyor,ağlamıyorum.Üzülmedim.

Ömer-peki ....

Düşünceli oğluşum :)

19 Eylül 2009

İyi bayyamlay......

Tüm arkadaşlarımın mübarek ramazan bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.Mutlu ve huzurlu bir bayram dileklerimle.....

25 aylık bir ömer.


-Anne bu ne?
-Anne sen kimsin?
-Anne bunun icinde ne vayy?
-Baba sen kimsin?
-Anne bu adam kim?
-Anne nereye gidiyos?
-Anne napıyon?
-Anne bana bakcan mı?
-Neden ?

Sorular sorular sorular,hiç bitmeyen bazen defalarca tekrarlanıp defalarca cevap alınan sorular.

Sanırım 25 aylık bir haylazın en önemli özelliği bu olsa gerek :)

Ve kitaplar...

Sürekli kitap okuyoruz,döne döne.
Bazen babası bazen ben.
Aynı kitapları sürekli okuyoruz.
Ama bıkmadan yeniden ve yeniden kitapları bize okutmasının sebebinide anlamış bulunmaytayım :P
Çünkü her okuduğumzda babasıda ben de resimlere göre yeni masallar uyduruyoruz ömerde her seferine yeni masallar duymaktan çok hoşnut:)

En sevdiğimiz kitaplarımız tübitak kitapları...

En sevdiğimiz mama bol kaşarlı tostlar ve zeytin ,zeytin ek gıdaya geçtiğinden beri popülaritesini yitirmiş değil.
Pilaf ve makağna- yıda unutmayalım:)

Ömerden inciler....

-opman dayı ,tıynağın çok uzun ,coyabının ucu yıytılıy....

-Anne sen buyda otuy,ben pağka gitcem gelcem.Sonra senle otuycam tamam !!!!!

-Anne okula gitcem mi?

8 Eylül 2009

Şu aralar ,bu aralar ÖMER....

Nerden başlamalı bir türlü karar veremediğimden fotoğraf altına küçük açıklamalar yaparak son zamanları anlatmaya karar verdim.
Buyrun fotoromanımıza :)))

Emelin düğünündeyiz ve küçük beyimizin pek de keyfi yok.Düğün boyunca eve gitmek istedi,hiç de huyu olmadığı halde mızıırdandı durdu.
Babasıyla dans ederken bize tekme attı,su şişesi fırlattı.Bizde baktık işkence görüyorz küçük beyide aramıza alıp üçlü şekilde dansettik.Ama gene memnun edemedik.Yemeğimizi de yedirmedi ,asi delikanlı ...
Baktık zor oluyor erken çıktık bu seferde eve giderken de ben gelinle damata gitmek istiyorm diye yol boyunca ağladı.Ne yapsak susturamadık.
2 yaş sendromumuz ve sinir bozucu halimiz devam ediyor anlayacağınız....

19 ve 20 nolu dişlerimizde geliyor.Dişinin sızını ömer yumuşak tenimizde dindiriyor.Şu dişlerde çıksada herkes rahatlasa :)))

Dayımız galatasaraylı,ömeri de galatasaraylı yapmak için çok ısrarlı.Şimdiden çalışmalara başladı.İlk işi ömere forma almak ve cimbombom diye yırtınmasını öğretmek oldu.Şİmdilerde en popüler konumuz bu.
Ama anne fenerli ,baba da trabzonlu olunca ,bu kadar çaba boşuna:)
Gerçi sevgilide bu konuda safdışı bırakılacak.
Herkes Fenerli doğar :))))))

Birde her fotoda ağzımızı açık tutmak gibi bir tik geliştirdik.Objektifi görünce kendiliğinden ömerin ağzı açılıyor.
Hatta doğum günü resimlerimizin çocuğunda,ömerin ağzı ardına kadar açık.
FArkındaysanız bu aralar ömerin çok az resmini koyuyorum bloğa.Nedeni bu işte,tüm resimlerde ağzı sonuna kadar açık :))))



Duş yapıp bornozla gezmeye bayılıyoruz.Bu konuda anası kilikli bu oğlan.
Sık sık bıcı bıcı yapıp, bornoz keyfi yapıyoruz ...



Çiş konusunda çok büyük bir aşama kaydettik.Artık şortmuzu çıkarıp olduğumuz yere çiş yapıyoruz.Şortumuz kuru kalıyor anlayacağınız,ama halıları sormayın :))))
Oğluşumun hakkını yemim,bu her zaman olmuyor.Genelde söylüyor.

Ama ben şaşkınım erken ayaklanan ,erken yürüyen ,erken konuşan oğlumdan bnu da erkenden bekledim ama düşündüğümden zor oluyor.Bu tuvalet alışkanlığı kazandırmak zor zanaat...

Emelide evlendirdik :)))

Emeli,en iyi dostumu ,ahiretliğimi evlendirdik.
Timle birbirlerine çok yakışan ,çok tatlı bir çift oldular.
Mutlulukları daim olsun ve bir yastıkta kocasınlar inşallah ....

3 Eylül 2009

Bir taşınma kabusu


Taşınma hikayemizi anlatmadan olmaz,ne zamandır yazıcam yazıcam fırsat olmadı ,bir de bu arada bilgisayarım yeniden göçünce bir şey yazamaz oldum.Artık bana yeni bir bilgisayar yolu göründü,3 vakte kadar alıcam inşallah.

Taşınmadan bir iki gün evvel eşim elinde 12 koli kutusu ve metrelerce balonlu poşetle geldi.

Şaşırdım bu ne , dedim.O da taşıma şirketinin göndereceği 5-6 adamın bu işi nasıl yapacağını sanıyorsun.Biz herşeyi paketleyelim sorun olmasın , dedi.

Bende bir sürü hönkürerek ve istemeyerek de olsa, eşimle beraber kırılacak dökülecek ve bizim için kıymetli herşeyi önce balonlu poşetlere sardık ve güzelce koliledik.Bu iş iki gecemizi aldı.

Benim tüm aksiliklerime rağmen eşimin gırgırı şamatasıyla yaptık bu işi.Ama beni boşu boşuna yorduğunu söyleyip durdum.

Neyse taşıma şirketi geldi,bir baktım ki adamların profesyonel taşıma işi yapan bir firma ile alakaları yok.Bana telefonda vadettikleri gibi hiç bir şeyi battaniyeye sarmadılar ,evet ama herşeyi daha önce defalarca kullanılmış olan neredeyse simsiyah poşetlere sardılar.Hijyen, temizlik hikaye oldu.

Bir sürü kızdım konuştum ama yapacak bir şey yok elimiz kolumuz bağlı,sonuçta evdeydiler ve o gün taşınmamız gerekiyordu.

Neyse başladılar taşımaya-bende bir taraftan eşime dua ediyorum ,allahtan biz herşeyi paketlemişiz önceden , o kadar eşyayı bu adamlar nasıl ve hangii koşullarda taşırlardı malum -ben ,annem ve eşimde bir yandan kontrol halindeyiz ve yardımcı oluyoruz.

Herşey arabaya yüklendi,ama evde bazı şeyler kaldı.

Dedim ki bunları da götürmeyecekmisiniz.Biri dedi ki "onları da siz götürün artık abla"

Ben öylece kalakaldım,"nasıl yaniii,eee ben sizi niye tuttum o zaman "

Cevap yok .

Evde kalanlar da saksılar,lambalar,bir iki halı.Bunların bizim arabaya sığması imkan dahilinde değil.

Neyse aşağı indik ki durum anlaşıldı ,benim 3+1 tıklım tıklım evimi taşımak için küçük bir kamyon gelmiş.

Kızdık yine ama yapacak bir şey yok.

Yeni evimize geldik ,eşyaları yerleştirmeye başladılar.Bir kere yatak odamda çizilmedik yer kalmamış.

Soruncada 5. kattan inince böyle oluyor dediler.İnanamadım.
Bu kadar yüzsüzlüğe de pes yanii.

Ömerin mobilylarında bir kaç çizik var ve neredeyse tüm dolapları odanın ortasında kurup olması gereken yere sürüklediler.
Zeminde koyu renk olunca yerler çizildi.
Ama söylemekle hiç bir şeyi değiştiremedik ,hep tamam deyip gene bildiklerini okudular.
Kalan eşyalar için eşim araba ile birkaç tur yaptı.

Anlayacağınız baştan sona taşınma olayı kabusa döndü.

Taşınmaya tövbe ettim,ama taşınmak zorunda da kalırsam A dan Z ye herşeyi kendim paketlemek niyetindeyim....


Not:Bizim paketlediğimiz her şey sapasağlam geldi eve....
Sevgili haklı çıktı...

25 Ağustos 2009

Dibine kadar 2 yaş sendromu


1 saat evvel yanii iftara 3 saat kala,,,

Ömer: Anne benim ukum geldi.İyi geceler
Anne:Tamam oğlum sen bilirsin ,git istediğin yerde yat uyu

Gözyaşları eşliğinde

Ömer : Ama benim ukum yok ki :(
Anne:O zaman uyuma ömer sen bilirsin.

Ömer:İyi geceler anne ,benim ukum var.
Anne:???? !!! Tamam iyi geceler

Ömer yine ağlak,

Ömer:Benim ukum yok
Anne:Peki sen bilirsin-dikkat değiştirmek için-hadi gel resim yapalım.

Ömer:İyi geceler anne
Anne:!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Anne:Hadi gel beraber uyuyalım o zaman.

Yatak odasına gidilir.Yatağa beraber uzanılır.

Ömer:Ben bajka bi yeğde uyicam,iyi geceler ....dedi.

Odadan çıktı,bir 15 dakka daha aynı muhabbet gözyaşları içinde devam etti.Ne desem ikna edemedim,ne iyi geceler demeyi bıraktı ne de ağlamayı :(
ÇAresiz kaldım.

2 yaş sendromunun dibini bulduk....

24 Ağustos 2009

Baba salak adam neydeeee?

Babamız direksiyon başında 180 derece değişerek ,başka bir adama dönüşür ama trafik canavarı türünde değilde ,o halim selim güleryüzlü adam gider yerine SALAK , ÖKÜZ tarzı konuşan evde alışık olmadığımız ama araba da yakinen aşina olduğumuz bir adamcağız gelir.
Yine dün araba ile çıktık yola malum pazar günüdür yolla çıkılır,biryerlere gidilir.
Sevgilim her zaman ki gibi her gereksiz korna çalana ,sinyal vermeden sollayan, bilumum şöförlere okumaktadır ki ömer ,

Ömer: Babaaa salak adam neydeeee?
Anne: ?????? Buyur burdan yak hayatım ,çocuğa cevap ver bakimmm.
Baba: Bak oğlum bu trafikte gördüğün tüm şöförler salak ,sadece annen ve ben zekiyiz.Ama en zeki annen :)
Anne: !!!!!!??? :))))))

Sonuç:Çocukların yanında konuşulanlara çoook dikkat etmek lazım :)


....

Anneye balık kraker verilir.Sonra yeniden isteyip istemediğini sorulur.

-Anne bi tane daha getiycem mi ??

22 Ağustos 2009

2 olduk....


Ömer artık 2 yaşında kocaman bir bebek,bebek diyorum çünkü hala ortalıkta meme meme diye gezmekten vazgeçmiş değil :)

Bende ömeri memeden kesmek içinde çok gönüllü değilim,sanki aramızdaki çok güçlü bir bağı koparacakmışım gibi geliyor .

Ama 2 yaştan sonra emzirmenin çocuk için çok da olumlu olmadığına dair de bir kaç yazı okudum,bu yüzden hissiyatımı bir kenara bırakıp 10 gün içinde kesicem .

TAbiii kesmek de ayrı bir tören gerektiriyor.Onu nasıl yapıcam bilmiyorum.
........
Ömerin doğumgününü bu sefer bir gün önce kutladık,pazar olsun istedim ki herkes gelebilsin.

Evimi yerleştirmiş olmanın da verdiği rahatlıkla,bol bol çeşit yaptım.Tartöletler,börekler,salata çeşitleri vs vs.

Dolu dolu bir sofra oldu.Annem bacımın çeyiz hazırlıkları ile meşgul olduğundan tek yardımcım,kuzenim gökçen oldu.
Çok yoruldum anlayacağınız ve bir çok kişi davete icabet edemediği halde 25 kişiydik:)

Bu senede geleneği bozamadım,yoğunluktan yine kuaför olayım yalan oldu:)


Ömer bol bol oyun oynadı,güldü ,eğlendi.Kendi kendine,iyi ki doğdun ömer şarkısı söyledi.





Pastamızı katalogdan kendi beğendi.

Görünce de pastaya bayıldı tabii,ilk defa pasta yedi,hemde kocaman bir dilim.Ama tabii şeker hamurundan vermedim.

Bu sefer hiç bir şey 1. yaş günündeki gibi değildi.
Herşeyin farkındaydı ve her yapılandan keyif aldı.
Oğlum büyüyor mu neee :))))

....

Doktor kontrolümüzü de yaptırdık,ömer 2 yaş itibariyle 13,5 kilo-5 aydır 100 gram bile almamış,sıska benim oğlum sıska- ve boyumuzda 94 cm...

....

Bayağı bizim gibi konuşuyor artık.Hep bu cümleyi kullanıyorum galiba:)


---Anne ben çok yoyuldum,şimdi otuyup dinlenim.


---Anne bak başaydım,taşı attım.


---Babacımın kaynı domuş ,sofradan kaktı.


---Anne millet hep döney yiyoooo.


Ömer hangi yoldan gidelim oğlum,
---sağdan :)))
Babasına da kafasına esince ibyayim bey diyor :)))
.....
Ömerden son haberler böyle işte,taşınma işini sorarsanız hiç sormayın derim,hakikaten taşıma şirketleri denildiği kadar var felaketler.
Herşeyimi çizdiler,allahtan ahşap boyama kursuna gitmişliğim var da hepsini düzelttim....
Taşınmak isteyenlere sesleniyorum beni duyun ve dost tavsiyesi dinleyin ve TAŞINMAYIN....
Not:Ayrıntılar yakında bir sonraki postta...

5 Ağustos 2009

Taşınmaya çalışıyorum ama hala eski evimdeyim :(

Benim taşınma olayım resmen yazı dizisi haline geldi:)
Daraldıkça içimi buraya döker oldum.
Kontratı ev sahibinin işlerinin yoğunluğu nedeniyle henüz yapamadığımız için ,ne evi boyatabildik ,ne temziletebildik nede yerleşebildik.
Hala evimde -eski evim olcak yakında inşallah- kontratın yapılmasını bekliyoruz.
Tabii bu durum çok sıkıntıya soktu bizi,2-3 gündür herşeyleri erteleyip duruyorum.
Ramazan gelmeden eve yerleşsem diye düşünüp duruyorum.
Stressle uçuğumda iyice coştu...
Tek tesellim herşeyde bir hayır vardır,bunda da var bir hayır düşüncesi...

4 Ağustos 2009

Ağzımda kocaman bir uçuk,taşınmaya çalışıyorum...



Birkaç gündür çok gerginim,taşınmak ne kadar zor birşeymiş.



Bir yandan taşıma şirketi bulmaya çalış,
yeni evin odalarını boyat-aslında ev yeni boyanmış ama heryer lila,içim bayıldı haliyle-,
temizlikçi bul,
evdeki halılar temiz gitsin diye yıkamaya ver-allahtan kendimiz yıkamıyoruz-,
yatağımız zaten eskidi diye ,bir yandan yatak baza bak,
biryandan ömer -mızır mızır, 2 yaş sendromunu dibine kadar yaşıyoruz-,
Sürekli çamaşır makinasının başındayım,perdeleri yıka,örtüleri yıka,hatta tüm evi yıka.Yıkamakla bitse ,as ,kurut ,topla ,katla,

Bir de üstüne işlerim yoğun diyen herşeyi bana bırakan koca kişisi ,

eeee haliyle buna can mı dayanır .

Ağzımda kocaman bir uçuk çıktı.

Bir taşınsam da bitse şu sıkıntı.....

3 Ağustos 2009

Taşınıyorum...

En sonunda istediğim gibi -tam anlamıyla olmasa da istediğime en yakın diyelim-bir ev buldum:)
Veee taşınıyorum,hemde anneme çok yakın bir yere.Artık annem 5-10 dakikalık yürüme mesafesinde olacak,hayatda benim için inanılmaz kolaylaşacak :)

Az evvel internette taşıma şirketlerine baktım,ne kadar da fazla şirket var.Hepsinde aynı vaatler,bende çelişki içindeyim.

Yakınlarda taşınıp ,taşıma şirketinden memnun kalan var mı? İyi bir taşıma şirketi bulmam lazım....

Bir karadeniz masalı :)

........En yakışıklı kemençe üstadı......


Tatilimiz çok güzel geçtik.
Önce eşimin memleketi orduya gittik.
Orduda bol bol denize girdik,hemde kayınpederimin evinin önünden :)
Bu 5 yıl boyunca-5 yıldır evliyiz,sadece evlenmemizin akabinde 1 günlüğüne oradaki merasim için gitmiştik.- gitmediğimiz için açıkçası çok üzüldüm.Hem heryer yemyeşil ,hemde deniz çok güzel.
....Kafasında annesinin pareosuyla bir ömer,şapkamızı unutmuşuzda :)....
Kayınpederime söyledim,bu yaz yapılacak olan çatıyı bize uygun bir şekilde çatı katı olarak düzenleyecek ,bizde kendi evimizin rahatlığında kalıcaz orduda.
Malum şimdi 3 kişiyiz ama ilerde 4 olmak niyetindeyiz.Tatil için bile olsa bize geniş bir mekan lazım :)
Bir sonraki durağımız trabzon oldu.Bizi okutan,bizi birbirimizle buluşturan şehir,neredeyse asıl memleketim diyebileceğim şehir.
Hayatımın en güzel ve en zor günlerini geçirdim trabzonda,herşey sevgilimle tanışmamla daha da keyiflendi.
O günlerden bu günlere geldik.Ve belkide en güzeli,çocuğumuzla trabzonda olmaktı.
Bizim için tüm anlamlı mekanları gezdik,bana çıkma teklif ettiği kafe,evlenme teklif ettiği açık hava anfisi,onun afet evlerdeki evi,benim stadyumun karşısındaki evim,ganita,tabii ki uzun sokağın meşhuuuur pidecisi çardak ,maraş cad.,kunduracılar cad,daha bir sürü yer :)
.....Üniversitemizin önünde bir yakışıklı....
İŞte hayatımın en güzel tablosu,birbirini çok seven bir baba oğul...
Fotoyu çeken ikisininde bayıldığı evin kraliçesi :)))))Kendime de pay çıkarim dimi:)))
Ve tabiki KTÜ...Bol bol gezdik üniversitemizi.Hafta sonu orada olduğumuzdan anfilerimizi gezemedik ,hocalarımıza selam veremedik ama olsun.
Çok çok güzel geçirilen ,oğlumuzla daha da keyiflenen bir trabzon gezisi...
Bir sonraki durağımız dönüş yolunda uğradığımız benim memleketim samsun,ne yazıkki eşimin acil bir işi nedeniyle orada ancak bir kahvaltı süresince kalabildik.
Ama seneye daha uzun tutucaz samsun ayağını...
......
Tabii tatil esnasındaki ömerin vukuatlarını anlatmazsam olmaz:)
Bir kere şu tatil süresinde öğrendiğim en önemli şey,bir çocuğa tuvalet alışkanlığı kazandırılan bir dönemde tatile çıkılması gerçekten çok büyük cesaret işiymiş.
Oğlum ordudan trabzona giderken her 15 dakikada bir "annnneeeeeeeeee çişim deldi"dediğinden 3 saatlik yolu 4,5 saatte gittik.Bunu bu kadar net söyleyebiliyorum çünkü gps cihazında bu yazıyordu.3 saat yol,1,5 saat mola.
Dönüş yolu daha da zorluydu,çünkü daha yeni çişini yaptırıp ,arabaya kuruluyorduk ki eşim daha marşa basar basmaz ,bizimki tekrar "annneeeeeee çişim deldi."
Hadiii bir daha dur,yaptığı da bir damla çiş :)
Yaaaaa sabır çeken saç baş yolan ,ama sevgi dolu bir tavır takınan anne -baba ,yani biz :) yola devam.
Eee hal böyle olunca samsundan öğlen 1 de yola çıkan biz gece 3 de evde olabildik.
Samsun ist arası da arabayla 10 saattir:)
Kaka olayını çok kolay oturtmuştuk,ama uzun yolda o da sorun oldu.Çünkü oğlum ısrarla kakasını hiç bir yerde yapmak istemedi,illa "evde yapcam" diyip durdu.Sonrada tutamayıp kelalaka yerlerde kakasını yaptı :)
Ama tabii bunlar gezimizin komik ayrıntıları,biz çok eğlendik.Yıllar sonra sevgilimle trabzonda olmak ,çok çok keyifliydi.....

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...