17 Haziran 2014

Salaş bir lokanta da hafta sonu mutluluğu...


Bir plaj düşünün ve salaş bir lokanta... Lokantanın içinde bir sürü balon ve sevimli bir sünnet düğünü.
Kendimden emin bir şekilde söyleyebilirim ki düşündüğünüzden daha güzeldi herşey :)

Bu hafta sonu arkadaşımızın oğlunun sünnet düğünündeydik.
Herşey son derece özenliydi.
Balonlar, müzik ,yemekler, deniz, kumsal, davetliler ve herşey...
Bir sünnet düğününün bu kadar güzel olabileceğini tahmin bile etmezdim.
Gece boyunca çocuklar kumsal da oynadılar, müzik ve eğlenmekten yorulanlar, kendilerini kumsala bıraktılar.
Havai fişek, palyaçolar, nefis ve lezzetli yemekler tabii en çok kuzularımın mutluluğu... Herşeyiyle çok güzeldi.


 Sanırıım bizim sünnet de kumsal kenarında salaş bir lokantada olacak :)))





15 Haziran 2014

Bu aralar çok yazasım geldi :)


Karneleri aldık, hepsi 5 ...
Akıllı oğlum bizi yanıltmadı ve başarılı bir birinci sınıf geçirdi. Artık 2. sınıf, benim ilk göz ağrım...

Biz de tatilin ilk gününde biraz at binsinler değişik bir aktivite olsun diye Kenan bey binicilik kulübüne götürdük. Ömer'in daha önce at binme konusunda bir tecrübesi olduğundan ata rahatça bindi ve keyfini çıkardı. Ancak Murat'ın ilk deneyimi olduğundan ata bindirmek pek de kolay olmadı. Önce uzun uzun dil döktüm, ama baktım olmuyor oldu bitti ye getirip ata bindirdim. İlk an da ürkse de sonra kolayca adapte oldu. :)
 Güzel bir kahvaltı da yaptık Kenan bey binicilik kulübünde. Hizmet ve sıcak yaklaşımlarından hem ben hem de eşim memnun kaldık...
Kuzularıma bakarmısınız :)

11 Haziran 2014

Fake birthday



Aslında bilen bilir -gerçi yanda banner da var :) - iki oğlum da ağustos doğumlu ama her yaz yapılan doğum günlerimiz de sadece aile üyeleri ve bir kaç yaşıtı olduğundan böyle arada zamanından önce doğum günü yapabiliyoruz. Fake diye tabir edebileceğimiz :)
Böyle arkadaşlarıyla doğum günü kutlamanın keyfini sürüyor kuzum.
Bu sene de okulun da yaptık. Bir kaç gün önceden korsan temalı olmasını istediği için korsanı şeker hamurundan hazırladım. Bir gece önce de pastamızı yaptık ve iki katlı sevimli bir korsan pastamız oldu. Tabi gece yarısına kadar uğraştığımı söylemeliyim ama Ömer'ime değer tabi.
Ertesi gün okulda sınıfında bol çığlıklı , gürültülü patırtılı, mutlu ve keyifli doğum günümüzü kutladık. Pinyatamızı da patlattık tabi.
Böylece bu yıl ki ilk doğum günü partimizi yapmış olduk...

13 Mayıs 2014

İlk dişçi randevumuz ve minnak çürüğümüz


Bugün Ömer'in süt dişlerinin yerine, çıkan dişlerini göstermek ve bir sıkıntı olup olmadığını öğrenmek için dişçiye gitttik. Yeni gelen dişleri, kendilerine Ömer'in küçük ağzında pek de yer bulamadıklarından biraz yamuk duruyordu.
Bunun normal olduğunu ve zamanla çene yapısı değiştikçe, yüzü irileştikçe dişlerin kendi yerini bulacağını ama altı ayda bir kontrole gitmemiz gerektiğini söyledi yeni diş hekimimiz Nadya...
Bu kontrol esnasında bir çürüğümüz ve altı tane ana dişimizin olduğunu da öğrendik. Bu asıl dişlerin en kısa zamanda koruma maksatlı kaplanması gerektiğini ve küçük çürüğümüzün kanal tedavisine gitmeden bir an önce doldurulması gerektiğini söyledi tatlı diş hekimimiz.
Ömer'in hiç sorunsuz geçirdiği muayene sonrasında madalyamızı da alıp, en kısa sürede tekrar görüşmek için sözleşip ayrıldık  ortopedo'dan....

12 Mayıs 2014

Bilgisayar kullanmayınca, postta yazılmıyor :)



Ne kadar uzun zaman olmuş, yazmayalı ...
Elimiz de bir telefon herşeye ondan ulaşır olmuşuz.Bilgisayarda bundan sebep atılmış bir kenara...
Bugün il içi tayinler için bilgisayar kullanacak olmasam ,bu post ta yazılmazdı muhtemel :)
Biz iyiyiz büyüdük, Ömer neredeyse 7 oldu Murat sa 4...
Ömer ilkokula başladı, Murat sa kreşe...Kreş seçimimiz abimizinde gittiği ve sevdiği kaplumbağa anaokulu oldu.
İlk başladığımızda çok sıkıntı çeksek ve gözyaşı döksek de alıştıktan sonra okula gitmek için sabahı bekler olduk...
Ben de yeni bir okula tayin olmak için başvuru yapıcam , bugün o yüzden açtım bilgisayarı. Aslında okulumu seviyorum ama her gün köprü trafiğini geçiyor olmak beni çok yoruyor.Bugün bir ders geç ulaştım okula.Trafiğin sağı solu belli olmadığından, arada yaşıyorum bu durumu.Şimdi trafiğin ters istikametinde bir okul yazıcam, bakalım kısmet...
Belki olur :))
Neyse kalın sağlıcakla...

9 Eylül 2013

tarihe not



Ömer bugün ilkokullu oldu :))

18 Ağustos 2013

birthday ...


 İki hafta arayla doğunca iki oğlum da uyanıklık yapıp her sene olduğu gibi bu sene de beraber kutladım doğum günlerini....
Aile arasında olmasına rağmen yine çok kalabalıktı doğum günümüz :)
Keyifli , eğlenceli , mutlu bir gündü...

Tabii ki babamın kocaman bir boşluğu vardı aramızda... Çok özledik onu :( Buradan tekrar analım canım babamı , Allah rahmet eylesin inşallah...


Pastaları ben yaptım. Geçen seneden beri bu işi ben yapar oldum, çok beğenildi yine :)))
Böyle bir doğum günü organizasyonunu daha atlamış oldum :)))


3 Ağustos 2013

3





Sarı papatyam , sürpriz kuzum , minik tırtılım , tablo suratım , canımın en ici , küçüğüm; bugün , su an ÜÇ oldu ... İyi ki doğdun bebeğim , iyi ki geldin. Sen geldin her şey tamam oldu ... Dogum gunün kutlu olsun güzel kuzum ...

17 Temmuz 2013

Koş Esin Koş



Standart yaz tarifesine tam geçtik , Ömer ananesinin dükkanın önünde bisiklete biniyor, biz de muratla evde takılıyoruz.
Şimdi uyuyor , artık bu bloğu daha çok güncellemeliyim diye söz verdim ya kendime... Hemen oturdum  bilgisayarın başına yazıyorum :)

Geçen hafta iğneadaya gittik ,kısa bir tatildi ama... Ben ve üniversiteden bir arkadaşım ve tabi onun kızı benim iki oğlan.
Aslında giderken emin değildim ikisiyle de tek başıma ilgilenebilirmiyim diye, ama tereddütü bir kenara bıraktım ve cesurca :) tatile gittim...
Tabii tahmin edebileceğiniz gibi tatilde hiç dinlenemedim ,biri ağlar ona koş öbürü asude - arkadaşımın kızı- kavga eder ona koş.
Murat kuma basmaz , Ömer bensiz yüzmez...
Gönüllerini yapmak da zor , tabii çok yoruldum. Hatta bunları eve bırakıp birkaç günlüğüne tek başıma tatile mi çıksam diye düşünmedim değil ama hayal tabii :)
Yorucu bir tempoydu , hatta beraber gittiğim arkadaşım adımı  hiperaktif anne koydu :) Ama iki erkek çocukla başka türlüsü pek de mümkün olmuyor... Beni ancak iki oğlu olanlar anlar ... :)
Ama güzeldi herşeye rağmen, kuzularımın mutluluğu beni de mutlu etti.




Not : Dersimi de aldım onu da yazayım bundan sonra babamız olmadan ,şuradan şuraya gitmem :)

16 Temmuz 2013

ordan burdan

 Ne çok zaman olmuş yazmayalı...
Blog artık bir lüks oldu hayatımda ,bilgisayar başına oturduğum yok ki bir de blog yazayım. Telefon zaten bir çok işimi görüyor bilgisayara ihtiyaç duymuyorum , kuzular da büyüdü haliyle sorunlarda büyüdü derken seni unuttum be blog...
Ömer 6, murat sa neredeyse 3 yaşını doldurmak üzere.
Ben de 37 :)
Ama herşey güzel, şükür ...



Tatile fethiye ölüdenize gittik, murat mızırdanarak arada bizi zorlasa da ,babamızın herşeye yeten performansı ile rahatça altından kalktık karı-koca...
Ömer de iyice hisli bir çocuk oldu, ne yazık ki benim gibi alıngan ...
İki çocuğum öyle farklı ki birbirinden ,biri hayvanlara yaklaşamazken diğeri tam bir korkusuz.Her hayvana sorgusuz sualsiz yaklaşıyor murat. Ömer nasıl hisli bir çocuksa muratsa tam tersi herşey de soğukkanlı .
Bir parça kolaylaşsa da hayat , hala zor iki çocukla.

Ama hep şükür...Çok şükür...






5 Mart 2013

Telaffuzu zayıf çocuğumun


Makarnasını bitirip yenisini isteyen murat,

"Anne natarna bitta."

Türkçesi ,anne makarna bitti :)

15 Ocak 2013

zaman geçiyor ,arkasında acı tatlı anılar bırakarak...


Hayatımızın bu son birkaç ayı son derece zor geçti, ben sevmem acıları paylaşmayı pek.Sanki paylaştıkça artar gibi gelir acılar...
Zaten hayata da bir nevi sınav için geliyoruz anladım ben 36. yaşımda...Esnetiyor acılar kişiliğinizin en sert yerlerini,törpülüyor gururunuzu...Ve alışılıyor her şeye,öyle de yaşanıyor ama eksik... Ama yaşanıyor işte...


 Kuzularım büyüyor ,büyümelerini izlemek en mutlu olduğum şey hayatta... Onlarlayken acılar da uzak...


Okulların tatil olmasına az kaldı, sabırsızlıkla tatili bekliyorum.Ama en yoğun günlerim ,yazılılar vs ...


Başka da pek bir şey yok işte :)


27 Ekim 2012

Olmadı beceremedim :(


Sütten kesemedim... 20 aylık olunca niyetlendim, hadi dedim kocaman oldu Murat, benim de sağlık sorunlarım var ilaç içmem lazım, keseyim dedim ama içim rahat etmedi. Ömer 25 ay emdi şimdi bu kuzumu 20 ay emzirince haksızlık olur dedim. İlaç kullanmadım, ama emzirmeye devam ettim. Fazla duygusalım biliyorum :)
24 ayı yani 2 yaşı dolunca , bu sefer onun geçirdiği ufak bir rahatsızlık sebebiyle gönlüm elvermedi , bıraktıramadım.
26 aylık oldu ve ben bırakmaya hazır olduğumda , aslında  6 aylık bir bebek gibi aklına estikçe süt istemeseydi belki bir süre daha emzirirdim , artık canıma tak ettiğinden diyeyim. Zınk diye kesiverdim anne sütünü. Göğsüme sürdüğüm tuz bu iş için biçilmiş kaftandı. Bir - iki gece ağladı sonra pes etti. Ama bu sefer de başka bir sorun oldu,çok sık emzirirken birden sütten kesince göğüslerim çok rahatsız oldu, canım acıdı. Bu sefer de can havliyle sadece uyurken emzirdim. Ama kuzum bir gece sonra durumu farketti ve geceleri ısrarla süt istemeye başladı. Ben hala geceleri emziriyorum muratı :(
Şimdi son bir gayret gece emmelerini de kesicem ... Umarım kolay bir süreç olur bu memeden tamamen kesme olayım...

24 Ekim 2012

Özet geçeyim bunca olanı...




 Bu yaz adamakıllı şöyle bir hafta, on gün tatile çıkamadık ama ufak ta olsa tüm tatil fırsatlarını değerlendirdik. Hatta eşimin iş için gittiği Eskişehir , bizim için tatil mekanı oldu.
Takıldık babamızın peşine...



Babamız çalışırken iki kuzumla ben karış karış gezdik eskişehir'i.
Sazova parkı, Odun pazarı, Kurşunlu külliyesi, Porsuk çayı ...vs vs ...
İyi ki gitmişiz Eskişehir'e...Çok sevdik, çok beğendik özellikle Sazova parkını, korsan gemisini, masal trenini ve masal şatosunu...




                Hatta doyamadık, bir fırsat olsa yine gideriz Eskişehir'e :)




Erkek kardeşimi evlendirdik bu arada...
Kına için ankaraya gittik geldik ,15 gün sonra İstanbul'da düğün yaptık.Son derece koşuşturmalı bir süreçti ,düğünün akabinde o hızlı tempodan sonra boşluğa düştüm resmen :))
Küçük ama sevimli ve tabii çok hareketli bir tekne düğünü oldu kardeşimin düğünü.



Abiye ben ,spor sevgili :)

Bol bol gezdik tabii, sosyalleştik sinema, tiyatro, kahvaltı vs vs geçti gitti bir koca ay...

16 Ekim 2012

Esin ne diyor murat,son günlerde en sık duyduğum cümle


Murat'ın dili yavaş yavaş çözülmeye başladı.Telaffuz felaket ama :)

"Anne takiş bin."   Anne taksiye binelim :)

"Baba ditta,abiyla ditta."   Baba gitti,abiyle gitti :)

"Anne pepe ac"

"Bilştar ditta."  Bilgisayar kapandı :)))

Dil böyle olunca, sık sık insanlarla Murat'ın arasında tercümanlık yapıyorum  :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...