Şeker tadında,ailelerinizle birlikte,keyif ve eğlence dolu bir bayram dileklerimizle .......29 Eylül 2008
27 Eylül 2008
Hayeeey

Ama her şey için bu pek mümkün olmadı ,bazı durumlarda ister istemez hayır dedim.
Bulaşık makinasının kapağına oturduğunda ,
tuvalette kulozete elini soktuğunda ,
tvnin ekranına vurduğında,yada kabloları kolye yaptığın- hayır -dedim.
Eee tabi bu zamanlar kayıt ve taklit zamanları,ama bu kadar erken beklemiyordum.
Bugün sabah ömeri çağırdım.
"Gel oğlum bir öpim seni"
Ömer beyimizden el cevap -hayeeeeey
26 Eylül 2008
25 Eylül 2008
Yoğunluk :( , ömer :)

Bu resim ömer henüz birkaç günlükken ,ne kadar çirkin bakarmısınız :)
17 Eylül 2008
KÜÇÜK PRENS olduk :)
Oğluşum doğduğunda kıpkırmızı ,saçsız ve koca gözlü -hala öle :)- bir oğlandı.Büyüdükçe kilo aldıkça bembeyaz ,pamuk gibi tombul bir oğluş oldu.Ben de oğluşumu, pamuk gibi oluşundan dolayı pamuk prensim diye sevdim . Bloğuna da o ismi verdim :)16 Eylül 2008
Miniğim hasta :(
Ömerim pazar gününden beri hasta,pazar gecesi hafif bir burun tıkanıklığı vardı.Sabah ömeri bırakıp işe giderken hafif ateşlenmişti.Ben işteyken annem aradı,ömerin ateşinin yükseldiğini söyledi. Herşey inanılmaz hızla gelişti ...12 Eylül 2008
Ömer-ce

....................
dödüm-dövdüm ,genelde karıncaları parmakları ile ezerken söylüyor.
kepte-köfte.Kepteye bayılır.
attim-attım
aldim-aldım
anneee-anne,
babba-baba,
memme-malumunuz,genelde işten geldiğimde beni görünce ilk söylediği şey memmeeeeeeee...
mamma-yemek ,mama
annanne-annane,
dede-gelip geçen tüm yaşlılar :)
dedo-dedesine böyle sesleniyor :)
dödüldü-döküldü,önce döker sonrada dödüldü
del-gel
hauuu-köpek
düttü-düştü
allaallaallaalla....- Allah , ezan okununca söylüyor .
....Eğer elinden vermediği halde bir şey alırsanız , yüksek sesle size garip kelimelerle bağırır :)
Ömer kola
Ömeri 1 yaşında doktoruna götürdüğümüz de genel kontrolleri yapılırken aşırı derecede kansız olduğu ortaya çıktı.Bu vesileyle yaklaşık 10. ayından beri iştahsız olan :( neredeyse sadece anne sütü ile beslenen ömerin iştahsızlğının sebebini bulmuş olduk.8 Eylül 2008
2. adresimiz

Artık 2. adresimiz parklar oldu ,herşeyde olduğu gibi artık pazar günü gezmelerimizide ömere göre düzenliyoruz gerçi eşimde ben de bu durumdan pek şikayetçi değiliz.Hem temiz hava alıyoruz ,hem de oğluşum çok mutlu oluyor .
Ama ne yazıkki gidişimizde, dönüşümüzde felaketti.
Ömer araba koltuğundan çıkmak için kıyamet kopardı.Normalde hiç sorunsuz araba koltuğuna oturan oğlum,bu sefer huy değiştirmişti.
Allahtan giderken yol kısaydı ,eline bir büskivi verdik parka gidene kadar onu kemirdi ama dönüş yolunda susturmak mümkün olmadı .
Parkta bol bol yürüdü,yorulunca çömeldi yada yere oturdu,salıncaklara ,kaydırağa bindi.Kısacası bir parkta yapılabilicek her şeyi yaptı :))
...her çocuk gibi ömerde salıncağa bayılıyor ...
Şans bu ya parkta üniversiteden iki arkadaşımızlada karşılaştık,onlarda bizim gibi üniversiteden sonra evlenmişler.Ama onlar biraz hızlı çıkmış iki tane çocukları vardı :)Ayaküstü onlarla da sohbet ettik,birbirimizin adreslerini aldık ve zorlu bir yolculuk sonrası evimize döndük....
5 Eylül 2008
İleride paketlerimi kimin taşıyacağı belli :)
Ömer de son zamanlarda oluşan yeni davranışı ağırlığı ve boyutu ne olursa olsun bir yerden bir yere birşey taşımak :)Bu annesinin çantası- ki oldukça ağır olduğunun garantisini verebilirim içinde yok yok :)-,5 kğlık fındık poşeti -onun kaldırırken çok zorlanıyor yavrum neredeyse kendi kadar -,balkon taburesi vs vs herşey olabilir .Taşıyamacağı kadar büyükse sürükler ama mutlaka götürmek istediği yere götürür.Elinden almaya çalışırsanız da kıyamet kopar,çünkü onun bir amacı vardır ve amacına ulaşmak için her türlü engeli aşmalıdır :)
2 Eylül 2008
Bu düşmeler bitmez mi?
Bu sefer koşarken düştü . Çığlıklarıyla ben yataktan ,annemle babam da mutfaktan, fırladık.Tabii ilk etapta nereye düştüğünü anlayamadık , alnında kocaman çizgi halinde bir şişlik oldu .Uzun bir süre ağladı ,sakinleşince sorduk "nereye düştün oğlum ,nereyei ahh yapalım" - genelde düşünce düştüğü yere ah yaparak vurmayı öğrettik ,böylece düştüğü yere vurup ,hem sinirini atıyor ;hem de fazla ağlamıyor- Gitti çelik kapıya vurdu,yavrum koşarken dengesi bozulmuş-öyle tahmin ediyoruz- çelik kapıda açık olduğundan kafasını köşesine vurmuş :(
Bir saat sonra kafası iyice şişti,bir de üstüne kusunca ,hemen acile gittik.
Doktor film çekti,bir şey yok ama müşaade altında tutalım dedi,ben de hastanede daha çok sıkıntı olur diye -malum oaraya gelen herkes hasta ,herşey olabilir-imza atıp eve dönmek istedim ama hastaneden çıkmadan fışkırır tarzda iki kere daha kusunca geri döndük hemen, tomografi istememe rağmen -çünkü 1 tomoğrafi =400 akciğer filmi - çok ciddi bir şey olabileceği düşüncesiyle tomoğrafi çekildi.
Çok şükür bir şey çıkmadı .
Ömeri muayene eden doktor ,kusmanın travmaya bağlı olarak geliştiğini ve normal olduğunu,ama 1 saatte 4- 5 kusmanın ve uyku halinin yada huysuzluğun tehlikeli olabilceğini söyledi.
Söylemeliyim ki ben ömerin bu düşmelerinden çok yoruldum ,hemen hemen her gün düşüyor ve bazıları çok sert oluyor.Geçen de mama sandalyesinden sırt üstü düşmüştü,yine aciller yine filmler....
Yaşadığım sıkıntılar da cabası ,ama ne yazıkki yapacak bir şey yok ,sürekli keşif halinde ve bazen böyle kazalar olabiliyor :(
Bizim yaramazın da yarası haliyle eksilmiyor ,ama bu sefer ki biraz daha büyük bir morluk oldu....
31 Ağustos 2008
Ömer ve Begüm
Sibellerle neredeyse her hafta birlikte birşeyler yaparız,ama bizim oğlanla, begüm kesinlikle birbirlerine yaklaşmazlar ,hatta ne kadar ayrı o kadar ii felsefesini güderlerdi.....
Ta kiiiiiiiii bu son görüşmemize kadar ,ömere ne oldu bilmiyorum ama tüm gece begümün peşindeydi,begüm de sürekli kaçtı durdu :)
Küçük prensesimizin babasının tüm tehditlerine rağmen -bırak kızımın peşini bak geiyorum oraya şeklinde :))))-ısrarla begümü kovaladı ,hatta bir ara hızlı bir manevra ile sarıldı bile :)
Ama begüm kızımız ömeri itip ağlamayı tercih etti,ömerde tabii reddedilmeyi hazmedemeyerek dudak büktü ve huzuru annesinin kollarında buldu:))))))))
Bütün gece onları izlemeyi muhabbete tercih eden bizler de hem keyifle onları seyrettik ,hem de daha dün hamileydik ,bugün onların tatlı çekişmelerini izliyoruz diye şükrettik ...26 Ağustos 2008
Oğluşum daha da büyüdü..
Ömer dedesinin kucağında söz çukulatasını yerken :))))))))))))))18 Ağustos 2008
İşte doğum günümüzün ayrıntıları.
.........Babamız alkışlardan korkan ömeri sakinleştiriyor........Doğum günümüzü pazar günü ,aile arasında kutladık.Aile arası dediğime bakmayın 35 kişiydik ki ,malum eşimde ben de karadenizliyiz ve kalabalık ailelere sahibiz :)
Hazırlıklarımız 1 hafta önceden başladı,eminönüne gidildi,eksikler tamamlandı.Tabii tüm evde temizlik yapıldı.Son iki gün sadece yiyeceklerle uğraştım.Evimizi süsledik.
Sağolsun her zaman ki gibi anneciğim ve kuzenim gökçen çok yardımcı oldular.Hepimiz çok yorulduk ,ama fazlasıyla değdi.Çok mutlu ,çok güzel bir parti oldu .
Babam sadece düğünümde kapattığı dükkanını ömerin doğum günü için bir kez daha kapattı,kayınpederim ve kayınvalidem de ömeri doğum günü için tatillerini yarım bırakıp istanbula döndüler.Hakikaten torun sevgisi başka derler ya her seferinde bunu tekrar tekrar görüyorum :)))
Babası bir teşekkür kartı hazırladı,gelen misafirlerimize bunlardan dağıttık,bugünün bir anısı olsun diye.Ön yüzünde teşekkür metni, arka yüzünde ise ömerin doğduğu andan itibaren çektiğimiz resimlerden bir derleme vardı.
................................Ömer ve teyzesi.............................
Ömer bütün gün kucaktan kucağa gezdi,kimi zaman eğlendi ,kimi zamanda huysuzlandı ,yabancıladı.Gelen oyuncaklarıyla oynadı ,ilk defa pasta tattı,gelenlere göstermek istercesine sürekli yürüdü,neredeyse hiç emeklemedi.
Ama yine de tüm gün uyumadığı için , uykusuzluğun keyifsizliği üzerindeydi yavrumun .Özellikle mumları üflediğimizde ,güçlü bir alkış kopunca ömer çok huzursuz oldu,babası teskin etti.
Bu kadar koşuşturmada ne yazıkki kuaföre gidecek vaktim olmadığından ,benim fön çektirme olayımda hikaye oldu ,hatta makyaj bile yapamadım ,anneliğin cilvesi....
BU arada doğum günümüsde hamileliğimden önce aldığım ama sadece 1 kere giydiğim bir eteğimi giydim :) Ama hala ön takımlar aynı olduğundan üst kıyafetlerim için daha çok beklemem lazım :(Ama yine de ben çok mutluyum :) Heyyyyyyy....

....................teşekkür kartımız................
17 Ağustos 2008
Canım Oğluma,
Canım oğlum,tam bir yıl önce bugün aramıza katıldın.Seninle bir yılımız göz açıp kapayıncaya kadar hızla geçti.
Çok şükür ki rabbim seni ,bize layık gördü.
Bizim için öyle büyük bir mutluluksun ki senin için, babanın da benim de şükretmediğimiz gün yok...
Doğum günün kutlu olsun ,OĞLUM. Gülen yüzün hiç solmasın...
Vatana ,millete ,bize ve ileride ailene hayırlı olman dileğiyle.