27 Nisan 2009

diyette son durum.


Evet yaklaşık 1 ay süren diyetimden-sağlıklı beslenme programı daha doğru bir tanım-sonra 4,5 kilo vererek gebelik öncesi kiloma döndüm ama aynı fiziğime sahip değilim,göbişim şekil olarak hala benimle :(
Artık bundan sonrası biraz spor bağlı tabii.Bol bol karın hareketleriyle hallederim.
Ama çok mutluyum,eski kıyafetlerimin hepsinin içine girebiliyorum.
Ağzım kulaklarımda geziyorum :)
Hatta sevgilimde yediklerine içtiklerine dikkat etmeye başladı.Baktı hatunu eski haline döndü ,zayıflamaya karar verdi.
110 kilodan 90 a inebilecek mi bakalım.

Bende sürekli onu kontrol halindeyim,mutfağa gitti mi ben de peşinden:)
Aslında bu sefer kesin kararlı ama daha önceden çok diyet vukuatı olduğundan ,ben de dikkat ediyorum.

Evde sürekli,
ibrahim fındık ezmesinden uzak dur
ibo sadece meyve yiyelim
hadi canım limonatayı bırak sadece su iç ,onda yüksek oranda şeker var,
diyetisyen edası ile takipteyim:)

25 Nisan 2009

Anne hayığ ters:)

Oğluşuma migrostan 23 nisan münasebetiyle üzerinde yarış arabaları ve pisti olan bir oyuncak aldım.
Birgün önce alışveriş esnasında ertesi gün 23 nisanda migrosta tüm oyuncakların yarı fiyatına olduğunu öğrenmiştik.23 nisan sabahı okula törene gitmeden migrosa uğradık ve böylece almak istediğim oyuncağıda yarı fiyatına almış olduk :)
O gün hava muhalefetiden törende iptal oldu ,ama ben tabii bilmediğimden yola çıktım, Allahtan yoldayken arkadaşlarımın tekmilinin ısrarlı haber vermeleriyle iptali öğrendim ve eve geri döndüm.
Ömerle yeni oyuncağı ile oynamaya başladık,bir an arabayı farkına varmadan piste ters koymuşum,ömer hemen;
Hayığ anne hayığ ters ters,
deyip düzeltti.Bana döndü ;
Böle anne ,dedi :)))))
....
O gün kardeşimle dayanamadık,migrosa tekrar gittik .Ne olsa tüm oyuncaklar yarı fiyat:)
Kardeşim ömere uzaktan kumandalı bir jip,ben ömere kocaman bir ayı aldım.Doğum günüm olduğundan kardeşimde bana tabuu aldı.
BU 23 nisan pek bir hediyeliydi :)
.....
Bu arada converslerde 3 mayısa kadar çocuk ayakkabılarında %40 indirim var,bilginiz olsun.
Biz bu indirimi yarın değerlendirmeyi düşünüyoruz,ne zamandır ömere almayı düşünüyordum bu iyi bir fırsat oldu:)
Ama küçük bayilerde değil converslerde...

23 Nisan 2009

33 uğurlu gele:)

Bugün 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı ve
benim doğumgünüm:)
Artık 33 oldum.
33 ,,,, söylerken bile kulağıma ne kadar da büyük geliyor :)

33 olunca şöyle bir geriye dönüp bakma gereği duyuyor insan,aslında hemen hemen hiçbirşey hayalimdeki değil,
hatta hayalimden bayağı bir sapmışım :)
Ama iyi ki sapmışım;
Sağlıklı ,akıllı bir oğlum,
Mutlu ,güzel bir evliliğim,
İyi ,bana bol bol vakit bırakan ve yaparken beni mutlu eden bir işim var...

İyi ki sevgilimle evlendim, iyi ki ömeri doğurdum ,iyi ki matematikçi oldum.

Ve iyi ki 33 oldum.

BUGÜN 23 NİSAN NEŞE DOLUYOR İNSAN :)

22 Nisan 2009

Buzdolabını bile açmış :)


Dün dayımın rahatsızlığı yüzünden biraz canım sıkkındı.

Ömerin yemeğini hazırladım ama kafamın karışıklığı nedeniyle ömerin yemek saatini kaçırmışız.Yavrum da düşünceli oluşumu gördüğünden midir nedir,her zaman acıkınca- anne mama veğ-diyen oğlum hiç ses de çıkarmadı.

Bir an dalgınlığımdan sıyrıldım baktım ömer yok.Evi aradım mutfağa baktım ki yerde bebek bisküvi paketi içide boş,önce anlayamadım.

Sonra ömerin odasına bir baktım ki oğluş,oturmuş yer yatağının üstüne ,elinde bisküviler ,onları yiyor ama nasıl iştahla.

Önce inanamadım,buzdolabını açmış,bisküvi paketini üst raftan almış,içindeki büskivilerin hepsini küçük avuçlarına dolmuş ve odasına gitmiş :)
Oğluşum kendi kendine karnını doyuruyor

Bir yandan seviniyorum bir yandan da korkmaya başladım ,ömer çok hızlı büyüyor :)

19 Nisan 2009

Knowing-Kehanet

Dün gece eşimle beraber knowing-kehanet filmine gittik.Aylar sonra gittiğimiz ilk filmdi ve tek kelime ile harikaydı.
Daha ilk dakika da film sizi içine alıyor ve tam 121 dakika soluksuz film izliyorsunuz.
Filmin inanılmaz aksiyon sahneleri ,gerilim sahneleri var.Çok iyi bir gerilim -macera filmi.
Hele felaket sahneleri süperdi,inanılmaz gerçekçiydi,o kadar ürkmüşüm ki resmen koltuğa yapıştım.
Uzun zamandan beri seyrettiğim en iyi filmdi diyebilirim.
Aslında film hakkında anlatacak okadar çok şey var ki ama anlatamam tabii ki ,o zaman filmin büyüsünü bozarım.
Bence hatta siz filme gitmeden film hakkında yorumda okumayın,ben öyle yaptım ,iyi ki de öyle yapmışım :)
Ama şunu söyleyebilirim sonu -bence- gayet ilginç bitiyor.
Mutlaka gidin ,şiddetle tavsiye ediyorum.
Eşimle son zamanlarda yaptığım en güzel şey bu filme gitmekti :)

17 Nisan 2009

Koca ayak Ömer:)


Ne demeli bilmiyorum,eğer bir süper anne ödülü varsa kesin bana verilmeli :P
Bu kadar dikkatsizlikle başka bir anne alamaz,en süperi benim :)
Bugün ömer ayakkabısını giymek istemedi.Aramızda şöyle bir dialog geçti.
-ömer ayakkabını giyelim gel oğlum.
--Hayığ hayığ anne.
-Hadi oğlum gel addaya gidicez.
--Hayığ hayığ anne ,uf uf.
-Neresi uf oldu oğlum
Ayak parmaklarını gösterip,
--bura bura.
Ayakkabımız yine küçülmüş ,ben gene anlamadım tabii :)
Allahtan oğlum artık derdini anlatabiliyor da sorun olmuyor, ama bende haklıyım ne çabuk büyüdü ,bu küçük ayaklar.Ayakkabımız 22,5numaraydı.Zaten 2 numara büyük almıştık.
Bizde geçen yaz doğumgününde gelen 24 numaralı sandaletlerini giydik.Tam geldi,20 aylık ve 24 numara giyiyor,koca ayaklı bir oğlum var anlayacağınız.
İçine de çorap giydirdim tabii :) malum hava serin oluyor akşam saatleri. Çok komik olduk ama:)
Üsküdarda sandaletinin içine çorap giymiş,
sürekli sırıtan
ve herkeslere aba,abi diye el sallayan bir küçük adam gördüyseniz işte o ÖMER di:)

Ömer Yiğit 20 aylık :)


12 Nisan 2009

Takı halkası nerde ömer?

Ömer 2 gün evvel annemde küçük bir demir halkayı -takı halkası-yuttu.Aslında hiç yapmaz ,oral dönemi geçtik - ben öyle sanıyormuşum-ama bu sefer halkanın çok küçük olmasından dedim farkına varmadan yuttu.
Doktorumuzu aradık eğer takı halkası açıksa , nöbetçi doktorla görüşmemizi film çektirmemizi ve duruma göre tekrar ona dönmemizi;halka kapalıysa bir problem olmayacağını doğal yollrdan çıkacağını söyledi.
Ben halkayı sadece tam ağzına attığı anda gördüğümden ,nasıl olduğuna emin olamadım.Doktora gitmeye karar verdik.Hemen haydarpaşa numune hastanesine gittik.

Aslında önce kendi hastanemize gidelim diye düşündük ama olay akşam olmuştu ve ben özel hastanelerin nöbetçi doktorlarına -ki genelde hiç birini tanımıyoruz- güvenmiyorum.Özel hastanelerin ve acilde o an bulunan doktorlarının politikaları da tamamen paraya dayanıyor,gerekli gereksiz tüm ıvır zıvırlar çekiliyor tüm tahliller yapılıyor ,çıkışta ödenen para herşeyi açıklıyor zaten,tecrübe ile sabit...
Ömerin ayağındaki yanığı ,-sanırım 1 yıl evvel olmuştu bu olay-pansuman ettirmek için acıbadem aciline tam 200 ytl ödedimiştik,yani bu sadece aptal bir pansuman.

Neyse gittik hemen bizi çocuk aciline yönlendirdiler.Orada film çekildi,halka bağırsakta ama o da ne orada bir şey daha var.Bizim oğlan oral dönemi atlamamış anlaşılan :(
Hemen bizi çocuk cerrahi haydarpaşa numune de olmadığından,zeynep kamil hastanesine yönlendirdiler.
Zeynep kamil hastanesinde tekrar film çekildi,2 ayrı cisimde bağırsakta-takı halkası kapalıymış- biri neredeyse çıkışta -uzun zaman olmuş onu yutalı anlaşılan-...
Doktor ikisinin de doğal yollardan çıkmasını bekleyeceğiz ,böyle şeyler sürekli olur ,para yutupta kakası ile çıkaran nice çocuk var dedi.Ve bugün akşam üstü için sadece kontrol için tekrar film çektirmemizi söyledi.

İki hastanede de işlerimiz son derece hızlı haloldu.Ve gördüm ki çocuğu ile ilgili bir problem yaşıyan hemen hemen her kesimden insan zeynepkamilde...

9 Nisan 2009

Oğluşa ve anneye kitap

Bugün iş çıkışı sürekli ertelediğim bir şeyi yaptım ve üsküdardaki kızkulesi kitap evine uğrayıp "harika çocuk nasıl yetiştirilir " adlı kitabı aldım.
Hemen daha minübüsteyken kitabı okumaya başladım.Gerçekten çok güzel ,çok şık da baskısı olan bir kitap.Görünüşü bile beni çok cezbetti :)
Ama yanlış anlaşılmasın içi en az dışı kadar güzel bir kitap.
İçinde okul öncesi dönem de çocuklarımızla oynayabileceğimiz oyunlar,çocuklara bu dönem kazandıralacak temel davranışları kazandırma yöntemleri,çeşit çeşit yapılacak aktiviteler,küçük küçük tüyolar ve daha bir dolu şey var.

Tabii daha kitaba yeni başladım.Bu şöyle bir göz atıp 10 sayfa kadar okuduktan sonraki fikirlerim, ama şimdiden bu kitabın okul öncesi dönemde-uzuuuuuuuuuuun bir dönem yani :)-baş ucu kitabım olacağını düşünüyorum.Zaten kitabı okuyan bir çok arkadaşımın da düşüncesi bu yönde.
Kitabı üstelik kaknüs yayınları olduğundan -yani üsküdardaki kitabevinin yayınları-25 ytl ye değilde 17,5 aldım.Karlı da oldu yani,oğluşa da akşamları ona okumak için bir kaç tane kitap aldım.
Tübitak yayınlarının kitaplarını aldım.Kitaplar 3-5 yaş arası çocuklar içinmiş ama önemli değil nasılsa ben resimlerine göre ömerin anlayacağı yeni yeni hikayeleri anında yazarım .
Hem de kitaplarımız uzun vadeli oldu :P

30 Mart 2009

Yeni haller :)


Oğluşuma bir şey oldu.Artık uyumak için bana değil babasına gidiyor :)

Babası ömeri bezliyor ,uyku tulumunu giydiriyor ve kucağına alıp çok hafif belli belirsiz sallıyor.Ve oğluşum uyuyor.

Ben tabii ki bu durumdan acayip mutluyum :)

26 Mart 2009

Bugün offf günümdü

Bugün perşembe benim boş günüm.Bugün sadece ve sadece ömere ayırıyorum tüm mesaimi.
Bu durumdan ömer mutlu ben mutlu :)
Sabahleyin keçi peynirli omletimiz ve ıhlamurumuzla güne başladık.
Ben yemedim tabii,diyette olduğumdan 2 dilim kepek ekmek arası kibrit kutusu büyüklüğündeki muhteşem ötesi kahvaltımı yaptım :) Unutmadan şekersiz ve limonlu sınırsız çayımda var :)

Gün içinde ömerle boğuştuk.Yorgan altında ana oğul fısıldaştık.Ben koştum o yakaladı,o koştu ben yakaladım. O camdan dışarıyı seyretti ben evi toparladım. Ömeri uyuttum kitap okudum,mamalar yaptım.Uyanıp geldi ,kapıyı aniden açtı anasını korkuttu.

Oğluş her türlü cambazlığı yaptı,ben peşinde gezdim.Tüm tehlikeleri bertaraf ettim.Poposundan ayrılmadım.
Birlikte kek yaptık.Birlikte yaptık diyorum çünkü oda karıştıdı kek hamurunu.
Bu sefer çikolatalı kek yaptım ömere .Tüm zincirleri kırdık.Ama bir problem oldu ,ömerle ilgilenirken keke şeker koymayı unutmuşum:)
Oğluş öylede yedi allahtan :)


Oğlşuma günlük sütle yoğurt yaptım.Bu sefer mayasından bol koydum yoğurdum da tas gibi oldu.

Ve bugünün en önemli olayı,Ömer 4 katın merdivenini trabzanı tutarak tek tek kendi çıktı.Kucağıma almaya her çalıştığımda hayığğğ beğn beğn diye bana çıkıştı.Artık 4. katta dayanamadım kucağıma alıp 5 kata ben çıkardım.Bana çok kızdı bayağı ağladı.Hatta alt kata inmeye bile çalıştı .

Oğluş artık merdiven de çıkıyor :)

24 Mart 2009

Diyetteyim, teşekkürler :)

Artık yeni logom bu :)
Yok olmadı, beceremedim doğum kilolarımdan kurtulmayı ve dün pes edip diyetisyene gittim.Ve 1500 kalorilik sert bir diyete başladım.
Diyetimde kesinlikle tatlı ve şeker yok :((((
Bende diyetisyene biraz ısrar ettim tabii ben süt veren bir kadınım dedim,tatlı yemem lazım dedim :) diyetisyenimde arada birkaç şeyi yemeyip diyet bir sütlü tatlı yiyebilceğimi söyledi :)
Ama çaya kahveye şeker yok dedi.
Bugün başladım diyete,sürekli yemek yeme durumundayım.
Neredeyse her 1,5 saatte bir bir şeyler atıştırıyorum.
İşte arkadaşlar ,
esin bu nasıl diyet sürekli yiyorsun bile dedi :)
Ama az az yiyorum tabii,toplasan bir öğün yapmaz:)
Diyetteyim ya ,
artık öyle kafama göre tavuk göğsü yiyeyim ,yok.
Hadi bir bitter gofret yiyeyim ,yok :(
Bu tatlıyı kısma-hatta kesme - kısmı beni çok zorlayacak gibi duruyor.
Birde tabii ömere sık sık yaptığım kek, börek yada terayağlı kurabiyelere de elveda dedim.Ev mis gibi kokarken o kokuya nasıl dayanacağım bilmiyorum :(
Yeni diyetim bana hayırlı olsun bakalım :)

22 Mart 2009

Bugün tam mesai koşturdum.

Bugün sabah için okuldan kız arkadaşlarımla ,denize karşı hoş bir mekanda brunch yapmak için hafta içi sözleştik.
Sabah 7 de ömerçip bizi uyandırdı.Ve benim mesai başladı.
Önce sabah kahvaltısı için oğluşa keçi peynirli omlet hazırladım.Babası ona kahvaltı ettirirken ben ömerin öğlen yemesi için yayla çorbası, ikindi için kek yapıp , fırına attim.Giyinmeden öncede bugün için ömerin giyeceği giyimleri odasında komidinin üstüne koydum ve yedek giysilerini , bezlerini koyduğum bebek çantasını hazırladım.
Mutfağı toparladım.(Yaptıklarımı yazarken kendimi çok takdir ettim ,bana bu kadar işi bu kadar sürede ömer hariç kimse yaptıramazdı sanırım :)
Baktım saat 9.30 olmuş ,5 dakikada saçımı,5 dakikada da makyajımı yapıp,fırındaki kekin altını kaçırıp evden çıktım.
Ve ilk mekana ben ulaştım :)
Bu kadar işe rağmen en önce ben vardım oraya :)
Çoğu bekar olan yada çocuklarını büyütmüş olan arkadaşlarımda ,yataktan kalkıp direkt mekana gelmişlerdi :)
Hemen ne büyük bir keyif diye düşündüm ama bu kocaman keyfi kesinlikle ömerçipime değişmem.Zaten bir süre sonra-3 yaş diyorlar-herşey daha da kolaylaşacak.Yani kaldı 1,5 yıl :P
....
Öğlene doğru sevgili ve ömer beni almaya geldiler.
Birlikte ikeaya gittik.Ömerçipe ikeadan masa ve sandalye aldık.
Ben beyaz olan modeli çok beğenmiştim ancak stokta kalmadı dediler ,bizde huş rengini aldık.

Masa ve sandalyeleri baba oğul birlikte kurdular.
Ömer elinde tornavida sürekli vidalarla oynadı .Biz tornavidayı elinden almaya çalıştıkçada bize çıkışıp hayığ ,hayığ diyip durdu :)
Masa sandalye kurulduğunda ömerin keyfine değecek yoktu,hatta yemeğini bile orada yemek istedi.Tüm evi sandalye elinde gezdi.
Yalnız bu arada biz farketmeden başımıza çok büyük bir çorap örmüşüz.Ömer artık heryere ulaşıyor ,daha önce de bir şeylerle kendini yükseltiyordu.Ama bu sandalyelerle en tepelere bile ulaşıyor.
Ne yapıcaz bilmiyorum,bazı tehlikeli şeyleri tavana mı assam ne yapsam :)

20 Mart 2009

Mevsimine göre ne yemeli-yememeli

En büyük problemlerimden biri mevsimine göre ne yemeliyiz ,hangi meyvenin yada hangi sebzenin zamanı geldi sorusu...
Eskiden ucuz olan sebze yada meyve neyse ona göre mevsimini anlamak kolaydı ancak şimdi öyle değil bir çok sebze yada meyve mevsimi gelmediği halde ucuz.Eski yöntem işe yaramaz oldu.Bende aşağıdaki tabloyu internetten indirdim ,çıktısını aldım ve buzdolabıma yapıştırdım.Rahatlık varmış :)

Artık hep gözümün önünde...

Not:Bu tabloyu peçeteden notlar dan almış bulunmaktayım :)

Ben ve ömer...

Hani derler ya üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi,şu aralar beni ifade edecek en güzel cümle bu...
Bir sürü yapmam gereken şeyden- görev diyelim bir çoğuna- ve bunlara sürekli yetişmek zorunluluğumdan dolayı hiçbir şey yapmak istemiyorum.
Okul,takı kursu,hafta sonu -krizden dolayı açmayı uygun bulduğum- okul kursu,ev ,yemek,temizlik,blog ve tabi ÖMER.
Allahtan hafta içi genelde annemde kalıyoruz da annem bir nebze olsun sorumluluklarımı hafifletiyor.Annem yardımcı olmasa ne yapadım bilmiyorum.
Bazen tüm işlerimi , hobimi ,ev işlerini layıkıyla yapıyorum bazen de bu hafta olduğu gibi biraz yavaşlatıyorum herşeyi ve dinleniyorum...
Ama ömeri yavaşlatmak mümkün değil tabii ki, gerçi onun dinlenmeye de ihtiyacı yok, daha yeni başladı herşeye ve bundandır ki tam gaz .
Gelişimini yazayım diyorum ben yazmaya karar verene kadar o çoktan yeni bir şey öğrenmiş yada başarmış oluyor :)
Çok hızlılar :)
.....
Ve sonsuz sevgisi beni her geçen gün daha da sarıyor.
Sabahleyin yanıma yattı ,ben de hemen fırsattan istifade altını değiştireyim dedim ve kalktım.Bana
-anne dat,uyu uyu dedi.
Ben de oğluşumu kırmamak için yanına uzandım tekrar ,başımı göğsüne yaslayıp alnımı öptü.Sanki büyük bir adam gibi :))
.....
Ömer bu arada 19 aylık oldu.Söylemesi bile çok ilginç geliyor bana, tam 19 aylık bir oğluş.
daha dün doğmamışmıydı ve bu küçük adam ya :)
Ne zaman bu kadar büyüdü....

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...