28 Haziran 2012

nikon kazanma şansı


 Ben başvurdum ,sizde başvurun...

Fotografium Nikon D3200 Profesyonel Fotoğraf Makinesi Hediye Ediyor. Siz de katılın Nikon D3200Lowepro Çanta (DSLR Video Fastpack 250 AW Sırt Çantası) ve Slik Tripod (Slik 500DX Tripod) kazanma şansı elde edin.
http://goo.gl/ciXjD?ref=3214 adresini ziyaret ederek detaylı bilgi alabilirsiniz.


22 Haziran 2012

Taş boyama



Evde çok sıkıldığımız bir anda,geçen yaz plajdan topladığımız taşları boyamak geldi aklıma. Aslında internette pinterestte gördüğümden beri yapmak istiyordum. Fırsat bu fırsat akrilik boyamı çıkardım, banyo dolabında nicedir bekleyen taşlarımı da çıkardım ve ömerle beraber ,gördüğünüz sanat eserlerini çıkardık ortaya... :)
Yapalı, boyayalı çok oldu ancak, paylaşım için vakit ancak oldu :)

21 Haziran 2012

Tırnak yeme ...

Ömer çok uzun zamandır, sanırım 2 yaşından beri hem el hem de ayak tırnaklarını yiyor. Buna çok üzülsem de kendimi bu konuda çok suçlasamda Ömer'i yıllarca tırnak yemekten vazgeçiremedim...
Ayak tırnaklarını yemesi açıkçası beni en çok rahatsız edendi , malum her daim yerle temas halinde. Ömer'e uzun uzun ayakların hiç hijyen olmadığı , tırnak içinde biriken kirlerden vs vs bahsettim , ikna olmuş olmalı ki bu konuşmadan sonra ayak tırnaklarını yemeyi bıraktı...
El tırnaklarını yemesine engel olamadım, o dönem de :(
Umudu kesip bu çocuk sürekli tırnak yiyecek galiba düşüncesine alıştırmıştım artık kendimi...


Ta ki 2-3 ay evvel ödül yöntemi ile vazgeçirebilirmiyim acaba ? fikri aklıma gelinceye kadar. Aslında çok klasik bir yöntemdir ama ben denememiştim işte . Bunda hediye için o kadar iradeli olup tamamen tırnak yemekten vazgeçebileceğini düşünmeyişim de etkiliydi...
Ömere tırnak yemediği her gün için hot wheels, tırnaklarını kestiğim gün de istediği büyük bir oyuncak alacağımı söyledim.
Ve Ömer tırnak yemeği bıraktı.  Bu kadar kolay oldu. 2-3 aydır düzenli tırnaklarını kesiyoruz :)))



17 Haziran 2012

Tatilll :)



Okullar tatil oldu sayılır...Sayılır diyorum çünkü sorumluluk sınavları var ve benim de bir sürü görevim var ama yine de tatil başladı sayıyorum.
Bloğa da ayırabileceğim daha fazla vakit olacak umarım...Bekleyin bizi, yeni maceralarımızla daha çok buradalardayız :)))

29 Mayıs 2012

Murat tekrar söyle annem ...

Muratın tellaffuzu çok kötü...Söylediği şeyi anlamak için bazen 3-5 kez söylettiğimiz oluyor :)

Mesela
ağna-ayna,
ohman-osman
piya-pilav
ınne-anne
babalon-balon...

Kuzum da tekrar üstüne tekrar...
Bazen baktı anlamıyoruz,dönüyor poposunu gidiyor.
:))
Bizde hakediyoruz ama :))


Havalar ısındı haliyle...


Biz de her pazar farklı mekanlarda...Gideceğimiz yerleri tabii ki çocuklara göre seçiyoruz her anne-baba gibi :) Çocukların bize kazandırdığı en güzel alışkanlık bu olsa gerek ... İstanbul da alışveriş merkezi ,sinema ,yemek üçlüsünden çok daha güzel seçenekler buluyoruz kendimize...Ufkumuz açıldı... :)
Jurasicland i ziyaret ettik yağmurlu bir günde.Çocuklar koştu ,oynadı ,keşfetti,bazen korktu ama mutlu bir gün geçirdiler jurasicland de...


Ömerin  keyfine diyecek yoktu tabii..Soru yağmuru altında geçti tüm gezimiz...



Geçtiğimiz pazar da dragon fest deydik.Yarışlar ,eğlenceler ,yüksek volüm müzikle, bol bol koşan ve coşan oğullarımın en keyifli olduğu günlerden biriydi pazar...







Tabii her bahar geldiğinde aklımıza düşen hayvanat bahçesi...
Murat hayvanların bir çoğu ile yeni tanıştığı bu gezi de son derece korkusuzca her hayvana atladı :) biz iguana    kafesine elini soktuğunda yada lamaya aşırı yaklaştığında ciddi panikledik :)
















Tabii hiç bir şey bulamadığımız da da  nezahat gökyiğit bahçesine attık kendimizi...Malum piknik milletiyiz biz :)


4 Mayıs 2012

Çok artiz oldu bu çocuğum özellikle fotoğraflanırken...




Ama nasıl lokum nasıl lokum...Bir de bilmiş,yoruyo bizi bazen... :)
Şaşırıyorum sorularına yorumlarına...Kalıyorum  bazen,ne diycez ne cevap vericez bilemiyorum...
Okul çıkışı eve geldiğimde kucağıma atlayan muratı uzunca öptüğümde,
-Anne biraz adaletsiz davranmıyormusun? Beni öpmedin hala ...dedi.
Önce kalakaldım ,sonra ilk şaşkınlıktan sonra onu daha çok öptüm.
Bu 5 yaş olgun yaşmış...anladım...



19 Nisan 2012

Tarihe bir not




Murat dün nereye gidiyorsun diye soran büyük halasına;

-Dedeye didiyooo .

Dedi ve ilk cümlesini kurdu :) Mutluyuz sevinçliyiz :))

24 Mart 2012

19 aylıkken çözdü ...


Çayla tostun nasıl yeneceğini...
Bir tosttan ısırır sonra bir papatya çayından hüpletir...
Önce inanamadık,baktık ciddi ciddi bizim gibi yapıyor kahvaltıyı.Gözlem ,dikkat uygulama en üst seviyede...
Abisi hala tüm tostu yer ,arkasından soğumuş çayını kafaya diker :)
Öğretemedik tost ,çay keyfini...

Abi de bu zaman da üç kelimeli cümleler kullanırdı ,tembel kuzum hala tek kelime ve bizi dürterek işini halletme peşinde :)
Farklı farklı işte...

21 Mart 2012

üç erkek çocuk


Aynı yaşta üç erkek çocukla aynı evde bulundunuz mu ? Bulunmadıysanız ,zor bir tecrübe onu söylemeliyim...Koşanlar,düşenler ,sızlananlar,mızıklananlar ...
Üç oğlu olanlara Allah sabırlar ve kolaylıklar versin :)
Yorulduk ama itiraf etmeliyim her buluşma da azalıyor yorgunluklarımız :)
Aslılar da buluştuk bu sefer hem kurabiye yapalım hem de çocukları biraraya getirelim dedik.
8 aylıktan beri dostlar,bu küçük erkekler, tabii bu süreçte bizde :) Sık olmasada özledikçe birbirimizi ,bir şeylerden feragat edip , bir araya sıkıştırıveriyoruz buluşmamızı ...
Yorucu ama güzel bir gün oldu,kurabiye yaptık, mamalar yedik,sohbet ettik arada hakemlik yaptık oğlanlara... :)
Bir an da tıkandık verdik ellerine telefonları...
Sonrası fotoğraflarda :)))


love :)

14 Mart 2012

Kış bitse geçer mi hepsi


Evdeyim.
Minik kuzum hasta :(
Evde iki küçük çocuk varsa ve biri kreşe gidiyorsa ,o evde hastalık bitmezmiş ve en çok sıkıntıyı da küçük çekermiş...Tecrübe ile sabit...

Murat iki hafta evvel önce ishal ve kusma ile mücedelesini verdi.Doktora götürmedim çünkü hem kusma hem de ishalde vücut zaten zararlı maddeleri dışarı attığından belki kendi kendine durumu tolore eder diye götürmedim nitekim,anne sütü sayesinde ben öyle düşünüyorum yani...Toparlandı ilaçsız tedavisiz.
Ömer de bir şey olmadı çok şükür...Ama taşıyıcı idi tahminim...

Sonra ömer tonsilit oldu.39 derece ateşle çok yordu beni ve kendini.Çok zor geçen 3-5 günden sonra tam toparlandı derken şimdi murat :(
O da yaşı itibariyle daha ağır geçiriyor şimdi aynı hastalığı, doktor novasef iğne ve akabinde suprax verdi.
Ateş alev kuzum... :(
Evde her yer ilaç her yer sprey...Ömerin ilaçlarına muratın ilaçları da eklendi...

Bugün okula gitmek için giyindim,ama öyle çok ağladı ki okula gidemedim.
Beni istedi yanında, yapıştı yakama...Bırakamadım...

Evdeyim...

20 Şubat 2012

Ne zor şey iki erkek çocuk sahibi olmak


Biri bir oyuncağı aldı mı,diğeri zilyon tane oyuncak içinden mutlaka onu ister.Kavga çıkar.Büyük iter ,zorla alır,küçük ağlar bağırır ve mutlaka ısırır...

Her an evde bir boğuşma hakimdir,içlerinden gelen en doğal arzu ile sürekli yerde yuvarlanıp itişirler ve mutlaka biri kafasını bir yere vurur...

Büyük uslu uslu tv izlerken ,küçük tüm yaramazlığı ile gider onu rahatsız eder yada küçük uslu uslu oturup araba sürerken büyük gider ,küçüğün elinde ki arabayı alır ve yine itişip kakışmalar başlar.Oyuncaklar büyük, küçük denmez birbirine fırlatılır...

Biri akülü arabaya binerse ,gider diğeri de totosunu içine koyar :)

Büyük çiş yapıyorsa merak içindeki takipçi küçük ,fışkıran çişi tutmaya çalışabilir...

Tek başlarına son derece uysal iken beraberken iki minnak canavara dönüşebilir...

Liste uzar gider :)

17 Şubat 2012

Mem-me den bir öteye geçemedim

Blog yazmak süreklilik isteyen birşey ara verince soğuyorsun ,soğudukça daha da zorlaşıyor yazma durumu...
Sık sık yazmak lazım...

Murat 1,5 luk kocaman bir bebek oldu.Bayağı konuştuğunu farkettim bu arada ,diksiyonu biraz bozuk bu nedenle söylediği bazı kelimelerin anlamlı olduğunu anlamam zaman aldı.Mesela,

esra-ehra
osman-ohma

gibi söylüyor...baba,dede,meme,ömeğ gibi kelimeleri çok rahat söylüyor.Kullandığı kelime sayısı oldukça çok ama dilinden anlayana :)

Anne demeyi ise reddediyor benim adım Mem-me.Herkes adıyla çağrılıyor ben memme ile :)
Söyletmeye çalışıyorum mesela ,kızarak mem-me diyor.Sen memmesin işte ısrarı bırak gibisinden :)
Alıştım haliyle...Bir de 6 aylı bebekten beter yarım saatte bir talep halinde olmasa daha iyi olurda ama neyse...Son 6 ayı :)


27 Ocak 2012

Ne kısa tutmuşlar tatili...


Ne çabuk geldik sömestirin ortasına.
Hepi topu 2 hafta ama başlarken hep bir sürü hayal kurarım şunu yapim şunu da.Ama bir bakarım tatil başlamış bitmiş bile :) Etaminden bir tablo yapmak bir de bitiremediğim etaminden örtüyü işlemekti niyetim ama daha gidip eksik ipleri almaya vakit bulamadım annemin gününden,kuzenimin bizi heyecanlandıran nişanından ve tabii ömerin ve muratın nazından.
Gerçi bol bol alışverişe vakit buldum :) Ama biter mi eksik o kadar alırsın yine de giyecek bir şey bulamazsın o hesap.
Mesela kar-kış için bir bot alayım dedim alışverişe çıktım dönüşte elimde iki elbise bir etek ,bir de bluz.Ama bot alınmamış,eksik bitmez bu zihniyetle :)
Bu bir hafta boşa gitti,ama önümüzdeki hafta öncelik iplerim de olacak...
Hobi blogumda boş kalmayacak...
....
Ömerin bu tatilini elimden geldiğince -ve annem murata bakmaya kabul ettikçe diyeyim- doldurmaya çalışıyorum.Önce çizmeli kediye ,sonra happy feet 2 ye gittik.Özellikle çizmeli kedi de çok eğlendik...
Happy feet daha çok çocuk filmi formatında kalmış bir animasyon ,gidecekler fazla beklenti içinde olmasın :)
Şimdi dışarıda felaket bir tipi var.Sanırım önümüzeki hafta tüm aktivitelerimiz evde olacak :)))

21 Ocak 2012

Bi bakaymısınız...

Karne telaşı ,notlar ,yazılılar,arada hastalıklar bitmeyen sümükler, ömerin bizi korkutan kusmaları vs ile geçen bir süreçte yazamadım.Biraz vakitsizlik ,biraz isteksizlik, çokça instagram ın cazibesi yazmaktan alıkoydu beni- orada paylaşıyorum fotoğraflarla istediklerimi -...Öyle geçti gitti günler ve çok şükür hastalıklarda geride kaldı.Uzun ve keyifli olacağını düşündüğüm sömestire de girdik :)

Neler yaptık arada...

Güzel ,keyifli, dostlarla dolu evimizde bir yeni yıl heyecanı yaşadık,yoruldum ama güzeldi...Çok güldüm çoook.2012 gülerek geçer umarım ...


Oğlanlar bildiğiniz gibi hareketli ,yorucu ama her gün iyi ki yaptım sizi dedirtecek kadar sevimli...


Bu arada pelinin davetlisi olarak , Eks mutfak akademisinde beraber güle oynaya ,sohbet ederek ve sonun da menümüzü afiyetle yediğimiz kış menüsü oluşturduk ve mutlu ahçı sertifikamı aldım :)


Hem yap, hem sohbet et, hem de ye ...Eeee daha ne ister insan :)


Bugün itibariyle tatile de girdik ,güzel başlasın her şey diye sabah kalktım pankekimi de yaptım...Mmmm çok güzeldi :)


Bu fotoda nokta olsun bu posta,ömerin esra teyze çalışması ...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...