15 Temmuz 2009

Bir ara...


Gidiyoruz küçük bir karadeniz turu yapıp ,içimizi bol bol temiz havayla ve huzurla doldurup dönücez.
Tabii yanımızda ömerle dolu bol manzaralı resimlerle.
Hepinizi kocamaaan öpüyoruz...

13 Temmuz 2009

Bunlar ne zaman bitti!!!!


Hayatımızı eğer ömerden önce ömerden sonra diye anlatmaya kalksam sanırım ilk önce yemek alışkanlığımızda ki inanılmaz değişiklikten bahsetmem gerekir.

Ömerden önce sürekli hazır gıdayla beslenen evde yada dışarda yada olmadı en fazla tek çeşit yemekle akşamı geçiren evli bir çifttik.

Çorba bir kere hayatta pişirmezdim,sanki çorba gereksiz bir beslenme şekli gibi gelirdi,bir ana yemek neyimize yetmiyordu,çalışan iki insandık işte.

Yumurta ,süt,yoğurt ,un,şeker ,mercimek neredeyse hiç kullanmıyorduk.Çok iyi hatırlıyorum aldığımız 2 kiloluk unun tarihi geçmişti de çöpe dökmüştüm.

Şimdiyse un ,yumurta,şeker, süt ,mercimeğe,yoğurda yetişemiyoruz.

Bir kere her gün çorba yapıyorum,sebze, yayla,mercimek her gün ayrı çeşit çeşit..Yoğurt mercimek kısa sürede bitiyor.

Oğlum yumurtaya hasta,yumurtasız asla kahvaltı yapmaz,ayrıca neredeyse her gün yaptığım -ama hepsini aynı gün yapmıyorum yanlış anlaşılmasın o kadar da hamarat değilim :)-kek ,poğaça yada börek için kullanıyorum.Oğlum bayılıyor unlu gıdalara.

Un şekerde kekin ana malzemesi...

Eeeee durum böyle olunca eve hiç birini yetiştiremiyoruz.

Sonra meyve yeme alışkanlığımız değişti ,her meyveyi sebzeyi mevsimine göre almaya başladık,

herşeyi zamanında tüketiyoruz.

Hazır gıda almamaya başladık,pudingimi bile kendim evde yapar oldum.Konserveyi de bir bıraktık pir bıraktık.
Herşey ömer dengeli beslensin ,gelecekte sağlıklı bir bir birey olsun diye .

Yanii anlayacağınız ömer bize sağlıklı beslenmeyi öğretti.
Çok da iyi oldu.

Artık her gün çorba ,pilav yada makarna,etli sebzeli bir çeşit yemek ve tabii kek türü bir şey yapar oldum.

Hele şimdi evdeyim yaaa kendimi değişik değişik yemek yapmaya ve temizliğe verdim:))

E durum böyle olunca koca kişisi eve geldiğinde gözleri ışıldıyor.....

6 Temmuz 2009

Ömere anı

Babası ömere kızınca hep aynı şeyi söyler .
-Anası kılıklı.
Dün de ömer babası istediği bir şeyi vermeyince çok kızdı ve evimizin minik papağanı babasına dönüp haşin bir şekilde,
-Anasi kilik
dedi.
Bizim ev çok komik bir ev:)))
.....
Dün ömere soruyoruz, ömer osman dayı nerde?
-Opman dayı uçakla hollendeye ditti.
:)))

Not:Yalnız cümleye dikkat edin ,herşey yerli yerinde ,seyrekde olsa böyle cümleler kuruyor oğluş.
Çok çene olacak çooookk:)

4 Temmuz 2009

Mimlendim,mimledim :)

Nailecim beni mimlemiş,büyük bir keyifle mimi yerine getiriyorum:)
İlk mim ömerin kıyafetleri ile ilgili,ben ömerin neredeyse tüm kıyafetlerini mothercareden yada kanzdan alıyorum ,ama sezon sonunda .
Sezonda çok yüksek fiyatlara satılan ürünler indirimlerde neredeyse pazar fiyatına iniyor.Mesela ömerin bu yaz giyeceği herşeyi geçen yaz almıştım.
6 ila 13 ytl ye tişörtleri ,15 ile 25 arasında pantolonları almıştım.Yanlış hatırlamıyorsam.
Bu yaz ömere sadece spor ayakkabı aldım.
Şimdiden 3 yaş için de giyeceği yazlık kıyafetleri toplamaya başladım.
Bir sonraki sene için alışveriş yapınca hemistediğim kalitede ürünleri alıyorum hemde bütçem sarsılmıyor.
Allahtan ömerde ingiliz standartlarında bir çocuk,aldığım ürünün büyük yada küçüklük sorunu olmuyor :)

Bu marka takıntımın asıl sebebine gelince aslında takıldığım şey burada marka değil de oğlumun giyeceği ürünlerin içeriğinde kanserojen madde yada naylon olup olmayışı.
Mothercare ingiliz markası ve çok da güvenli bu konuda.

Bu konuda çok büyük bir tekstil firmasında labarauar ve boyahane şefi olan kız kardeşim beni çok yönlendiriyor.

Üzerinde yada etiketinde EKOTEKS yazan ürünlerin ne baskılarında nede kumaşın içinde kanserojen madde olmadığını o ürünleri güvenle giydirebileceimi söyledi.
Dışarıdan da ürün aldığım oluyor ama ekoteks etiketine özellikle dikkat ediyorum.
Ve tabii % 100 cotton olmasına da......

Diğer mim de benimle alakalı.

Kullandığım parfüm:Yazın parfüm kullanmıyorum,sadece deodorant kullanıyorum.Şu aralara she markasının swetty adlı deodorantını kullanıyorum...

Kullandığım kremler:Elim için çantamda da taşıması kolay olduğu için niveanın soft adlı çok şeker bir kutusu olan kremini kullanıyorum.
Süper alerjik yüzüm içinse çeşitli kremlerden sonra, son kararım clinque dramaticaly different moisturizing lotion -aman ne uzun ismi var yaaa:)- oldu.Aslında genelde makyaj altında kullanılır ama bana bu hafif krem yetiyor.Diğerleri gibi kaşıntı,kabarma yada sivilce yapmıyor.
Değiştirmeyi de hiiiç düşünmüyrum.Öylede memnunum yanii :)

En son okuduğum 3 kitap:
1-Canan tan ,Yüreğim seni çok sevdi.
Tamamen türk filmi havasında bir kitap.
Pirayesinide okumuştum,yazarın tarzı hep aynı, gururlu bir kadın var ve gururu yüzünden hayatını berbat ediyor :)))

2-Okulun kütüphanesinden aldığım Safiye sultan,Ann chamberlin'in.
Çok akıcı ama içinde fazla birşey barındırmayan eğlencelik bir kitap.

3-Zar adam ,halen okuyorum.
Ortasındayım şimdiden kitap sapıttı,bilmiyorum sonu ne olcak :)

En son aldığım 3 ürün:Loya dan bikini
peacecookstan ayakkabı ve boynerden erkek reyonundan kısa bir kargo pantolon-erkek kargo pantolonları daha rahat ve hoş-

Seyrettiğim üç dizi:Avrupa yakası.Ühü ühü bitti yaaaa:(
Bir kadın bir erkek .Hastasıyım dizinin .
ve house ....Ona söylenecek laf yok zaten.

Bende elfeyp,nilsulu hayat ,sihirli mutfağım,mayushka mimliyorum ,tabii kabul ederlerseeee:)
Ne yazmışım yaa ,destan olmuş,neyse zaten kimse yazının dibini bulamaz :)))

2 Temmuz 2009

Valla yazım uğurlu geldi :)

Bir önceki postu yazdım,öyle oturmuş napsam nasıl yapsam derken, oğluşum birden "anne kaka geldi" dedi ve koşarak banyoya gitti bende aynı hızla peşinden tabii, ne olduğunu ben anlayamadan,kenardaki kendi klozet aparatını taktı-ters oldu ama olsun-bende hemen düzeltip tam olarak klozete oturttum ve ilk defa kakamızı ve çişimizi tuvalete yaptık.
Aman beraber bir sevindik ki anlatamam bir zil takıp oynamadığımız kaldı.Oğlumu bol bol aferinle öpücükle ödüllendirdim.
Ona "güle güle kakalar" kitabından okuduğumuz kakalar annelerine kavuştu hikayesini kısacık özet geçip beraberce sifonu çektik.
Kakalar annelerine kavuştu diye çok sevindi.
Şimdi dünden beri kakamız tuvalete yapılıyor.
Ama çişimiz hala çamaşırına ,dolayısıyla sızanlarda yerlere.Neyse bunu da hallederiz inşallah.
Sanırım işin % 40 ını hallettik.
Ama çiş olayı asıl problem sanırım.Çişi klozetle değilde kovayla halletsem iyi olacak galiba.
....
Yalnız yazımın akabinde böyle olması,türk filmi tadında oldu :DDD

Galiba okuyucularımın ,yani blogger dostlarımın temennilerinin de bunda etkisi çok.
Temennileriniz dua niyetine geçti galiba.
Hepinizi çok öpüyoruuuuuzzzz.

1 Temmuz 2009

Bir of çeksem ...

Ömeri tuvalete alıştırmaya çalışıyorum,klozete henüz alışamadı ama her yere çiş kaka yapmaya ve altı çıplak gezmeye pek bir alıştı.Geceleri bir bakıyorum,küçük bey uyurken -yada arada uyanıp- bezini çıkarmış ,öyle pek bir sereserpe yatmakta :)
Evin hali de harap,oğlum her yerleri çişiyle işaretlemekte.Tüm mekan onun yanii:)
İşin komik yanı tuvaletini zaten aylardır söylüyordu.Şİmdide söylüyor ,tuvalete gidiyoruz,ben onu oturtur oturtmaz ,beni dışarı çıkarıyor.
Sonrada yaptım diyor ama kanıt yok tabii:)
Alıştırma külodunu giydirir giydirmez koyveriyor kakasını.Çişi ayrı hikaye, evde çiş yapmaığı yer kalmadı.
Bizim yatağımız,
kendi yatağı,----yatakları alez kurtarmiş :)
nereeyse evdeki tüm halılar----yıkamaya vericem allahtan,
tv sehbasının üstü ve tabii tv nin yanı,
balkon,
banyoda yere,ama oğlumun hakkını yemeyeyim,bu sefer klozete yaklaşmış.

BEnde elimde köpüklü bezle ömerin arkasından temizleme durumundayım tabii.

ooooooffff ki ne of.

Ara verip ,1-2 hafta sonra tekrar başlamayı düşünüyorum,ama oğlumun poposunu nasıl kapatıcam onu bilmiyorum....
....

Sabah yere kaşık düşürdüm küçük bey bana ,

"Anne vavaş ,aşağıda bebet uyuyooo"dedi:)

Biz her yere birşey attığında ömere aynı şeyi söylüyoruz,evimiz de galiba bir papağan var :)

27 Haziran 2009

Kıyıköyden bir ömer geçti


Geçtiğimiz hafta 3 günlüğüne ön tatil - ömerin denize ve kuma tepkisini ölçmekte var işin içinde- yapmak için kıyıköye gittik.
Sevgili geçen sene keşfettiğimiz kıyıköye bayıldığından bu sene de açılışı orda yaptık.Ama kıyı köyde adına yakışır güzellikte ,altın sarısı kum ve bakir bir koy ,ve buna rağmen pazar günü bile bir hayli tenhaydı.Tabii haziranda gitmiş olmamız da bunda büyük etken olabilir.
Bu sene, geçen seneden ağzımız yandığından ,ömerin denizi görünce korkup huysuzluk yapma potansiyelinden yanımıza onu oyalayacak ne varsa aldık.Şişme havuz,top,can yeleği ,çadırını,kürek kova ,can simidini hatta şişme bir tiger.

Oraya vardğımızda koca sürekli götürdüklerimizi şişirdi durdu :)


Tabiii aldığımız bilumum oyuncaklardan bahsetmiyorum.Bir de sevgilinin kumda oturmaktan pek de hoşlanmadığı için açılır kapanır sandalyeleri alınca arabamız birhayli doldu.Çantaları da araya bir yere sıkıştırıverdim:)

.....

Ömer bu sefer babasının küçük bir konuşmasıyla kuma çabuk adapte oldu.Ama deniz için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Ama küçüğümde haklı,kıyıköyün denizi, karadeniz olmasının hakkını veriyordu.3 günde son derece dalgalıydı.Çocuğumda ne yapsın korktu tabii.

HAtta bir seferinde dalgalar o kadar coşmuştu ki biz yüzmek için cebelleşirken esrayla-kızkardeşim- beni kumsala attı.İnanamadık.
Yine de çok güzeldi,dalgalarla boğuşmakta çok keyifliydi.
Ben güzel yandım.
Eşimde tüm ısrarlarıma rağmen güneş kremini sürmemekte ısrar edince yanmakla kalmadı,açık kumral tenine rağmen Şopara döndü :)
Ömer 50 koruma faktöriyeli ile -tabii 11 ile 3 arası güneşe çıkarmadık,şemsiye altında havuzundaydı-ancak açık kumraldan koyu kumrala döndü.
.....
Denizde olduğumuz sürece huggiesin bezinden taktık -ve de denildiği gibi gerçekten su çekmiyor,çokda kolay kullanımı- arada değiştirdik.Hiç problem olmadı.Kaka falan da yapmadı.
Hadi dedik artık teyzemizin aldığı slibi giydirelim problem yok ,giydirdik ve giydirmemizin akabinde slibine kaka yaptı:)))
Buda bir ömer ekolü işte:)
Bu küçük tatil bize çok iyi geldi.Oğluşum kuma alıştı :)
Ömer şimdi sürekli evde ,"anne denise gidelim"şeklinde dolanmakta:)
Eh artık şöyle kapsamlı bir tatile çıkabiliris:)..

26 Haziran 2009

Bunu da oğlumun günlüğüne not düşmek istedim.


Onunla ilk defa küçük bir kızken tanıştım,çok iyi hatırlıyorum ,24 saat bıkmadan usanmadan teyzem onu dinlerdi.Bende çok sevdim neredeyse onun şarkılarıyla büyüdüm.Bende yeri hep ayrı oldu.

Bugün sabah eşimle arabada radyoda michael jackson'ın ölümünü ilk duyduğumuzda ikimizde inanamadık.Bir süre sustuk,ona nedense ölümü yakıştıramadık.Hemde böylesi ani olanı.

Pop müziğin en büyüğü-bence-aramızdan ayrılmıştı işte,her insan gibi ...

Geride thiller,billie jean gibi sayısız hit şarkı ve hakkında onlarca gerçek olup olmadığını bilmediğimiz suçlama yada spekülasyonla -ki ben gerçek olduğuna inanmıyorum ,bence sadece para koparılmak için yazılmış senaryolardı-hayata veda etti.

Olaylı yaşamı ,beyaz bir insana dönme çabaları ,içsel çelişkileri vs vs hepsi ona ait,onun özeli ,geride bize kalan şey şarkıları ve dansı...

Veee

O artık bir EFSANE...

12 Haziran 2009

Bilav yap.

Ömere sordum,

--Ömer sana tavuk yanındada makarna yapayım mı?
....Hayığ ,tavuk et bilav yap.
--?????
Pilav mı istiyorsun,oğlum.
....Evet
--Hadi gel mutfağa gidip yapalım.
...yaşaşııın.
--????!!!!

Seçim yapıyor artık küçük bey,makarna olmaz pilav :)))
Yaşasın kelimesini nerden öğrendiği de ayrı muamma:)))


Yeni yatağımız,anneye de uyuma numarası yapıyoruz:)

Başımıza gelenler...


Çok iyi hatırlıyorum,ömer ilk hareketlendiği zamanlarda ilk ev kazamız başımıza gelmişti,sonra devamıda geldi tabii.

Hep beraber yatağımızda uyurken ömer yataktan yere düşmüştü.Tabii biz bir panik ,bir panik ki anlatamam:)
Sonra oturma çalışmaları esnasında,yürüme çalışmaları esnasında ,koşarken,bir keresinde mama sandalyesinden aşağı,bir iki kez yataktan düştük.

Oğlumun her düşmesinde kafasını vuracak kadar başarılı olduğunu da eklemem lazım.

Ben hep hangi düşmeler tehlikeli ,hangi durumda doktora gitmeliyiz diye çok düşündüm,çok çelişkide kaldım.Hele benim ki gibi gayet relax bir kocanız varsa,bunu iki kere düşünmek zorunda kaıyorsunuz.Çünkü koca kişisi hep bir şey yok,bir şey olmaz diyip kenara çekiliyor.
Ama anne kişisi tabii ki ağırlığını koyuyor ,doktora gidiliyor :)

Düşme.

Düşme konusundaki acil ziyaretlerimizden doktorun söyledikleri ve benim çıkardığım sonuçlar,

Eğer düşmenin akabinde fışkırır tarzda bir kaç kez kusarsa,uykulu bir hali varsa,huysuzlaşmışsa,yürümesinde sorun varsa mutlaka doktora götürmek gerekiyormuş.

Röntgen çekiliyor,duruma göre tomografi çekilip çekilmemesine karar veriliyor.

Ömer düşmeden de zaten her daim kusan bir çocuk olduğundan ,kusma çok belirleyici bir özellik olmadı bizim için.

Biz küçük düşmeler ve vurmalar harici hep acillerdeydik.
....

Sıvı sabun yemek.

Benim oğlumun anlaşılmaz bir şekilde sıvı sabun yemeye karşı bir düşkünlüğü vardı.Bir kaç kez yakaladım ve doktorumuzu aradım.İshal olacağını ama çok da önemli olmadığını söyledi.Ortadan kaldırmamızı da ekledi.

Şİmdi sıvı sabun banyoda banyonun en tepe kısımında.
HAtta garanti olsun diye tüm deterjanları tepelere kaldırdım.Bazen tavana mı assam diye düşünmüyor değilim :)
....

Demir takı halkası yutmak.

Ömer yakın zamanda takı halkası yuttu.Ben halkanın açık olup olmadığını bilmediğimden doktora götürdüm.Film çekildi.
Takı halkası kapalıymış.Doktor doğal yollardan çıkacağını söyledi.Genelde bu tür yutulan herşeyin doğal yollardan çıkması bekleniyormuş.Para bile yutupta böyle çıkaran oluyormuş.
Rahatladık ,koca kişisinin bıdı bıdısı eşliğinde eve döndük.

Şunu eklemeden geçmim,Çocuk cerrahi hafta sonu yoktur diye hastanemiz yerine haydarpaşa numuneye gittik.Orada da yokmuş.
Bizi zeynep kamilin çocuk cerrahisine yönlendirdiler.Bir tek orada varmış.

....

Ağzına kolonya sıkmak.

Ben okuldayken telefon geldi,annem panik halinde ömerin babannesinde ağzına kolonya sıktığını söyledi.Bende hemen doktorumuz esra hanımı aradım.
Esra hanım,bir kaç sıkmanın sorun olmayacağını ,ama içerse alkol komasına gireceğini söyledi.
Zaten kolonyayı eser miktarda aldığından sorun olmadı.

....

Yanık.

Ömer henüz yeni emekliyorken gözle kaş arası elini ve ayağını ütüden yakmıştı.Bebeklerin ağrı eşiği çok yüksek olduğudan kısa bir süre ağladı ve sustu.Biz de neresinin yandığını anlayamadık tabii ,muhtemel ei yanmıştır diye ellerini soğuk suya tuttuk.
Ayağınında yandığını su toplayınca anladık.Ama geç olmuştu.
Ellerinde hiç problem olmadı ama bir ayağının üstü su topladı.Emeklediği içinde ayağı iyice tahriş oldu.Düzelmesi de çok zaman aldı.
Bu tür durumlarda yanık kapalı pansuman yapılıyor.
Buradan çıkardığım en önemli sonuç bir yeri yandıysa çocuğun açıkta kalan heryerini suya tutmak.Çünkü neresinin yandığını anlamak zor.

Birde yanık pansumanı için acıbademe gidilmemesi gerekiyor,pansuman için bizden 1 yıl evvel 200 tl almışlardı.Bunuda eklim....

9 Haziran 2009

Hep geziyorus,doymuyorus.

Ben bu olayı çözdüm,bu hafta sonu herşey tüm gerçekliğiyle ortaya döküldü.Oğluşum kesinlikle gezme tozma konusunda anası kılıklı,sabah 9 akşam 11 dışardayız ama banamısın demiyor :)
Hatta ben yorulunca, uykum gelince eve gitmek isterim,ama ömer uykudan sapır sapır dökülürken bile kaykaya binmek için ısrarlı.Benden de beter :)

Pazar günü sabah 9 da nezahat gökyiğit botanik bahçesine gitmek için uyandık,kekimizi yaptık,ıvırımızı zıvırımızı hazırladık yollara düştük.Saat 10 30 da oradaydık ama uyanık yurdum insanı 10 da açılan parkı 10.30 a kadar çoktan doldurmuştu.Ancak kendimize 3 tane bank bulabildik.
Bu tür aktiviteleri hep paylaştığımız hürriyet-murat çifti ve oğulları emir ve hamzada bizimleydi.
Ben birgün önceden ,uzun zamandır biraraya gelme planları yaptığımız betülü de aramıştım,onlara da uyunca pazar günü kaanla birlikte bize katıldılar.
Birlikte olduğumuz süre içinde kaan,arkadaşımızın oğlu hamza ile kumlarla haşır neşir olurken,ömer kumlara "pis" diyip elini bile sürmedi,çok hijyendir oğluşum :)


Güzel bir sabahı hep beraber paylaştık,betülle biraraya gelmek çok keyifli oldu.
Betülüde kağanıda çok sevdik.Önümüzdeki günlerde inşallah yine biraraya gelicez:)
Betülleri evlerine bıraktıktan sonra çekirdek aile olarak ev aramak için yollara düştük.Uzun zamandır yapmak istediğim bir şeyi yapmak için artık kararlıyım,evimi çengelköye anneme yakın bir siteye taşıyacağım.

Öğleden sonrayı ev arayarak geçirdik,güzel bir sitede güzel bir daire bulduk ama daireyi kiralayan emlakçı remax olunca bize inanılmaz bir emlak parası çıkardılar.Şimdilik o ev fikrini rafa kaldırdık.Bir müddet daha bakınıcaz.

Gezmeye doyamadık akşam bakırköye geçtik,amcamızla buluştuk ve capacitye gittik.Baktık capacitynin girişinde hafta sonları çocuklara yönelik resim ve türlü türlü aktiviteler varmış,hemen ömeri de eğlenceye ortak ettik.

Resim yaptık,yaptığımız resmide capacitynin duvarına astılar :)


Gece de amcamız ve ömerin ısrar kıyametiyle parka gittik.Ömer uykusuzluktan hafif yalpalayarak yürümesine rağmen bol bol kaydırağa bindi.
Eve gitmek için araba koltuğuna koyar koymaz,motorun çalışmasıylada uykuya daldı.
......
Ömerden birkaç inci :)
-Anne çok yoyuldum ,,,al-kendisini katediyor:)-
......
Adını soranlara seri bir şekilde,

-ömeğ yiğit memis
diyor:)

26 Mayıs 2009

Ömerçipim hasta:(

Bu sabah bir kalktık ki ömer hafif hafif inliyor.Eşimde bende çok şaşırdık,bu çocuk dün gece gayet sağlıklıydı ,bu ne inlemesi diye.
Hemen annelik içgüdüsü alnına baktım ,ateşlenmiş kuzucum :(
Onu o şekilde mecbur anneme bırakıp,işe gittim.Anneme bırakırkende teşhisim "kesin diştendir " şeklindeydi.
Ama ne yazıkki yanlış teşhismiş.
Öğlen annem aradı,ömerin ateşinin ibufen vermesine rağmen çok da fazla düşmediğini doktoruna götüreceğini söyledi.Bende bıraktım dersi,koşarak hastaneye gittim.
Oğluşum sabahtan,annem doktora getirinceye dek bayağı kötüleşmiş
Hastanede ömeri görünce şaşırdım,sabah keyifsiz ve ateşliydi ama aradan geçen bir kaç saatte ateş ve kusmanın sonucu oğlum solmuştu resmen:(
Doktorumuz faranjit olduğunu söyledi,antibiyotik verdi.
Hemen aldım ama istemeye istemeye tabii.
Az evvel ilaçlarını verdim,en önemli yardımcımız anne sütünüde verip yatırdım.
Ama arada kalktı ve yine kustu.
Bu gece uzun olacak,inşallah yavrum sabaha toparlanmış olur....

25 Mayıs 2009

Çiçeklerim açtı.

Babamızın yalovadan getirdiği karanfiller ,sakız sardunyalarım,dik sardunyalarım ,petunyalarım açınca balkonumuz pek bir şenlendi.
Açelyam henüz açmadı ama bölede güzel :)
Şimdiler de en büyük keyfimiz oğluşla beraber ,balkonda çiçeklerimizi sulamak ,balkonda kahvaltı yapmak,reçelli pankek yemek:)
Yaz geldi ,değmeyin artık keyfimize:)

Bu sene hıdrellezi kaçırdık ama seneye kaçırmıcam,hatta balkonuma dileklerim için bir de gül alayım.
Dileğimde hazır kocaman bahçesi olan bir ev,bütün bahçeye çiçek dikmek istiyorum.
Sevgili de domates ,biber eker :)

19 Mayıs 2009

O aslında ET:)

Ömerle geçende ona aldığım 101 hayvan kitabına bakıyoruz.
Bazı hayvanları tanıyor,tanımadıklarını da ben anlatıyorum.

Bu ne ömer,

...at

peki bu,

...fil

bunuda söyle bakalım,

...kağga

peki bu,

ET

Hayır oğlum o et değil,tavuk.

...HAyığğğ o et, et :)))

Oğlumun canlı bir tavuk resmine getirdiği yeni yorum:))))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...