25 Ağustos 2009

Dibine kadar 2 yaş sendromu


1 saat evvel yanii iftara 3 saat kala,,,

Ömer: Anne benim ukum geldi.İyi geceler
Anne:Tamam oğlum sen bilirsin ,git istediğin yerde yat uyu

Gözyaşları eşliğinde

Ömer : Ama benim ukum yok ki :(
Anne:O zaman uyuma ömer sen bilirsin.

Ömer:İyi geceler anne ,benim ukum var.
Anne:???? !!! Tamam iyi geceler

Ömer yine ağlak,

Ömer:Benim ukum yok
Anne:Peki sen bilirsin-dikkat değiştirmek için-hadi gel resim yapalım.

Ömer:İyi geceler anne
Anne:!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Anne:Hadi gel beraber uyuyalım o zaman.

Yatak odasına gidilir.Yatağa beraber uzanılır.

Ömer:Ben bajka bi yeğde uyicam,iyi geceler ....dedi.

Odadan çıktı,bir 15 dakka daha aynı muhabbet gözyaşları içinde devam etti.Ne desem ikna edemedim,ne iyi geceler demeyi bıraktı ne de ağlamayı :(
ÇAresiz kaldım.

2 yaş sendromunun dibini bulduk....

24 Ağustos 2009

Baba salak adam neydeeee?

Babamız direksiyon başında 180 derece değişerek ,başka bir adama dönüşür ama trafik canavarı türünde değilde ,o halim selim güleryüzlü adam gider yerine SALAK , ÖKÜZ tarzı konuşan evde alışık olmadığımız ama araba da yakinen aşina olduğumuz bir adamcağız gelir.
Yine dün araba ile çıktık yola malum pazar günüdür yolla çıkılır,biryerlere gidilir.
Sevgilim her zaman ki gibi her gereksiz korna çalana ,sinyal vermeden sollayan, bilumum şöförlere okumaktadır ki ömer ,

Ömer: Babaaa salak adam neydeeee?
Anne: ?????? Buyur burdan yak hayatım ,çocuğa cevap ver bakimmm.
Baba: Bak oğlum bu trafikte gördüğün tüm şöförler salak ,sadece annen ve ben zekiyiz.Ama en zeki annen :)
Anne: !!!!!!??? :))))))

Sonuç:Çocukların yanında konuşulanlara çoook dikkat etmek lazım :)


....

Anneye balık kraker verilir.Sonra yeniden isteyip istemediğini sorulur.

-Anne bi tane daha getiycem mi ??

22 Ağustos 2009

2 olduk....


Ömer artık 2 yaşında kocaman bir bebek,bebek diyorum çünkü hala ortalıkta meme meme diye gezmekten vazgeçmiş değil :)

Bende ömeri memeden kesmek içinde çok gönüllü değilim,sanki aramızdaki çok güçlü bir bağı koparacakmışım gibi geliyor .

Ama 2 yaştan sonra emzirmenin çocuk için çok da olumlu olmadığına dair de bir kaç yazı okudum,bu yüzden hissiyatımı bir kenara bırakıp 10 gün içinde kesicem .

TAbiii kesmek de ayrı bir tören gerektiriyor.Onu nasıl yapıcam bilmiyorum.
........
Ömerin doğumgününü bu sefer bir gün önce kutladık,pazar olsun istedim ki herkes gelebilsin.

Evimi yerleştirmiş olmanın da verdiği rahatlıkla,bol bol çeşit yaptım.Tartöletler,börekler,salata çeşitleri vs vs.

Dolu dolu bir sofra oldu.Annem bacımın çeyiz hazırlıkları ile meşgul olduğundan tek yardımcım,kuzenim gökçen oldu.
Çok yoruldum anlayacağınız ve bir çok kişi davete icabet edemediği halde 25 kişiydik:)

Bu senede geleneği bozamadım,yoğunluktan yine kuaför olayım yalan oldu:)


Ömer bol bol oyun oynadı,güldü ,eğlendi.Kendi kendine,iyi ki doğdun ömer şarkısı söyledi.





Pastamızı katalogdan kendi beğendi.

Görünce de pastaya bayıldı tabii,ilk defa pasta yedi,hemde kocaman bir dilim.Ama tabii şeker hamurundan vermedim.

Bu sefer hiç bir şey 1. yaş günündeki gibi değildi.
Herşeyin farkındaydı ve her yapılandan keyif aldı.
Oğlum büyüyor mu neee :))))

....

Doktor kontrolümüzü de yaptırdık,ömer 2 yaş itibariyle 13,5 kilo-5 aydır 100 gram bile almamış,sıska benim oğlum sıska- ve boyumuzda 94 cm...

....

Bayağı bizim gibi konuşuyor artık.Hep bu cümleyi kullanıyorum galiba:)


---Anne ben çok yoyuldum,şimdi otuyup dinlenim.


---Anne bak başaydım,taşı attım.


---Babacımın kaynı domuş ,sofradan kaktı.


---Anne millet hep döney yiyoooo.


Ömer hangi yoldan gidelim oğlum,
---sağdan :)))
Babasına da kafasına esince ibyayim bey diyor :)))
.....
Ömerden son haberler böyle işte,taşınma işini sorarsanız hiç sormayın derim,hakikaten taşıma şirketleri denildiği kadar var felaketler.
Herşeyimi çizdiler,allahtan ahşap boyama kursuna gitmişliğim var da hepsini düzelttim....
Taşınmak isteyenlere sesleniyorum beni duyun ve dost tavsiyesi dinleyin ve TAŞINMAYIN....
Not:Ayrıntılar yakında bir sonraki postta...

5 Ağustos 2009

Taşınmaya çalışıyorum ama hala eski evimdeyim :(

Benim taşınma olayım resmen yazı dizisi haline geldi:)
Daraldıkça içimi buraya döker oldum.
Kontratı ev sahibinin işlerinin yoğunluğu nedeniyle henüz yapamadığımız için ,ne evi boyatabildik ,ne temziletebildik nede yerleşebildik.
Hala evimde -eski evim olcak yakında inşallah- kontratın yapılmasını bekliyoruz.
Tabii bu durum çok sıkıntıya soktu bizi,2-3 gündür herşeyleri erteleyip duruyorum.
Ramazan gelmeden eve yerleşsem diye düşünüp duruyorum.
Stressle uçuğumda iyice coştu...
Tek tesellim herşeyde bir hayır vardır,bunda da var bir hayır düşüncesi...

4 Ağustos 2009

Ağzımda kocaman bir uçuk,taşınmaya çalışıyorum...



Birkaç gündür çok gerginim,taşınmak ne kadar zor birşeymiş.



Bir yandan taşıma şirketi bulmaya çalış,
yeni evin odalarını boyat-aslında ev yeni boyanmış ama heryer lila,içim bayıldı haliyle-,
temizlikçi bul,
evdeki halılar temiz gitsin diye yıkamaya ver-allahtan kendimiz yıkamıyoruz-,
yatağımız zaten eskidi diye ,bir yandan yatak baza bak,
biryandan ömer -mızır mızır, 2 yaş sendromunu dibine kadar yaşıyoruz-,
Sürekli çamaşır makinasının başındayım,perdeleri yıka,örtüleri yıka,hatta tüm evi yıka.Yıkamakla bitse ,as ,kurut ,topla ,katla,

Bir de üstüne işlerim yoğun diyen herşeyi bana bırakan koca kişisi ,

eeee haliyle buna can mı dayanır .

Ağzımda kocaman bir uçuk çıktı.

Bir taşınsam da bitse şu sıkıntı.....

3 Ağustos 2009

Taşınıyorum...

En sonunda istediğim gibi -tam anlamıyla olmasa da istediğime en yakın diyelim-bir ev buldum:)
Veee taşınıyorum,hemde anneme çok yakın bir yere.Artık annem 5-10 dakikalık yürüme mesafesinde olacak,hayatda benim için inanılmaz kolaylaşacak :)

Az evvel internette taşıma şirketlerine baktım,ne kadar da fazla şirket var.Hepsinde aynı vaatler,bende çelişki içindeyim.

Yakınlarda taşınıp ,taşıma şirketinden memnun kalan var mı? İyi bir taşıma şirketi bulmam lazım....

Bir karadeniz masalı :)

........En yakışıklı kemençe üstadı......


Tatilimiz çok güzel geçtik.
Önce eşimin memleketi orduya gittik.
Orduda bol bol denize girdik,hemde kayınpederimin evinin önünden :)
Bu 5 yıl boyunca-5 yıldır evliyiz,sadece evlenmemizin akabinde 1 günlüğüne oradaki merasim için gitmiştik.- gitmediğimiz için açıkçası çok üzüldüm.Hem heryer yemyeşil ,hemde deniz çok güzel.
....Kafasında annesinin pareosuyla bir ömer,şapkamızı unutmuşuzda :)....
Kayınpederime söyledim,bu yaz yapılacak olan çatıyı bize uygun bir şekilde çatı katı olarak düzenleyecek ,bizde kendi evimizin rahatlığında kalıcaz orduda.
Malum şimdi 3 kişiyiz ama ilerde 4 olmak niyetindeyiz.Tatil için bile olsa bize geniş bir mekan lazım :)
Bir sonraki durağımız trabzon oldu.Bizi okutan,bizi birbirimizle buluşturan şehir,neredeyse asıl memleketim diyebileceğim şehir.
Hayatımın en güzel ve en zor günlerini geçirdim trabzonda,herşey sevgilimle tanışmamla daha da keyiflendi.
O günlerden bu günlere geldik.Ve belkide en güzeli,çocuğumuzla trabzonda olmaktı.
Bizim için tüm anlamlı mekanları gezdik,bana çıkma teklif ettiği kafe,evlenme teklif ettiği açık hava anfisi,onun afet evlerdeki evi,benim stadyumun karşısındaki evim,ganita,tabii ki uzun sokağın meşhuuuur pidecisi çardak ,maraş cad.,kunduracılar cad,daha bir sürü yer :)
.....Üniversitemizin önünde bir yakışıklı....
İŞte hayatımın en güzel tablosu,birbirini çok seven bir baba oğul...
Fotoyu çeken ikisininde bayıldığı evin kraliçesi :)))))Kendime de pay çıkarim dimi:)))
Ve tabiki KTÜ...Bol bol gezdik üniversitemizi.Hafta sonu orada olduğumuzdan anfilerimizi gezemedik ,hocalarımıza selam veremedik ama olsun.
Çok çok güzel geçirilen ,oğlumuzla daha da keyiflenen bir trabzon gezisi...
Bir sonraki durağımız dönüş yolunda uğradığımız benim memleketim samsun,ne yazıkki eşimin acil bir işi nedeniyle orada ancak bir kahvaltı süresince kalabildik.
Ama seneye daha uzun tutucaz samsun ayağını...
......
Tabii tatil esnasındaki ömerin vukuatlarını anlatmazsam olmaz:)
Bir kere şu tatil süresinde öğrendiğim en önemli şey,bir çocuğa tuvalet alışkanlığı kazandırılan bir dönemde tatile çıkılması gerçekten çok büyük cesaret işiymiş.
Oğlum ordudan trabzona giderken her 15 dakikada bir "annnneeeeeeeeee çişim deldi"dediğinden 3 saatlik yolu 4,5 saatte gittik.Bunu bu kadar net söyleyebiliyorum çünkü gps cihazında bu yazıyordu.3 saat yol,1,5 saat mola.
Dönüş yolu daha da zorluydu,çünkü daha yeni çişini yaptırıp ,arabaya kuruluyorduk ki eşim daha marşa basar basmaz ,bizimki tekrar "annneeeeeee çişim deldi."
Hadiii bir daha dur,yaptığı da bir damla çiş :)
Yaaaaa sabır çeken saç baş yolan ,ama sevgi dolu bir tavır takınan anne -baba ,yani biz :) yola devam.
Eee hal böyle olunca samsundan öğlen 1 de yola çıkan biz gece 3 de evde olabildik.
Samsun ist arası da arabayla 10 saattir:)
Kaka olayını çok kolay oturtmuştuk,ama uzun yolda o da sorun oldu.Çünkü oğlum ısrarla kakasını hiç bir yerde yapmak istemedi,illa "evde yapcam" diyip durdu.Sonrada tutamayıp kelalaka yerlerde kakasını yaptı :)
Ama tabii bunlar gezimizin komik ayrıntıları,biz çok eğlendik.Yıllar sonra sevgilimle trabzonda olmak ,çok çok keyifliydi.....

15 Temmuz 2009

Bir ara...


Gidiyoruz küçük bir karadeniz turu yapıp ,içimizi bol bol temiz havayla ve huzurla doldurup dönücez.
Tabii yanımızda ömerle dolu bol manzaralı resimlerle.
Hepinizi kocamaaan öpüyoruz...

13 Temmuz 2009

Bunlar ne zaman bitti!!!!


Hayatımızı eğer ömerden önce ömerden sonra diye anlatmaya kalksam sanırım ilk önce yemek alışkanlığımızda ki inanılmaz değişiklikten bahsetmem gerekir.

Ömerden önce sürekli hazır gıdayla beslenen evde yada dışarda yada olmadı en fazla tek çeşit yemekle akşamı geçiren evli bir çifttik.

Çorba bir kere hayatta pişirmezdim,sanki çorba gereksiz bir beslenme şekli gibi gelirdi,bir ana yemek neyimize yetmiyordu,çalışan iki insandık işte.

Yumurta ,süt,yoğurt ,un,şeker ,mercimek neredeyse hiç kullanmıyorduk.Çok iyi hatırlıyorum aldığımız 2 kiloluk unun tarihi geçmişti de çöpe dökmüştüm.

Şimdiyse un ,yumurta,şeker, süt ,mercimeğe,yoğurda yetişemiyoruz.

Bir kere her gün çorba yapıyorum,sebze, yayla,mercimek her gün ayrı çeşit çeşit..Yoğurt mercimek kısa sürede bitiyor.

Oğlum yumurtaya hasta,yumurtasız asla kahvaltı yapmaz,ayrıca neredeyse her gün yaptığım -ama hepsini aynı gün yapmıyorum yanlış anlaşılmasın o kadar da hamarat değilim :)-kek ,poğaça yada börek için kullanıyorum.Oğlum bayılıyor unlu gıdalara.

Un şekerde kekin ana malzemesi...

Eeeee durum böyle olunca eve hiç birini yetiştiremiyoruz.

Sonra meyve yeme alışkanlığımız değişti ,her meyveyi sebzeyi mevsimine göre almaya başladık,

herşeyi zamanında tüketiyoruz.

Hazır gıda almamaya başladık,pudingimi bile kendim evde yapar oldum.Konserveyi de bir bıraktık pir bıraktık.
Herşey ömer dengeli beslensin ,gelecekte sağlıklı bir bir birey olsun diye .

Yanii anlayacağınız ömer bize sağlıklı beslenmeyi öğretti.
Çok da iyi oldu.

Artık her gün çorba ,pilav yada makarna,etli sebzeli bir çeşit yemek ve tabii kek türü bir şey yapar oldum.

Hele şimdi evdeyim yaaa kendimi değişik değişik yemek yapmaya ve temizliğe verdim:))

E durum böyle olunca koca kişisi eve geldiğinde gözleri ışıldıyor.....

6 Temmuz 2009

Ömere anı

Babası ömere kızınca hep aynı şeyi söyler .
-Anası kılıklı.
Dün de ömer babası istediği bir şeyi vermeyince çok kızdı ve evimizin minik papağanı babasına dönüp haşin bir şekilde,
-Anasi kilik
dedi.
Bizim ev çok komik bir ev:)))
.....
Dün ömere soruyoruz, ömer osman dayı nerde?
-Opman dayı uçakla hollendeye ditti.
:)))

Not:Yalnız cümleye dikkat edin ,herşey yerli yerinde ,seyrekde olsa böyle cümleler kuruyor oğluş.
Çok çene olacak çooookk:)

4 Temmuz 2009

Mimlendim,mimledim :)

Nailecim beni mimlemiş,büyük bir keyifle mimi yerine getiriyorum:)
İlk mim ömerin kıyafetleri ile ilgili,ben ömerin neredeyse tüm kıyafetlerini mothercareden yada kanzdan alıyorum ,ama sezon sonunda .
Sezonda çok yüksek fiyatlara satılan ürünler indirimlerde neredeyse pazar fiyatına iniyor.Mesela ömerin bu yaz giyeceği herşeyi geçen yaz almıştım.
6 ila 13 ytl ye tişörtleri ,15 ile 25 arasında pantolonları almıştım.Yanlış hatırlamıyorsam.
Bu yaz ömere sadece spor ayakkabı aldım.
Şimdiden 3 yaş için de giyeceği yazlık kıyafetleri toplamaya başladım.
Bir sonraki sene için alışveriş yapınca hemistediğim kalitede ürünleri alıyorum hemde bütçem sarsılmıyor.
Allahtan ömerde ingiliz standartlarında bir çocuk,aldığım ürünün büyük yada küçüklük sorunu olmuyor :)

Bu marka takıntımın asıl sebebine gelince aslında takıldığım şey burada marka değil de oğlumun giyeceği ürünlerin içeriğinde kanserojen madde yada naylon olup olmayışı.
Mothercare ingiliz markası ve çok da güvenli bu konuda.

Bu konuda çok büyük bir tekstil firmasında labarauar ve boyahane şefi olan kız kardeşim beni çok yönlendiriyor.

Üzerinde yada etiketinde EKOTEKS yazan ürünlerin ne baskılarında nede kumaşın içinde kanserojen madde olmadığını o ürünleri güvenle giydirebileceimi söyledi.
Dışarıdan da ürün aldığım oluyor ama ekoteks etiketine özellikle dikkat ediyorum.
Ve tabii % 100 cotton olmasına da......

Diğer mim de benimle alakalı.

Kullandığım parfüm:Yazın parfüm kullanmıyorum,sadece deodorant kullanıyorum.Şu aralara she markasının swetty adlı deodorantını kullanıyorum...

Kullandığım kremler:Elim için çantamda da taşıması kolay olduğu için niveanın soft adlı çok şeker bir kutusu olan kremini kullanıyorum.
Süper alerjik yüzüm içinse çeşitli kremlerden sonra, son kararım clinque dramaticaly different moisturizing lotion -aman ne uzun ismi var yaaa:)- oldu.Aslında genelde makyaj altında kullanılır ama bana bu hafif krem yetiyor.Diğerleri gibi kaşıntı,kabarma yada sivilce yapmıyor.
Değiştirmeyi de hiiiç düşünmüyrum.Öylede memnunum yanii :)

En son okuduğum 3 kitap:
1-Canan tan ,Yüreğim seni çok sevdi.
Tamamen türk filmi havasında bir kitap.
Pirayesinide okumuştum,yazarın tarzı hep aynı, gururlu bir kadın var ve gururu yüzünden hayatını berbat ediyor :)))

2-Okulun kütüphanesinden aldığım Safiye sultan,Ann chamberlin'in.
Çok akıcı ama içinde fazla birşey barındırmayan eğlencelik bir kitap.

3-Zar adam ,halen okuyorum.
Ortasındayım şimdiden kitap sapıttı,bilmiyorum sonu ne olcak :)

En son aldığım 3 ürün:Loya dan bikini
peacecookstan ayakkabı ve boynerden erkek reyonundan kısa bir kargo pantolon-erkek kargo pantolonları daha rahat ve hoş-

Seyrettiğim üç dizi:Avrupa yakası.Ühü ühü bitti yaaaa:(
Bir kadın bir erkek .Hastasıyım dizinin .
ve house ....Ona söylenecek laf yok zaten.

Bende elfeyp,nilsulu hayat ,sihirli mutfağım,mayushka mimliyorum ,tabii kabul ederlerseeee:)
Ne yazmışım yaa ,destan olmuş,neyse zaten kimse yazının dibini bulamaz :)))

2 Temmuz 2009

Valla yazım uğurlu geldi :)

Bir önceki postu yazdım,öyle oturmuş napsam nasıl yapsam derken, oğluşum birden "anne kaka geldi" dedi ve koşarak banyoya gitti bende aynı hızla peşinden tabii, ne olduğunu ben anlayamadan,kenardaki kendi klozet aparatını taktı-ters oldu ama olsun-bende hemen düzeltip tam olarak klozete oturttum ve ilk defa kakamızı ve çişimizi tuvalete yaptık.
Aman beraber bir sevindik ki anlatamam bir zil takıp oynamadığımız kaldı.Oğlumu bol bol aferinle öpücükle ödüllendirdim.
Ona "güle güle kakalar" kitabından okuduğumuz kakalar annelerine kavuştu hikayesini kısacık özet geçip beraberce sifonu çektik.
Kakalar annelerine kavuştu diye çok sevindi.
Şimdi dünden beri kakamız tuvalete yapılıyor.
Ama çişimiz hala çamaşırına ,dolayısıyla sızanlarda yerlere.Neyse bunu da hallederiz inşallah.
Sanırım işin % 40 ını hallettik.
Ama çiş olayı asıl problem sanırım.Çişi klozetle değilde kovayla halletsem iyi olacak galiba.
....
Yalnız yazımın akabinde böyle olması,türk filmi tadında oldu :DDD

Galiba okuyucularımın ,yani blogger dostlarımın temennilerinin de bunda etkisi çok.
Temennileriniz dua niyetine geçti galiba.
Hepinizi çok öpüyoruuuuuzzzz.

1 Temmuz 2009

Bir of çeksem ...

Ömeri tuvalete alıştırmaya çalışıyorum,klozete henüz alışamadı ama her yere çiş kaka yapmaya ve altı çıplak gezmeye pek bir alıştı.Geceleri bir bakıyorum,küçük bey uyurken -yada arada uyanıp- bezini çıkarmış ,öyle pek bir sereserpe yatmakta :)
Evin hali de harap,oğlum her yerleri çişiyle işaretlemekte.Tüm mekan onun yanii:)
İşin komik yanı tuvaletini zaten aylardır söylüyordu.Şİmdide söylüyor ,tuvalete gidiyoruz,ben onu oturtur oturtmaz ,beni dışarı çıkarıyor.
Sonrada yaptım diyor ama kanıt yok tabii:)
Alıştırma külodunu giydirir giydirmez koyveriyor kakasını.Çişi ayrı hikaye, evde çiş yapmaığı yer kalmadı.
Bizim yatağımız,
kendi yatağı,----yatakları alez kurtarmiş :)
nereeyse evdeki tüm halılar----yıkamaya vericem allahtan,
tv sehbasının üstü ve tabii tv nin yanı,
balkon,
banyoda yere,ama oğlumun hakkını yemeyeyim,bu sefer klozete yaklaşmış.

BEnde elimde köpüklü bezle ömerin arkasından temizleme durumundayım tabii.

ooooooffff ki ne of.

Ara verip ,1-2 hafta sonra tekrar başlamayı düşünüyorum,ama oğlumun poposunu nasıl kapatıcam onu bilmiyorum....
....

Sabah yere kaşık düşürdüm küçük bey bana ,

"Anne vavaş ,aşağıda bebet uyuyooo"dedi:)

Biz her yere birşey attığında ömere aynı şeyi söylüyoruz,evimiz de galiba bir papağan var :)

27 Haziran 2009

Kıyıköyden bir ömer geçti


Geçtiğimiz hafta 3 günlüğüne ön tatil - ömerin denize ve kuma tepkisini ölçmekte var işin içinde- yapmak için kıyıköye gittik.
Sevgili geçen sene keşfettiğimiz kıyıköye bayıldığından bu sene de açılışı orda yaptık.Ama kıyı köyde adına yakışır güzellikte ,altın sarısı kum ve bakir bir koy ,ve buna rağmen pazar günü bile bir hayli tenhaydı.Tabii haziranda gitmiş olmamız da bunda büyük etken olabilir.
Bu sene, geçen seneden ağzımız yandığından ,ömerin denizi görünce korkup huysuzluk yapma potansiyelinden yanımıza onu oyalayacak ne varsa aldık.Şişme havuz,top,can yeleği ,çadırını,kürek kova ,can simidini hatta şişme bir tiger.

Oraya vardğımızda koca sürekli götürdüklerimizi şişirdi durdu :)


Tabiii aldığımız bilumum oyuncaklardan bahsetmiyorum.Bir de sevgilinin kumda oturmaktan pek de hoşlanmadığı için açılır kapanır sandalyeleri alınca arabamız birhayli doldu.Çantaları da araya bir yere sıkıştırıverdim:)

.....

Ömer bu sefer babasının küçük bir konuşmasıyla kuma çabuk adapte oldu.Ama deniz için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Ama küçüğümde haklı,kıyıköyün denizi, karadeniz olmasının hakkını veriyordu.3 günde son derece dalgalıydı.Çocuğumda ne yapsın korktu tabii.

HAtta bir seferinde dalgalar o kadar coşmuştu ki biz yüzmek için cebelleşirken esrayla-kızkardeşim- beni kumsala attı.İnanamadık.
Yine de çok güzeldi,dalgalarla boğuşmakta çok keyifliydi.
Ben güzel yandım.
Eşimde tüm ısrarlarıma rağmen güneş kremini sürmemekte ısrar edince yanmakla kalmadı,açık kumral tenine rağmen Şopara döndü :)
Ömer 50 koruma faktöriyeli ile -tabii 11 ile 3 arası güneşe çıkarmadık,şemsiye altında havuzundaydı-ancak açık kumraldan koyu kumrala döndü.
.....
Denizde olduğumuz sürece huggiesin bezinden taktık -ve de denildiği gibi gerçekten su çekmiyor,çokda kolay kullanımı- arada değiştirdik.Hiç problem olmadı.Kaka falan da yapmadı.
Hadi dedik artık teyzemizin aldığı slibi giydirelim problem yok ,giydirdik ve giydirmemizin akabinde slibine kaka yaptı:)))
Buda bir ömer ekolü işte:)
Bu küçük tatil bize çok iyi geldi.Oğluşum kuma alıştı :)
Ömer şimdi sürekli evde ,"anne denise gidelim"şeklinde dolanmakta:)
Eh artık şöyle kapsamlı bir tatile çıkabiliris:)..

26 Haziran 2009

Bunu da oğlumun günlüğüne not düşmek istedim.


Onunla ilk defa küçük bir kızken tanıştım,çok iyi hatırlıyorum ,24 saat bıkmadan usanmadan teyzem onu dinlerdi.Bende çok sevdim neredeyse onun şarkılarıyla büyüdüm.Bende yeri hep ayrı oldu.

Bugün sabah eşimle arabada radyoda michael jackson'ın ölümünü ilk duyduğumuzda ikimizde inanamadık.Bir süre sustuk,ona nedense ölümü yakıştıramadık.Hemde böylesi ani olanı.

Pop müziğin en büyüğü-bence-aramızdan ayrılmıştı işte,her insan gibi ...

Geride thiller,billie jean gibi sayısız hit şarkı ve hakkında onlarca gerçek olup olmadığını bilmediğimiz suçlama yada spekülasyonla -ki ben gerçek olduğuna inanmıyorum ,bence sadece para koparılmak için yazılmış senaryolardı-hayata veda etti.

Olaylı yaşamı ,beyaz bir insana dönme çabaları ,içsel çelişkileri vs vs hepsi ona ait,onun özeli ,geride bize kalan şey şarkıları ve dansı...

Veee

O artık bir EFSANE...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...