2 Eylül 2008
Bu düşmeler bitmez mi?
Bu sefer koşarken düştü . Çığlıklarıyla ben yataktan ,annemle babam da mutfaktan, fırladık.Tabii ilk etapta nereye düştüğünü anlayamadık , alnında kocaman çizgi halinde bir şişlik oldu .Uzun bir süre ağladı ,sakinleşince sorduk "nereye düştün oğlum ,nereyei ahh yapalım" - genelde düşünce düştüğü yere ah yaparak vurmayı öğrettik ,böylece düştüğü yere vurup ,hem sinirini atıyor ;hem de fazla ağlamıyor- Gitti çelik kapıya vurdu,yavrum koşarken dengesi bozulmuş-öyle tahmin ediyoruz- çelik kapıda açık olduğundan kafasını köşesine vurmuş :(
Bir saat sonra kafası iyice şişti,bir de üstüne kusunca ,hemen acile gittik.
Doktor film çekti,bir şey yok ama müşaade altında tutalım dedi,ben de hastanede daha çok sıkıntı olur diye -malum oaraya gelen herkes hasta ,herşey olabilir-imza atıp eve dönmek istedim ama hastaneden çıkmadan fışkırır tarzda iki kere daha kusunca geri döndük hemen, tomografi istememe rağmen -çünkü 1 tomoğrafi =400 akciğer filmi - çok ciddi bir şey olabileceği düşüncesiyle tomoğrafi çekildi.
Çok şükür bir şey çıkmadı .
Ömeri muayene eden doktor ,kusmanın travmaya bağlı olarak geliştiğini ve normal olduğunu,ama 1 saatte 4- 5 kusmanın ve uyku halinin yada huysuzluğun tehlikeli olabilceğini söyledi.
Söylemeliyim ki ben ömerin bu düşmelerinden çok yoruldum ,hemen hemen her gün düşüyor ve bazıları çok sert oluyor.Geçen de mama sandalyesinden sırt üstü düşmüştü,yine aciller yine filmler....
Yaşadığım sıkıntılar da cabası ,ama ne yazıkki yapacak bir şey yok ,sürekli keşif halinde ve bazen böyle kazalar olabiliyor :(
Bizim yaramazın da yarası haliyle eksilmiyor ,ama bu sefer ki biraz daha büyük bir morluk oldu....
31 Ağustos 2008
Ömer ve Begüm
Sibellerle neredeyse her hafta birlikte birşeyler yaparız,ama bizim oğlanla, begüm kesinlikle birbirlerine yaklaşmazlar ,hatta ne kadar ayrı o kadar ii felsefesini güderlerdi.....
Ta kiiiiiiiii bu son görüşmemize kadar ,ömere ne oldu bilmiyorum ama tüm gece begümün peşindeydi,begüm de sürekli kaçtı durdu :)
Küçük prensesimizin babasının tüm tehditlerine rağmen -bırak kızımın peşini bak geiyorum oraya şeklinde :))))-ısrarla begümü kovaladı ,hatta bir ara hızlı bir manevra ile sarıldı bile :)
Ama begüm kızımız ömeri itip ağlamayı tercih etti,ömerde tabii reddedilmeyi hazmedemeyerek dudak büktü ve huzuru annesinin kollarında buldu:))))))))
Bütün gece onları izlemeyi muhabbete tercih eden bizler de hem keyifle onları seyrettik ,hem de daha dün hamileydik ,bugün onların tatlı çekişmelerini izliyoruz diye şükrettik ...26 Ağustos 2008
Oğluşum daha da büyüdü..
Ömer dedesinin kucağında söz çukulatasını yerken :))))))))))))))18 Ağustos 2008
İşte doğum günümüzün ayrıntıları.
.........Babamız alkışlardan korkan ömeri sakinleştiriyor........Doğum günümüzü pazar günü ,aile arasında kutladık.Aile arası dediğime bakmayın 35 kişiydik ki ,malum eşimde ben de karadenizliyiz ve kalabalık ailelere sahibiz :)
Hazırlıklarımız 1 hafta önceden başladı,eminönüne gidildi,eksikler tamamlandı.Tabii tüm evde temizlik yapıldı.Son iki gün sadece yiyeceklerle uğraştım.Evimizi süsledik.
Sağolsun her zaman ki gibi anneciğim ve kuzenim gökçen çok yardımcı oldular.Hepimiz çok yorulduk ,ama fazlasıyla değdi.Çok mutlu ,çok güzel bir parti oldu .
Babam sadece düğünümde kapattığı dükkanını ömerin doğum günü için bir kez daha kapattı,kayınpederim ve kayınvalidem de ömeri doğum günü için tatillerini yarım bırakıp istanbula döndüler.Hakikaten torun sevgisi başka derler ya her seferinde bunu tekrar tekrar görüyorum :)))
Babası bir teşekkür kartı hazırladı,gelen misafirlerimize bunlardan dağıttık,bugünün bir anısı olsun diye.Ön yüzünde teşekkür metni, arka yüzünde ise ömerin doğduğu andan itibaren çektiğimiz resimlerden bir derleme vardı.
................................Ömer ve teyzesi.............................
Ömer bütün gün kucaktan kucağa gezdi,kimi zaman eğlendi ,kimi zamanda huysuzlandı ,yabancıladı.Gelen oyuncaklarıyla oynadı ,ilk defa pasta tattı,gelenlere göstermek istercesine sürekli yürüdü,neredeyse hiç emeklemedi.
Ama yine de tüm gün uyumadığı için , uykusuzluğun keyifsizliği üzerindeydi yavrumun .Özellikle mumları üflediğimizde ,güçlü bir alkış kopunca ömer çok huzursuz oldu,babası teskin etti.
Bu kadar koşuşturmada ne yazıkki kuaföre gidecek vaktim olmadığından ,benim fön çektirme olayımda hikaye oldu ,hatta makyaj bile yapamadım ,anneliğin cilvesi....
BU arada doğum günümüsde hamileliğimden önce aldığım ama sadece 1 kere giydiğim bir eteğimi giydim :) Ama hala ön takımlar aynı olduğundan üst kıyafetlerim için daha çok beklemem lazım :(Ama yine de ben çok mutluyum :) Heyyyyyyy....

....................teşekkür kartımız................
17 Ağustos 2008
Canım Oğluma,
Canım oğlum,tam bir yıl önce bugün aramıza katıldın.Seninle bir yılımız göz açıp kapayıncaya kadar hızla geçti.
Çok şükür ki rabbim seni ,bize layık gördü.
Bizim için öyle büyük bir mutluluksun ki senin için, babanın da benim de şükretmediğimiz gün yok...
Doğum günün kutlu olsun ,OĞLUM. Gülen yüzün hiç solmasın...
Vatana ,millete ,bize ve ileride ailene hayırlı olman dileğiyle.
14 Ağustos 2008
Yaşımısa 3 kala :)
Ömerim yaklaşık 2 haftadır emeklemek yerine yürümeyi tercih ediyor,ama oturma odasından mutfağa emekliyor ..Malum arada uzunnnnnnn bir koridor var :)Yürürken de dengeyi bulabilmek için kollarını havaya kaldırıyor,düşücekmiş gibi hissederse ya durup dengeyi buluyor ,bazen de heyecanlanıp koşmaya başlıyor.
Atim ,aldim ,anne ,baba ,dede kelimelerine vermem kelimesini de ekledi...Köpek görünce de havuuuuu diyor.
Onu giydirirken artık bana yardım ediyor ,bacağını kaldırıyor.
Müzikli oyuncaklara bayılıyor,sürekli onlarla oynuyor.
Verdiğim basit emirlere uyuyor mesela,
"ömer elindekine bakayım "dediğimde ,elindekini gösteriyor."Tamam oynayabilirsin " dediğimde kaldığı yerden devam ediyor.
Hayvanları izlemeye bayılıyor .
Söylediğimiz kelimeleri taklit ediyor,mesela babası" bak oğlum greyder "dediğinde, ömer "gayde"diyor.
Dergilerin sayfalarını sakince 3er 5er çeviriyor,bazen de şeytana uyup kenarından bir lokma alabiliyor :)
Küçük objeleri şişe ,bardak, vs lerin içine atmaya bayılıyor.
Eline kalem verdiğimizde kağıtları karalamayı çok seviyor ama sık sık kalemle halıyıda karalayabiliyor.
Çekmece ve dolaplardaki herşeyi çıkarıyor,sonra da hadi topla ömer dediğimde bir ksımını topluyor,babası gibi hamarat olacak galiba:)
Güleç oğlum her daim gülüyor ,herkese öpücük veriyor,onunla ilgilenmezlerse eğilip kişinin yüzüne bakıyor ..
Veee kuzucum önemli olduğunu düşündüğü bir şey yapınca, kendini alkışlıyor ve bize bakıp bizden de alkış istiyor.
Bizde küçük kuzumuzu alkışlıyoruz :)
11 Ağustos 2008
FARKLI BİR HAFTASONU
i..
Pastayı yaparken her yer pudra şekeri oldu,malum şeker hamuru açılırken bol bol pudra şekeri kullanılıyor....
7 Ağustos 2008
Yaşımıza son bir hafta :)))
Bugün sabah ömeri anneme bıraktıktan sonr eşimin işlerine biraz yardımcı olmak için işyerine gittim ve akşam üstü 7 gibi geldim .Ömer daha beni görmeden sadece sesimi duydu ve apartmanın koridorunda "ANNE " diye bağırdı ve sevinç çığlıkları attı.Beni gördüğü anda da bir gülüşü vardı ki tasvir etmem mümkün değil ,gözleri ışıldadı oğlumun ...
Ve sabahları beni şapur şupurlu kocaman öpücüklerle uyandırıyor.Tabii babamız çok kıskanıyor :)
Biz bu hafta sonu doyamadığımız kıyıköye tekrar gidiyoruz,ama bu sefer ısrar kıyamet ikna ettiğimiz annemle beraber .Annemi babamı bırakıp bir yere götürmek çok zor oluyor.
Yani 2 gün ara .Güneş ,kum, deniz ve bronz bir cilt,tabii 2 günde ne kadar yanılırsa o kadar işte :) Eşimde ben de acayip mutluyuz ,keyifle denize gireceğimiz için.
Pazar günü eşimin doğum günü ,eee o kadar şeker hamuru aldık ,malzeme aldık tabii pastayı ben yapıcam ama hafta sonuda kıyıköyde bunu yapamayacağım için eşimin doğum gününü pazartesi kutlayacağız yanii pazartesiden sonra marifetlerimi burada görebilirsiniz.Eğer göremezseniz bilin ki beceremedim :))))
Bu arada yaşımısa da son bir hafta :))))
Küçük haylazımız canım ananemlerde erik yerken :)))
3 Ağustos 2008
Bir Eminönü macerası
Gidiş eşim bıraktığı için çok kolay oldu ancak dönüş için aynı şeyi söyleyemeyeceğim,tam vapura binme saatinde ömer uyuduğu için ,bebek arabasıyla ömeri üst geçit merdivelerinde taşımak zorunda kaldık.Bir de deniz kenarının çok rüzgarlı olması herşeyi daha da zorlaştırdı...
Ama çok eğlendik ,bol bol yürüdük ve gezdik :)
Şansımıza havada güzeldi(deniz kenarı hariç ,acaip esiyordu),fazla sıcak yoktu ve erken saatte gittiğiizden henüz kalabalıklaşmamıştı.
Eminönünden ,1 hafta arayla doğan (tabii arada bir de 34 yıl var :) eşim ve ömerin doğum günü için bir sürü malzeme aldık.Ömer için doğum günü süslemeleri ,eşimin doğum günü için de Fermodan şeker hamuru aldım.
Eşimin doğumgününde sürekli gördüğüm ve çok beğendiğim şeker hamurlu pastalardan yapmayı deneyeceğim.... Eğer şeker hamurundan artarsa oğluşun doğum gününde de kurabiyeleri süslicem :)Şeker hamurunu aldığım Fermo, çok güzel bir pasta market .Öyleki içeri girdiğimizde hepimiz nereye bakacağımızı şaşırdık,hakikaten pasta adına herşey var.Hem benim gibi amatörler için ,hem de profesyonel pastacılar için ....
Teyzemin çengelköyde küçük bir kırtasiyesi var,ona malzeme almak için fermodan sonra tahtakaleye de çıktık,,teyzem oradan bir şeyler aldı .Geçerken şarkhanın tam karşısında bir takıcı gördüm ve hemen içeri girdim tabii ,aman ne çeşitler var anlatamam ve de çok ucuz .Oradan hızlıca iki kolye beğendim.Çok güzel şeyler vardı ama vakit yoktu,teyzemle sözleştik birlikte tekrar gidicez.
30 Temmuz 2008
29 Temmuz 2008
AN-NE
Hatta bazen orada birlikte uyuyakaldığımız bile oluyor :)
Neyse,dün gece gene ömerin odasındaki yatakta uyuyakalmışım .
Sabah , "an-ne "sesiyle uyandım ,gözlerimi açtım ki canım oğluşum yatağında ayağa kakmış ağlamadan ,usulca beni çağırıyor,nasıl mutlu olduğumu anlatamam...
Zeka küpüm, büyümüşte annesini seslenerek uyandırıyor

.................Zeka küpüm .............
26 Temmuz 2008
oğluşun çimen sevgisi :p

Bu resimde ömeri ilk yere bıraktığımız an,yüzü gözükmüyor ama yaptığı tek ayağı havada ( bu yeşil iğrenç şeylerle ne kadar az temas edersem o kadar iyidir ,düşüncesiyle) ağlamak :) Sadece tek ayağını kurtarabildi,diğerini de kaldırsa düşecek :)
Baktık bayağı ciddi ciddi ağlıyor,altına şotunu koyup öyle oturttuk .Bu sefer de çimenler ona değecek diye kımıldamadı ve mızırdanmaya devam etti,zaten fotoğrafa bakarsanız ömer ığğğğğğğyyy durumunda :)
Yıldız parkında da çimenlerin içindeydi ama tek farkla o zaman altında örtü vardı ,emekleyebildiği bölge örtü sınırlarıydı,sanırım bir müddet daha bu böyle kalacak :)
23 Temmuz 2008
Son dakika :)

3. boyuta geçtik :)

18 Temmuz 2008
Oyun grubu ikeada :)))
Görüldüğü üzre minik canavarlarımızın ve şeker pelinimizin tüm dikkatleri uzun bir süre abaküs üzerine yoğunlaştı.Orada iyice kurtlarını döktükten ve her türlü oyuncak için küçük çaplı çekişmelerinden sonra yemek kısmına geçtik,her zaman ki gibi oğluşum yemeği reddetti :(
Zorla çeşitli oyunlarla ancak birkaç kaşık yedirebildim .
Yemekten sonra da biz annelerin çok beğendiği bu süper manzaranın önünde ikea hatırası çektirdik :))))Hatta rüzgar bey manzaradan gözünü alamadı :)
Meydan da çocukları atlıkarıncaya bindirdikten sonra bir sonraki hafta için sözleşip ayrıldık ....
