28 Nisan 2011

Anane otel



Taşındık,yerleşemedik...
Evi bir türlü içinde oturulur hale getiremedik,kolileri boşalt boşalt bitiremedik.Havalar çok soğuk ,doğal gaz görevlisi de gelmeyince kaloriferi açamadık.Üstüne muratın sümüğü bronşiolite dönünce,ben faranjit olunca yeni evimize hiç giremedik.
Anane oteldeyiz şimdilerde.Hizmet,hürmet,keyif,sevgi en güzelinden...
Bana yardıma gelen ayfer ,annem hep beraber yerleştiriyoruz yeni evimizi ağır ağır...Şu havalar bir düzelseydi,şöyle ucundan bir sıcağı görseydik ne güzel olurdu :)Belki hastalıklarımız geçer daha kolay yerleşirdik evimize ve keyfini çıkarmaya başlardık boğaz manzaramızın...


19 Nisan 2011

Taşınıyorum...




Hem de bayıla bayıla...Ay ben bu evi nasıl taşıyacağım diye düşünmeden,sabahları içimde garip bir huzur hissederek,şimdi oturduğum evin sahibinden ,neminden ,küfünden buna rağmen astronomik rakamından kaçarcasına,mutlu mesut taşınıyorum...
Hemde annemin evine 100 m mesafeye...
Haliyle bir süre de bu sebeple yokum...
Eeee bana kolay gele...


17 Nisan 2011

Veni vidi...

Amacım fotoğrafçılık fuarını güzelce gezmek ve objektif bakmaktı.Hazır gitmişken kırtasiye fuarını da gezicektik tabii,eşimin işi dolayısıyla...
Fotoğrafçılık fuarı düşündüğüm gibi hobi ve meraklılarından ziyade bu işi yapan fotoğraf stüdyosu sahipleri için daha uygundu.O anlamda gelişmiş tüm teknoloji ve yeniliklerin hepsi vardı ama benim gibi yeni bu hobiyi edinmek isteyenler için çok yetersizdi...Tabi bu benim fikrim :)
Kırtasiye fuarına ise hesapta eşimin işi için uğrayacaktık ama fuarı gezince ben tek kelime ile herşeye ba-yıl-dım.Çok güzeldi çok...
Her kesimden fuar ziyaretçisi için herşey düşünülmüştü.Bir-iki saat kadar kaldık ama ben orada da yatabilirdim :) Yurt dışından gelmiş hobi kitapları, her türlü objeler,belli başlı markalara ait kırtasiye ürünleri ve herşey...Çok güzeldi.


Daha elif ismine yeni ısınmışken...


Ömerin kreşinden çok memnunuz,her sabah keyifle gidiyor okula.
7 ay boyunca ben okula gitmek istemiyorum ,ben murat ve senle evde kalıcam anne,diyen o değil sanki :)
Bu tür durumlarda mutsuz çocuk direkt yansıtır,kreşi sevmediğini.Gitmek istemez en basitinden...
Öğlen 1.30 gibi de alıyorum,ders programım da çok müsait zaten...
Kreş hikayelerimiz ise dillere destan :)

Geçen gün eve geldiğinde ömer de bir düşünce bir düşünce.Ne oldu ömer dedim,

Anne bugün elif arkamdan gelip beni öptü ,hem de iki kez...Beni sevmiş olabilir :)

Gün boyu döne döne mevzuu dan bahsetti.Babasına ,ananesine uzun uzun anlattı.Biz de gülümserek dinledik.
Öğretmeni de elifle sürekli birbirlerini öptüklerini söyledi.

Dün eve geldi.

Anne ben lara adında bir kızla tanıştım.Bu cümleyi söylerken de yüzünde tarif edemeceğim bir ifade.Heyecan mutluluk karışımı bir şey...

Eee dedim elif ne oldu.Anne o beni sevmiyormuş hem lara çok daha güzel...

Ben bu 3 yaş aşk hayatına yetişemedim...

10 Nisan 2011

Bla bla ve bla...


Keyifsizdim uzun zamandır,sağlık sorunları sebebiyle.Elim hiç bloğa gitmedi bir şeyler yazmak için...
Şimdi iyiceyim hazır kendimi de iyi hissediyorken bir şeyler yazayım istedim...

Murat çok hareketlendi çoook.Emekliyor ama geri geri.
Oturup onu izliyoruz babasıyla.Emeklerken burda bir şeyler ters gibi bakıyor bize :)
Heceler neredeyse kelimelere dönüşmek üzere.Çenesine de maşallah bize abisini hiç aratmayacak gibi geliyor.

Ömer kreşe başladı,çok sevdi okulunu.Bayıla bayıla gidiyor.Bir de arası var ,kankası .Her eve gelişte uzun uzun anlatıyor.Aras elimi tuttu anne,bugün aras benle pek oynamadı anne,aras yanıma oturdu anne...Dilinde hep aras ve tabii gelin aday adayı olduğunu tahmin ettiğim elif :)

Ben de okula başladım ,hafta da sadece 10 saat dersim var...Saat 7 25 de evden çıkıyorum arka sokaktaki okuluma gitmem 5 dakika mı alıyor.Okulda çok yeniyim,öyle muhabbet edecek kadar kimseyi tanımıyorum.Ama nasıl işime geliyor bir bilseniz,alıyorum kitabımı elime o 10 dakika kitap okuyorum,ilaç gibi geliyor:)

Keyfim iyi bu aralar...

29 Mart 2011

Kreş seçmece,esin işe dönmece


Bilgisayardaki hazır illüstrasyonların içine kendi fotoğrafını çekmiş zıpır


Arkadaki sevgilisiymiş :)Bu aralar en çok ilgilendiğimiz mevzuu .


Bu hafta okula başlıyorum.
Artık non -stop ev kadınlığı ve anneliğe tamam deme zamanı geldi,malum murat 8 aylık oldu ve ek besin olayına tamamen geçtik.Bu arada bir kaç deneme de yaptık emin olabilmek için ve annem artık gayet iyi idare edebiliyor muratı.

Ama tabii hafif 15 saatlik bir ders programı isteyeceğim okuldan,umarım hemen kabullenirler :)
Aksi halde ne olur bilmiyorum.

Ömere de artık kreş yolları gözüktüğünden bir hafta yoğun bir şekilde kreş gezdik.7-8 kreşden sonra ömerin ve benim gönlüme göre bir yer bulduk ve bugün de ilk alıştırmamızı yaptık.
Sabah ömeri bugün okula gidiyoruz diye uyandırdım önce "bakarız" dedi.
Uyandığında ise "anne bugün saçlarım hiç güzel değil,saçlarımı düzeltmelisin"dedi.
Çok şaşırdım daha önce görüntüsüyle ilgilendiğini hiç görmemiştim aynaya falan bakardı ama saçlarını düzeltmemi istemezdi yada sesli olarak görüntüsüyle ilgili bir şeyi dillendirmezdi.
Okula gittiğimiz de arabadan inerken "anne çok heyecanlıyım." dedi.
İlklerin günüydü bugün.Oğlumun heyecanlı olduğunu da hiç hatırlamıyorum yada benimle paylaştığını :)

1 saat kadar kreşte kaldı ilk gün.
Ayrılırken yeni edindiği arkadaşı arastan dolayı çok mutluydu.

Sanırım doğru bir seçim yaptık hem zamanlama konusunda, hem de kreş konusunda...Tabii erken konuşmak pek de doğru değil ama hayırlısı bakalım :)

28 Mart 2011

Bir gün arayla :)


İkinci incimiz de yerini aldı ...
Eeee artık abisi düşünecek ,bu dişlerle ben ne yapıcam diye...
7 küsür aydır her küçük arada muratı sevmekte! yakında gün muratın günüdür :)
Bu gecikmeli not düşülme nedeni malumunuz bir açılıp bir kapanan blog...
....

Artık yuvarlanma hareketlerimize ,sürüklenme de eklendi.Ama henüz emekleme gibi bir şey yok bekliyoruz bakalım...

25 Mart 2011

İlk incimiz bu :)


Muratın uzun zamandır dişini bekliyorduk,ha çıktı ha çıkacak,ama geç kaldı sanki,ömerin 5,5 aylıkken dişi çıkmıştı 8 aylıkken 8 dişi vardı vs vs ile beklemedeydik.
Dün akşam doktor dönüşü, günlük rutin kontrolümü iki gündür aksattım bakim şu dişe dedim ve üst dişinin eti kestiğini gördüm :)
Hemen babamızı aradım müjdeli haberi verdim,çünkü bu çocuğun dişi çıkmıyor diye çoook düşünmekteydi bir de tembel demekteydi sütlenk ime.
Neyse ateşsiz,sorunsuz ilk dişimiz çıktı hem de üst dişi,altlar tembelmiş demek ki :)
Mutluyuz, incimiz için diş buğdayı vaktidir şimdi :)

16 Şubat 2011

Evhalimiz


Ömerle kurabiye kalıplarını kullanarak patates baskılar yaptık bu hafta,bayıldı.
Uzun uzun patatesleri boyadı ,ters çevirip kağıda baskılar yaptı.
Bize el sürdürmedi.Onun eseriymiş bozuyormuşuz...


Patates baskıdan sonra yeni alternatifler aradık çünkü sürekli resim yapmak sıkıcıymış.
Bizde kağıda şehriye yapıştırdık onu boyadık ama CIK beğenmedi.
Zormuş patates baskı daha güzelmiş :)



Murat da artık mama sandalyesinde oturuyor daha doğrusu oturmaya çalışıyor.Devrilmemek için sağı solu tutuyor ama gayet başarılı :)
Abisini büyüttü mama sandalyemiz, muratı da büyütecek inşallah...


Sevgililer günü münasebetiyle babamıza kalp kurabiyeler yaptık.Ama en çok ben yedim :)


Tabii bir de bizi yaptık ,işte kurbiş biz...Kurabiye bizi de ömer yedi :)

13 Şubat 2011

Nihayet geçtik...

Az evvel hazırladığım muhallebi ile murat 6 ay 10 günlükken ilk ek besinini almış oldu.Biraz geciktim ama bu gecikme de sebep muratın anne sütü ile gayet güzel kilo alıyor olması ve biraz da üşengeçliğim.
6 aydan itibaren bebeklerin anne sütüyle yeterince beslenemediğini bilmesem belki de biraz daha da gecikirdim.
Şimdi iki danam içinde ayrı ayrı mamalar hazırlamak durumundayım :)

Artık bugün gidip , doktorumuzun tavsiye ettiği kaşık mamasını alalım ve başlayalım dedim sevgiliye.
İkea ve forumdaki alışverişlerimizden sonra, gezdiğimiz üç büyük marketten ,hiç ummadığım birinde hipp in pirinçli ,organik ,şekersiz muhallebisini bulduk.Karaborsa sanki muhallebi,her marka var hipp yok :)
Büyük bir hevesle akşam hazırladım muhallebiyi ve babasının kucağına kurulmuş yogi bear ımıza yedirmeye başladım ve orada kaldım gerisi gelmedi.Toplam yediği muhallebi miktarı bir yemek kaşığı bile değildir eminim.
Bu hep böyle mi oluyor?
Bu ikinci çocuğum ama sanki beynime biri format atmış,3 yılda herşeyi unutmuş gibiyim.
Umarım yediği muhallebi miktarı giderek artar.Yarın meyve püresi ve yoğurda da başlayacağım.Hadi hayırlısı...

.....

Moralim çok bozuk ,çok üzgün ve keyifsizim bu aralar.
Nasıl oyalarım kendimi dedim ve gittim kendime kumaş aldım .
Ne yapacağım meçhul öyle duruyorlar.Bulundukları yeri şenlendiriyorlar renkleriyle şimdilik ...
Acaba mutfak masasına örtü mü diksem yoksa ömerin odasına sevimli bir kırlent mi ?

8 Şubat 2011

Ek besin maceramız başlıyor


Artık 6 aylık olan lokum beye ek besin başlama zamanı geldi.
Doktorumuz uzun uzun reçeteyi verdi...Dinlerken yoruldum inanın ...

Meyve,yoğurt ve geceleri muhallebi ile başlıyoruz.

Meyve olarak ilk elma ve armut veriyoruz.Alerji oluşturması en düşük olan mevsim meyveleri çünkü.
Rondo, blender ve metal rende kullanılmıyor,vitamin kaybına neden oluyor çünkü .Cam rendede rendeleniyor.İlk günler sadece 1-2 kaşık olarak suyu veriliyor.Sonra miktar arttırılıyor ve posasıda veriliyor...Sonra diğer mevsim meyveleri veriliyor.Dut ,çilek ve böğürtlen 1 yaşına kadar verilmiyor...Meyve ara öğün...

Yoğurt ,günlük sütle her gün yiyeceği kadar cam kapta mayalanıyor.Yoğurda kabız yapma ihtimaline karşı 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı konuluyor.Yoğurt da ara öğün...

Muhallebi, akşamları veriliyor.Bana bir marka önerdi,kesinlikle organik ve şekersiz bir muhallebi olduğunu söyledi...Ana öğün muhallebi...

6,5 aylıkken sebze çorbasına başlanıyor.
Düdüklüde haşlanmış patates ve havuçla başlanıyor.
İçine ince irmik,pirinç konulabiliyor.Sonra yavaş yavaş sebze çorbasına mevsim sebzelerinden maydanoz,ıspanak,bezelye,domates,tatlı biber,kereviz vs ekleniyor.
Yapımı ise son derece kolay ,önce 3-4 çeşit sebze haşlanıyor ,sonra haşlanmış sebze püre haline getiriliyor.İçine konan irmik yada pirinçle 5 dakika kaynatılıyor, içine piştikten sonra 1 çay kaşığı tereyağı yada sızma zeytin yağı konuluyor.Sonra ham yapıyor murat...Sebze çorbası ana öğün...

Ek besin başlayınca ,artık su verilmeye de başlanıyor.1,5 yaşına kadar kaynatılmış su veriliyor. Biberonla yada özel su kaplarıyla verilmiyor,melamin bardakla su içiriliyor.Cam bardak bebekler ısırdığı için tehlikeli olabilir.

Beslenirken kesinlikle mama sandalyesinde oturuyor,yatarken beslenmiyor....

Artık ek besin zamanı,hadi esin mutfağa.
Muratın mamalarından ömerde yer mi acaba :)))

7 Şubat 2011

Murat hala aynı yerde :)





6 ay ve 5 güne rağmen murat ömerin çizdiği resimlerde hala aynı yerde duruyor yani 38 hafta durduğu yerde...

Soldan sağa tükürist ömer ,ben ve göbüşümde murat ,tabii ki tombiş sevgili :)


28 Ocak 2011

Hepsi rutin


En az iki posta çamaşır yıkamak ki bunun biri çocuk çamaşırları...Belinden kaka sızan bodyler,kusuklu üstler ,üstüne yemek ve su dökülmüş pijamalar , tişörtler yada hijyen için yıkanan oyuncaklar...

Her yerde özellikle parkedeki öbek öbek bulunan tükürükleri silmek....Ömerin yeni keyfi tükürük gölleri yapmak...

Montessoriye uyup her odaya oyuncak bölüştüren ancak oynandıktan sonra tüm odaya hatta tüm eve yayılmasını engelleyemeyince, toplamaktan da usanınca sıçraya sıçraya bir yapboza yada demir arabaya basmadan yürümeye çalışmak...

Ne kadar uzak tutmaya çalışssam da ben 10 , bakugan ve örümcek adamdan uzak tutmayı başaramadığım oğlumun günde milyon kez "Anne bana ben 10 saat al, anne örümcek adam maskesi al "diyen oğluma cevap vermek...

Poposunda kurt kaynayan oğlumun ,evde ordan oraya koştururken her düşüşünde yada her darbe alışından sonra darbe aldığı bölgeyi öpmek...

Muratı sürekli oyalayacak bir şeyler bulmak,lamaze arısı, çıngırağı ,oyun parkı ,ana kucağı vs vs artık o an neyi yemek istiyorsa onu vermek...O da olmazsa kucağıma alıp gezdirmek...Bazen önde ben, kucağımda murat ,arkamda ömer o şekilde gezinmek...

Öğlenleri ömere hangi sebze yemeğini yapsam diye düşünmek...

Yemeği yaparken ana kucağına koyduğum muratı ömerin aşırı sevgisinden ! korumak...

Ömere starfall da ingilizce alfabe açmak...Bayağı ingilizce öğrendi bu site de :)

Uzar gider bu liste ...

26 Ocak 2011

yolun başında biz


Yolun çok başındayken,
sadece iki kişiyken,
yeni evliyken,
Ömer ve murat doğmamışken,
kapadokyada,
ben 36-38 bedenken,
sevgili şimdi ki haline göre çok zayıfken,
ben anın tadını çıkarırken,
sevgili her zaman ki gibi iş görüşürken,
fotoğrafı çeken arkadaşlarımız boşanmamışken,
ben beykozda küçük bir okulda öğretmenken,
sevgili kendi işini yeni kurmuşken,
küçüksu da otururken,
çoook kavga ettiğimiz ,
ama sevgili ile en çok koala kıvamında olduğumuz bir dönemde,
aşkın başka türlüsündeyken,
henüz ben çocuk düşünmüyorken,
sevgili çocuk çocuk diye kafamın etini yerken,
arabamızı henüz almamışken,
evimizin pek bir tenha olduğunda,
ben çoook sıkılırken,
spor spor diye abartmışken,
evlat sevgisini henüz tatmamışken,
henüz anneliği bilmiyorken,
çoook eksikken,
eksikliğin nedenini bir türlü çözememişken,
ama çok severken ve seveceğim
kanatlarımın altına aldığım sevgiliyle

BİZ

25 Ocak 2011

Anne ayıplar olsun sana...


Telefonda bana çok kızan ömer, "Anne ayıplar olsun sana" dedi ...Gülmekten cevap veremedim...

Ömer olmayınca pek bir sıkıcı oluyor ev,özledim ömeri.
Otur işte ne güzel kafa dinle dediğinizi duyabiliyorum ama yok dün sabah, bu sabah 24 saati geçti ,özledim kuzumu.
Murat açığı kapatmak istercesine bağırıyor ama yok ...
Bu ev iki çocukla güzel,eğlenceli.
Dört kişiyken keyifli ve tam...
Akşam olsa da hem sevgili hem de ömer gelse...
Gece geç saatte alıcaz ömeri murat uyuduktan sonra böylece karşılaşmayacaklar.Tabii ömer ben kardeşimi öpücem, görücem diye tutturup uyandırmazsa...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...