27 Haziran 2009

Kıyıköyden bir ömer geçti


Geçtiğimiz hafta 3 günlüğüne ön tatil - ömerin denize ve kuma tepkisini ölçmekte var işin içinde- yapmak için kıyıköye gittik.
Sevgili geçen sene keşfettiğimiz kıyıköye bayıldığından bu sene de açılışı orda yaptık.Ama kıyı köyde adına yakışır güzellikte ,altın sarısı kum ve bakir bir koy ,ve buna rağmen pazar günü bile bir hayli tenhaydı.Tabii haziranda gitmiş olmamız da bunda büyük etken olabilir.
Bu sene, geçen seneden ağzımız yandığından ,ömerin denizi görünce korkup huysuzluk yapma potansiyelinden yanımıza onu oyalayacak ne varsa aldık.Şişme havuz,top,can yeleği ,çadırını,kürek kova ,can simidini hatta şişme bir tiger.

Oraya vardğımızda koca sürekli götürdüklerimizi şişirdi durdu :)


Tabiii aldığımız bilumum oyuncaklardan bahsetmiyorum.Bir de sevgilinin kumda oturmaktan pek de hoşlanmadığı için açılır kapanır sandalyeleri alınca arabamız birhayli doldu.Çantaları da araya bir yere sıkıştırıverdim:)

.....

Ömer bu sefer babasının küçük bir konuşmasıyla kuma çabuk adapte oldu.Ama deniz için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Ama küçüğümde haklı,kıyıköyün denizi, karadeniz olmasının hakkını veriyordu.3 günde son derece dalgalıydı.Çocuğumda ne yapsın korktu tabii.

HAtta bir seferinde dalgalar o kadar coşmuştu ki biz yüzmek için cebelleşirken esrayla-kızkardeşim- beni kumsala attı.İnanamadık.
Yine de çok güzeldi,dalgalarla boğuşmakta çok keyifliydi.
Ben güzel yandım.
Eşimde tüm ısrarlarıma rağmen güneş kremini sürmemekte ısrar edince yanmakla kalmadı,açık kumral tenine rağmen Şopara döndü :)
Ömer 50 koruma faktöriyeli ile -tabii 11 ile 3 arası güneşe çıkarmadık,şemsiye altında havuzundaydı-ancak açık kumraldan koyu kumrala döndü.
.....
Denizde olduğumuz sürece huggiesin bezinden taktık -ve de denildiği gibi gerçekten su çekmiyor,çokda kolay kullanımı- arada değiştirdik.Hiç problem olmadı.Kaka falan da yapmadı.
Hadi dedik artık teyzemizin aldığı slibi giydirelim problem yok ,giydirdik ve giydirmemizin akabinde slibine kaka yaptı:)))
Buda bir ömer ekolü işte:)
Bu küçük tatil bize çok iyi geldi.Oğluşum kuma alıştı :)
Ömer şimdi sürekli evde ,"anne denise gidelim"şeklinde dolanmakta:)
Eh artık şöyle kapsamlı bir tatile çıkabiliris:)..

26 Haziran 2009

Bunu da oğlumun günlüğüne not düşmek istedim.


Onunla ilk defa küçük bir kızken tanıştım,çok iyi hatırlıyorum ,24 saat bıkmadan usanmadan teyzem onu dinlerdi.Bende çok sevdim neredeyse onun şarkılarıyla büyüdüm.Bende yeri hep ayrı oldu.

Bugün sabah eşimle arabada radyoda michael jackson'ın ölümünü ilk duyduğumuzda ikimizde inanamadık.Bir süre sustuk,ona nedense ölümü yakıştıramadık.Hemde böylesi ani olanı.

Pop müziğin en büyüğü-bence-aramızdan ayrılmıştı işte,her insan gibi ...

Geride thiller,billie jean gibi sayısız hit şarkı ve hakkında onlarca gerçek olup olmadığını bilmediğimiz suçlama yada spekülasyonla -ki ben gerçek olduğuna inanmıyorum ,bence sadece para koparılmak için yazılmış senaryolardı-hayata veda etti.

Olaylı yaşamı ,beyaz bir insana dönme çabaları ,içsel çelişkileri vs vs hepsi ona ait,onun özeli ,geride bize kalan şey şarkıları ve dansı...

Veee

O artık bir EFSANE...

12 Haziran 2009

Bilav yap.

Ömere sordum,

--Ömer sana tavuk yanındada makarna yapayım mı?
....Hayığ ,tavuk et bilav yap.
--?????
Pilav mı istiyorsun,oğlum.
....Evet
--Hadi gel mutfağa gidip yapalım.
...yaşaşııın.
--????!!!!

Seçim yapıyor artık küçük bey,makarna olmaz pilav :)))
Yaşasın kelimesini nerden öğrendiği de ayrı muamma:)))


Yeni yatağımız,anneye de uyuma numarası yapıyoruz:)

Başımıza gelenler...


Çok iyi hatırlıyorum,ömer ilk hareketlendiği zamanlarda ilk ev kazamız başımıza gelmişti,sonra devamıda geldi tabii.

Hep beraber yatağımızda uyurken ömer yataktan yere düşmüştü.Tabii biz bir panik ,bir panik ki anlatamam:)
Sonra oturma çalışmaları esnasında,yürüme çalışmaları esnasında ,koşarken,bir keresinde mama sandalyesinden aşağı,bir iki kez yataktan düştük.

Oğlumun her düşmesinde kafasını vuracak kadar başarılı olduğunu da eklemem lazım.

Ben hep hangi düşmeler tehlikeli ,hangi durumda doktora gitmeliyiz diye çok düşündüm,çok çelişkide kaldım.Hele benim ki gibi gayet relax bir kocanız varsa,bunu iki kere düşünmek zorunda kaıyorsunuz.Çünkü koca kişisi hep bir şey yok,bir şey olmaz diyip kenara çekiliyor.
Ama anne kişisi tabii ki ağırlığını koyuyor ,doktora gidiliyor :)

Düşme.

Düşme konusundaki acil ziyaretlerimizden doktorun söyledikleri ve benim çıkardığım sonuçlar,

Eğer düşmenin akabinde fışkırır tarzda bir kaç kez kusarsa,uykulu bir hali varsa,huysuzlaşmışsa,yürümesinde sorun varsa mutlaka doktora götürmek gerekiyormuş.

Röntgen çekiliyor,duruma göre tomografi çekilip çekilmemesine karar veriliyor.

Ömer düşmeden de zaten her daim kusan bir çocuk olduğundan ,kusma çok belirleyici bir özellik olmadı bizim için.

Biz küçük düşmeler ve vurmalar harici hep acillerdeydik.
....

Sıvı sabun yemek.

Benim oğlumun anlaşılmaz bir şekilde sıvı sabun yemeye karşı bir düşkünlüğü vardı.Bir kaç kez yakaladım ve doktorumuzu aradım.İshal olacağını ama çok da önemli olmadığını söyledi.Ortadan kaldırmamızı da ekledi.

Şİmdi sıvı sabun banyoda banyonun en tepe kısımında.
HAtta garanti olsun diye tüm deterjanları tepelere kaldırdım.Bazen tavana mı assam diye düşünmüyor değilim :)
....

Demir takı halkası yutmak.

Ömer yakın zamanda takı halkası yuttu.Ben halkanın açık olup olmadığını bilmediğimden doktora götürdüm.Film çekildi.
Takı halkası kapalıymış.Doktor doğal yollardan çıkacağını söyledi.Genelde bu tür yutulan herşeyin doğal yollardan çıkması bekleniyormuş.Para bile yutupta böyle çıkaran oluyormuş.
Rahatladık ,koca kişisinin bıdı bıdısı eşliğinde eve döndük.

Şunu eklemeden geçmim,Çocuk cerrahi hafta sonu yoktur diye hastanemiz yerine haydarpaşa numuneye gittik.Orada da yokmuş.
Bizi zeynep kamilin çocuk cerrahisine yönlendirdiler.Bir tek orada varmış.

....

Ağzına kolonya sıkmak.

Ben okuldayken telefon geldi,annem panik halinde ömerin babannesinde ağzına kolonya sıktığını söyledi.Bende hemen doktorumuz esra hanımı aradım.
Esra hanım,bir kaç sıkmanın sorun olmayacağını ,ama içerse alkol komasına gireceğini söyledi.
Zaten kolonyayı eser miktarda aldığından sorun olmadı.

....

Yanık.

Ömer henüz yeni emekliyorken gözle kaş arası elini ve ayağını ütüden yakmıştı.Bebeklerin ağrı eşiği çok yüksek olduğudan kısa bir süre ağladı ve sustu.Biz de neresinin yandığını anlayamadık tabii ,muhtemel ei yanmıştır diye ellerini soğuk suya tuttuk.
Ayağınında yandığını su toplayınca anladık.Ama geç olmuştu.
Ellerinde hiç problem olmadı ama bir ayağının üstü su topladı.Emeklediği içinde ayağı iyice tahriş oldu.Düzelmesi de çok zaman aldı.
Bu tür durumlarda yanık kapalı pansuman yapılıyor.
Buradan çıkardığım en önemli sonuç bir yeri yandıysa çocuğun açıkta kalan heryerini suya tutmak.Çünkü neresinin yandığını anlamak zor.

Birde yanık pansumanı için acıbademe gidilmemesi gerekiyor,pansuman için bizden 1 yıl evvel 200 tl almışlardı.Bunuda eklim....

9 Haziran 2009

Hep geziyorus,doymuyorus.

Ben bu olayı çözdüm,bu hafta sonu herşey tüm gerçekliğiyle ortaya döküldü.Oğluşum kesinlikle gezme tozma konusunda anası kılıklı,sabah 9 akşam 11 dışardayız ama banamısın demiyor :)
Hatta ben yorulunca, uykum gelince eve gitmek isterim,ama ömer uykudan sapır sapır dökülürken bile kaykaya binmek için ısrarlı.Benden de beter :)

Pazar günü sabah 9 da nezahat gökyiğit botanik bahçesine gitmek için uyandık,kekimizi yaptık,ıvırımızı zıvırımızı hazırladık yollara düştük.Saat 10 30 da oradaydık ama uyanık yurdum insanı 10 da açılan parkı 10.30 a kadar çoktan doldurmuştu.Ancak kendimize 3 tane bank bulabildik.
Bu tür aktiviteleri hep paylaştığımız hürriyet-murat çifti ve oğulları emir ve hamzada bizimleydi.
Ben birgün önceden ,uzun zamandır biraraya gelme planları yaptığımız betülü de aramıştım,onlara da uyunca pazar günü kaanla birlikte bize katıldılar.
Birlikte olduğumuz süre içinde kaan,arkadaşımızın oğlu hamza ile kumlarla haşır neşir olurken,ömer kumlara "pis" diyip elini bile sürmedi,çok hijyendir oğluşum :)


Güzel bir sabahı hep beraber paylaştık,betülle biraraya gelmek çok keyifli oldu.
Betülüde kağanıda çok sevdik.Önümüzdeki günlerde inşallah yine biraraya gelicez:)
Betülleri evlerine bıraktıktan sonra çekirdek aile olarak ev aramak için yollara düştük.Uzun zamandır yapmak istediğim bir şeyi yapmak için artık kararlıyım,evimi çengelköye anneme yakın bir siteye taşıyacağım.

Öğleden sonrayı ev arayarak geçirdik,güzel bir sitede güzel bir daire bulduk ama daireyi kiralayan emlakçı remax olunca bize inanılmaz bir emlak parası çıkardılar.Şimdilik o ev fikrini rafa kaldırdık.Bir müddet daha bakınıcaz.

Gezmeye doyamadık akşam bakırköye geçtik,amcamızla buluştuk ve capacitye gittik.Baktık capacitynin girişinde hafta sonları çocuklara yönelik resim ve türlü türlü aktiviteler varmış,hemen ömeri de eğlenceye ortak ettik.

Resim yaptık,yaptığımız resmide capacitynin duvarına astılar :)


Gece de amcamız ve ömerin ısrar kıyametiyle parka gittik.Ömer uykusuzluktan hafif yalpalayarak yürümesine rağmen bol bol kaydırağa bindi.
Eve gitmek için araba koltuğuna koyar koymaz,motorun çalışmasıylada uykuya daldı.
......
Ömerden birkaç inci :)
-Anne çok yoyuldum ,,,al-kendisini katediyor:)-
......
Adını soranlara seri bir şekilde,

-ömeğ yiğit memis
diyor:)

26 Mayıs 2009

Ömerçipim hasta:(

Bu sabah bir kalktık ki ömer hafif hafif inliyor.Eşimde bende çok şaşırdık,bu çocuk dün gece gayet sağlıklıydı ,bu ne inlemesi diye.
Hemen annelik içgüdüsü alnına baktım ,ateşlenmiş kuzucum :(
Onu o şekilde mecbur anneme bırakıp,işe gittim.Anneme bırakırkende teşhisim "kesin diştendir " şeklindeydi.
Ama ne yazıkki yanlış teşhismiş.
Öğlen annem aradı,ömerin ateşinin ibufen vermesine rağmen çok da fazla düşmediğini doktoruna götüreceğini söyledi.Bende bıraktım dersi,koşarak hastaneye gittim.
Oğluşum sabahtan,annem doktora getirinceye dek bayağı kötüleşmiş
Hastanede ömeri görünce şaşırdım,sabah keyifsiz ve ateşliydi ama aradan geçen bir kaç saatte ateş ve kusmanın sonucu oğlum solmuştu resmen:(
Doktorumuz faranjit olduğunu söyledi,antibiyotik verdi.
Hemen aldım ama istemeye istemeye tabii.
Az evvel ilaçlarını verdim,en önemli yardımcımız anne sütünüde verip yatırdım.
Ama arada kalktı ve yine kustu.
Bu gece uzun olacak,inşallah yavrum sabaha toparlanmış olur....

25 Mayıs 2009

Çiçeklerim açtı.

Babamızın yalovadan getirdiği karanfiller ,sakız sardunyalarım,dik sardunyalarım ,petunyalarım açınca balkonumuz pek bir şenlendi.
Açelyam henüz açmadı ama bölede güzel :)
Şimdiler de en büyük keyfimiz oğluşla beraber ,balkonda çiçeklerimizi sulamak ,balkonda kahvaltı yapmak,reçelli pankek yemek:)
Yaz geldi ,değmeyin artık keyfimize:)

Bu sene hıdrellezi kaçırdık ama seneye kaçırmıcam,hatta balkonuma dileklerim için bir de gül alayım.
Dileğimde hazır kocaman bahçesi olan bir ev,bütün bahçeye çiçek dikmek istiyorum.
Sevgili de domates ,biber eker :)

19 Mayıs 2009

O aslında ET:)

Ömerle geçende ona aldığım 101 hayvan kitabına bakıyoruz.
Bazı hayvanları tanıyor,tanımadıklarını da ben anlatıyorum.

Bu ne ömer,

...at

peki bu,

...fil

bunuda söyle bakalım,

...kağga

peki bu,

ET

Hayır oğlum o et değil,tavuk.

...HAyığğğ o et, et :)))

Oğlumun canlı bir tavuk resmine getirdiği yeni yorum:))))

17 Mayıs 2009

21 aylık ve 3 numara traşlıyız :)


21 aylık ,asker traşlı çok tarz bir adam ,ÖMER YİĞİT :)

15 Mayıs 2009

20 ay 4 haftalık bir ömerçip.

... Ömerin en sevdiği şey tornavida, daha sabah gözünü açar açmaz başlıyor istemeye vermezsek o kadar çok tekrar ediyor ki mecbur veriyoruz,düşünün tüm gün "nornavida ver" diyen bir çocuk,kabus gibi :)
Verdiğimiz anda masasının vidalarını yada vidası olan herşeyin vidasını çıkarmaya başlıyor.Ama Tornavidaya minnacık bir uc taktık,bu şekilde tehlikeleri birazcıcık bertaraf ettik.

...Kalem ve defter aşkımız da sınır tanımıyor.Tornavidayı bıraktığı anda kalem defterle çizim yapıyoruz.Yetmedi parkelere,duvarlara,kapılara ,masasına,hatta bacaklarına ,ellerine, olmadı babasının eline çiziyoruz da çiziyoruz.

...Bebi tv seyrediyoruz ama günde sadece 1 saat ,fazla kaçırmamaya çalışıyoruz.

...Markete yada mağazalara girdiysek yandık biz arkamızı döndüğümzde ömer yada katlı tişörtleri çekip hepsini yere atmıştır yada asılı kıyafetlerin içine girip onları sallıyordur.
Eşimle mağazalara dönüşümlü giriyoruz yada bizimle gelecek bir kurban seçiyoruz,genelde bu teyze oluyor:)Ama o gönüllü kurban...

...Her türlü cümleyi kuruyoruz.
Kalemini gösterip "anne ucu bitti,aç"

Hatta geçende tepside yemek yedim,bitince ömer yanıma geldi.
"anne bitti ,ver kaldirm" dedi.Ben öyle kaldım.Bu ne diyor diye:)
Tabii hemen verdim ,ama parça parça ,önce tabağı götürdü tezgaha koydu.Sonra tepsiyi verdim ,tepsinin üstündeki ekmek parçlarını yere bir güzel döktü.Eliyle tepsiyi iyice sildi.Sonra mutfağa götürdü.Ben de peşinden süpürdüm mecbur :)
Ama çok büyük bir keyifti.Oğluş tabağımı götürdü.

...Acayip sosyaliz.Ömer heryerde herkesle konuşuyor.Etrafta ne oluyorsa anlatıyor.Dinlemezlerse karşısındaki kişiyi ,dürtüp kendini dinletiyor.Yüzündede hep aynı gülüş.
Hatta dün minibüste bir hanım,ne kadar mutlu bir çocuk,sürekli gülüyor ve herkesle konuşuyor dedi.
Bu mutluluk verici birşeyde olsa bazen rahatsız da ediyor,mesela carrefuar da yemek yerken yan masadaki polat alemdar kılıklı bir tuhaf kişi, ona gülen ömeri öpünce pek de güzel olmuyor.Artık eşimde bende tetikteyiz.
"durun öpmeyin heyyyt çekilin ,modundayız :)"

...Anne sütüne devam ,bu gidişle askere gidince kesicem :)
Şaka bir yana önümüzdeki ay artık bu işe bir son vermeyi düşünüyorum.

...Büyük ,küçük kavramını kendiliğinden öğrendi.Benim ananemi ,büyüt anane diye çağırıyor .Etrafta gördüğü küçük kızlara ,küçük aba diyor.

...Msndeki gözkırpmalara bayılıyor.Düzenli onları seyrediyoruz.Vee tabii ingilizce şarkılarımız var.

...Dansa devam ,hala dans aşkımız devam ediyor.Sanırım bu çocuk clubber olacak.
Babasına da hiç çekmemiş,gayet güzel oynuyor :)

...Merdiveni trabzanlara tutmadan çıkıyoruz.Biraz zorlanıyoruz ama illa öyle çıkıyoruz.İnerken trabzanlardan tutunarak iniyoruz.Ama inmesine güvenemediğimden sürekli tetikteyim.

...İstediği olmuyorsa kıyameti koparıyoruz.Ağlıyoruz,olmadı kendimizi oradan oraya atıyoruz.Daha da olmadı eğer o an başka bir şeyle ilgileniyor ve ona bakmıyorsam,hemen ilgilendiğim şeyi fırlatıp atıyyoruz.Ama mutlaka dikkat çekiyoruz.

...İŞte böle 20 ay 4 haftalık bir ömerçip :)

Destan oldu yaaa:)

14 Mayıs 2009

Karışık....

Yazmayalı bayağı olmuş,ama o kadar yoğunum ki vakit bulupta yazamadım,birşeylerden kaytarıp kendime zaman yarattığımda da tercihimi oğluşumdan ve kitap okumaktan yana kullandım.
Aslında bu 10 gün de çok şeyler oldu.En samimi arkadaşım eşinden ayrılmaya karar verdi,bugün davayı açtı.Gerçekten çok üzüldüm çünkü 2 yaşında çok tatlı bir asudeleri var.Ama olmayınca olmuyor işte :(
Zorla gitmiyor,çocuk bile değiştiremiyor.
Neyse bu tür şeylerden bahsetmekten hoşlanmıyorum,hayat zaten yeterince sıkıntı dolu burayı da bu tür şeylerle doldurmak istemiyorum.
.....
Hafta sonumuz oldukça yoğun geçti,cumartesi beyzanın-kuzen çocuğu-doğumgününe gittik.Kuzenim semra bir mamalar hazırlamışki anlatmak için kelimeler pek bir yetersiz kalır.Abartılı yedim:)


Akşam ömeri ananesine ,sevgiliyi ise yalnız bırakıp okuldan kız arkadaşlarımla çok güzel canlı müzik yapan bir mekana gittik.Tüm kurtlarımı ve yüksek sesle şarkılara katılmaktan sesimi orada bıraktım.Ne kadar çok ihtiyacım varmış,bağırarak şarkı söylemeye ,kızlarla okul dışı muhabbet etmeye,kocaları çekiştirmeye :),pistte kurtlarımızı dökmeye.
Hatta ertesi gün eski okulumdan birkaç arkadaşımla görüştüm bir sonraki sefere onlarda gelmek istiyorlar.Bir ben değilmişim demmek ki ,çok sevindim.
Sevgili boşamasa beni ,bu gezmelerle:)


Ayda bir kızlarla bu tür etkinliklere devam etmeye karar verdik tabiii:)
.....

Pazar günüde güzel bir kahvaltı yapmaya arkadaşlarla dışarı çıktık.Çekmeköyde sevimli bir mekana gittik.
Ömer bol bol börek yedi.Yediği miktar hepimizi hayrete düşürdü:)Ben hatta vermek istemediğim zamanlarda anne böbek,annneeeeeeeeeee şeklinde beni rezilde etti.
Hamza ile ömer bol bol koştu oynadı.Bizde açık büfenin keyfini çıkardık.
Ama bir önceki günün yorgunluğunu hala atamadığımdan ,kahvaltı sonrası hediyeleşmek için ziyaratleri yaparken perişan oldum.Önce kayınvalide ,annem ,ananem ,teyzem derken sevgilide bende bittik.Ama ömerin maşallah vardı.Eve dönerken hala "anne park,anne fütfen-lütfen- "diyip durdu.
Ama bir daha tövbe bu kadar organizasyon peşpeşe olmuyor olsa da ben kaldıramıyorum.
.......
Bu arada ömerimde bana çok güzel bir etek ve siyah bir ayakkabı almış :)

5 Mayıs 2009

başlıksız...

Ömerde yaklaşık 1 aydır yeni bir davranış gelişti,ben eve gelince bana "anne git" diyor.Kapıyıda suratıma kapatıyor :(
Annem binbir rica ile ömeri ikna edip kapıyı açtırıyor.
İş yerinde arkadaşlarla konuştuk,bazılarının çocuklarıda annelerinin çalışması konusunda aynı tepkiyi vermişler.
Zamanla düzeliyormuş.Annenin tüm gün çalışmasına gösterilen doğal bir tepki olduğunu söylediler.
İçim bu konuşmayla bir nebze rahatladıysada ,hala suratıma örtülen kapıya alışamadım :(

Birde işin komik tarafı sadece 2,5 gün çalışıyorum ,ama oğluşum buna bile tepkili....

3 Mayıs 2009

Ömerin keyfi pek bir yerindeydi :)

Cumartesi babamızda şehir dışındaydı ,biz de bu sefer anane ,teyze ,ben, ömer ve yakın gelecekte eniştemiz olacak turgay hep beraber takılalım dedik ve cevahire gittik.
Ömer öğlen 3 akşam 9 bifiil koştu ,oynadı.
Bizde yemek yedik, alışveriş yaptık.
Cevahirde de yok yok,aslında geçen hafta da cevahirdeydik ama ömer tüm hafta o kadar çufçuf dedi ki gene oraya gittik.Böylece onunda gönlü oldu ,bizimde :)

Ömer teyzesi ve turgay abisiyle trene bindi :) Arabaya,gemiye bindi:)Pizza huttan aldığımız balon elinde aşağı yukarı koştu durdu.

Artık akşam üstü son durağımız kahve dünyası oldu,oğluş orada ilk dondurmasını yedi daha doğrusu tadına baktı.Ama pek sevmedi ,voğuk-soğuk- diyip durdu.
Bugün de babamız geldi,oğluşa izmirden tren seti almış ,tüm gün baba oğul klavuzdan baka baka trenin raylarını yerleştirdiler.Sonrada uzun bir süre trenle oynadılar :)

Sevgili anneyi de unutmamış ,yalovadan karanfiller almış,hemde neredeyse bir kasa :)))


İŞte böleeee :)

1 Mayıs 2009

Çİkolatalı sufle havasında çikolatalı kek:)


Eşim izmire gitti iş için, bizde her zaman ki gibi annemdeyiz :),evde de canım sıkılınca hadi dedim birşeyler yapayım,internette gezerken gözüme evcinin çikolatalı muffini ilişti ,baktım malzemelere kolay evde de hepsi var ,mutafağa girip 15 dakikada yaptım:)
Yenip bitmesi 5 dakika aldı ama:)
----
.2 su bardağı un
•2 çay kaşığı kabartma tozu
•1/2 çay kaşığı karbonat
•1/2 çay kaşığı tuz
•1/2 su bardağı şeker ( bana keki yaptıktan sonra bu şeker miktarı az geldi,bir sonraki sefere daha fazla koyucam)
•3 tepeleme yemek kaşığı kakao
•1 yumurta
•250 ml süt
•1 çay kaşığı vanilya(Keşke 2 kaşık koysaydım,karbonat tadı hafif hissediliyordu)
•1/3 su bardağı çiçek yağı
•1/2 su bardağı parçalanmış bitter çikolata (Ben ganaj çikolatam vardı onu kullandım,hemde bir bardak :)
•Üzerine serpiştirmek için yeteri kadar çikolata

Yapılışı:

Önce fırını 190 derece kadar ısıtıyoruz.
Unu ,kabartma tozunu ,vanilyayı,karbonatı,tuzu,kakaoyu bir kaba koyuyoruz ve iyice karıştırıyoruz.Şeker hariç tüm kuru malzeme karışıyor yani:)
Bir başka kaptada şekerle yumurta tel çırpıcı ile-yada mikserle-karıştırılıyor .İçine süt ve yağ ilave ediliyor.
En son tüm kuru malzemenin içine sıvı karışım katılıp iyice karıştırılıyor.
Kek karışımımızın içine önceden hazırladığımız yarım bardak parçalanmış bitter çikolatayı koyuyoruz ve küçük muffin kek kalıbımıza 3 de 2 ölçüde doldurmak suretiyle paylaştırıyoruz.
Benim muffin kek kalıbım silikon olduğundan yağlamadım.
Ama teflon yada başka bir tür kek kalıbı kullanırsanız kalıbınızı yağlayın mutlaka .
20-25 dakika sonra muhteşem kekiniz hazır,hemde çikolatalı sufle havasında:)

Bu süper tarif için evcini ne çok teşekkürler.
Not:Şiddetle tavsiye ediyorum,muhteşem bir lezzet....
Fotoğraf akşam çekildiği için muffinlerim kendini gösteremedi ama aslında görüntüde muhteşemdi belirteyim :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...